Kaya, mezar taşı kitabelerinin dönemin şairlerinin duygu ve düşüncelerini aktardıkları metinler olduğunu dile getirdi. Tekirdağ'ın manzum tarihinin belirlendiğini anlatan Kaya, "Tekirdağ'ın şairleri, yazarları ve kalem oynatanları aslında mezar taşlarına duygu ve düşüncelerini ifade etmişler. Kimi yakınlarına kimi de belki sipariş, istek talep üzerine bu manzum kitabeleri yazmışlar. Bu manzum kitabeler şu ana kadar tespit ettiğimiz mezarlardan yüzde 20'sini oluşturuyor. Herkesin anlayacağı biçimde söylemek gerekirse şiir formunda, aruz ölçüsüyle yazılmış, vezinli ve kafiyeli sözlerden oluşuyor ve birer metin var elimizde. Bu Tekirdağ'ın manzum tarihini oluşturuyor." diye konuştu. Kaya, araştırmalarda bu taşların incelenmesiyle daha önce kaynaklarda adı geçmeyen şairlere ulaşıldığını vurguladı. Kitabelerde şairlerin mahlaslarını kullandığına ve bu isimlerin araştırmalar açısından önemli bilgiler sunduğuna dikkati çeken Kaya, "Tekirdağ'ın kayıp şairleri ortaya çıkıyor. Şu ana kadar 100'ün üzerinde tespit ettiğimiz taşta 5 tane hiçbir kaynakta anılmayan şair tespit ettik. Şairlerin mahlasları var, şiirlerinde kullandıkları takma adlar var ve bu takma adlarla bize o vefat eden kişinin kitabesini oluşturarak, vezinli, kafiyeli sözlerle duygu ve düşüncelerini ifade ediyorlar. Edebi değer olarak baktığımızda İstanbul'da bir şairden o klasik edebiyatın büyük şairlerinden hiçbir farkının olmadığını gördük." ifadelerini kullandı.