Kırmızı kartı yedi 'Ağır abisi'yle birlikte maçını izledi!
Galatasaray’ın Kasımpaşa’yı 3-1 yendiği maçta Okan Buruk’la aynı tribünde görünen eski İçişleri Bakanı Mehmet Ağar, futbolun hafızasını bir kez daha yokladı
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Galatasaray’ın Kasımpaşa’yı 3-1 yendiği maçta Okan Buruk’la aynı tribünde görünen eski İçişleri Bakanı Mehmet Ağar, futbolun hafızasını bir kez daha yokladı
Sosyal medyada viral olan bu fotoğraf karesi sonrası taraftarlar arasında tansiyon yükseldi. Hakemler arasında emniyet kökenli onlarca isim olduğu, geçtiğimiz hafta ortaya çıkmıştı. Mehmet Ağar da, emniyet camiasında "Ağır abi" olarak biliniyor..
Galatasaray-Kasımpaşa maçının önemli detaylarından birisi de Okan Buruk'un kart cezası nedeniyle maçı tribünden izlemesi oldu. Buruk'un yanında Susurluk davası sanıklarından, 90’lı yıllarda işlenen faili meçhul cinayetlerle de ismi geçen ancak ciddi bir ceza almadan o süreci tamamlayan, eski bürokrat ve siyasetçi Mehmet Ağar'ın da olması dikkat çekti.
Mehmet Ağar'ın zaman zaman adı Galatasaray yönetim kurulu üyeliği ve başkan yardımcılığı için geçse de kendisi aktif olarak bu görevleri kabul etmemiş, desteğini dışarıdan ve Galatasaray kongre üyesi olarak sürdürüyor..
Eski İçişleri Bakanı ve Emniyet Genel Müdürü Mehmet Ağar ile Galatasaray arasındaki ilişki, Türk futbolu ve siyaset tarihinin en çok konuşulan, derin ve tartışmalı konularından biri olmaya devam ediyor. Mehmet Ağar'ın fanatik bir Galatasaray taraftarı, kulübün resmi kongre ve Divan Kurulu üyesi olması bu ilişkinin yasal zeminini oluştururken, kendisinin 1990'lı yıllardaki siyasi gücü ve dönemin aktörleriyle olan bağları futbol dünyasında "derin" bir etkinin sembolü haline gelmesine neden olmuştur.
Mehmet Ağar ile Galatasaray oyuncusu ve sonrasında teknik direktörü Fatih Terim arasındaki ilişki, sadece bir kulüp bağının ötesinde çok güçlü bir kişisel dostluğa dayanır. İddialara göre 1990 yılında Fatih Terim’in A Milli Takım’da Sepp Piontek’in yardımcılığına getirilmesinde ve Türk futbolunun yönetim kademelerinde yükselmesinde Ağar’ın bürokratik nüfuzunun etkisi büyüktü.
90'lar ve Galatasaray Dönemi: Fatih Terim’in 1996 yılında Galatasaray’ın başına geçmesiyle bu ilişki kulüp seviyesine taşındı. Mehmet Ağar'ın, dönemin İçişleri Bakanı veya aktif siyasetçisi olarak Galatasaray’ın transfer görüşmelerine katıldığı, Florya Metin Oktay Tesisleri'ndeki idmanları ziyaret ettiği ve kulüple iç içe olduğu bilinmektedir.
Muhalif taraftarlar ve futbol kamuoyu; Mehmet Ağar (Siyaset/Emniyet), Fatih Terim (Saha) ve eski TFF Başkanı Haluk Ulusoy (Federasyon) arasındaki bu yakınlığı 90'lı yılların sonundaki Galatasaray dominasyonunun arkasındaki "gizli güç odağı" olarak yorumlamış ve sıkça eleştirmiştir.
Mehmet Ağar ve Galatasaray ilişkisinin görsel olarak akıllara kazınan en somut örneği, Galatasaray'ın 1990'lı yıllardaki bir şampiyonluk posteridir. Bir siyasetçinin ve devlet görevlisinin, kulübün şampiyonluk kutlamalarına korumalarıyla birlikte dahil olması ve doğrudan resmi şampiyonluk posterinde futbolcularla yan yana poz vermesi Türk futbol tarihinde benzeri az görülen bir olaydır ve kulübün üzerindeki siyasi gölgenin bir kanıtı olarak yıllarca tartışılmıştır.
Türk futbolunda Hakem Dosyası kapsamında başlatılan operasyonlar ve Merkez Hakem Kurulu (MHK) Başkanı Ferhat Gündoğdu’nun tutuklanmasının ardından sıcak gelişmeler yaşanmış, eski hakem Erman Toroğlu, 'polis hakemler ve temsilciler' diye bir yazı kaleme almıştı. Yazının ardından İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi eski hakem Erman Toroğlu'nu aramış ve konuyla ilgileneceğini, gerekli tedbirlerin alınacağını belirtmişti.
Erman Toroğlu, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'ye hitaben yazdığı yazıda, şunları söylemişti:
"Sayın Bakanım. Bakınız; Türkiye’de futbol müsabakaları yapılıyor, liglerde toplam 50 polis arkadaş hakemlik görevi yapıyor. Bitmedi...…Temsilciler var polis arkadaşlar, 54’ü üst klasmanda 80’i protokolde oturanlar. Saha içi, saha dışı, koridor bu grup Süper Lig ve 1. Lig’de 150 kişi. (..) Şimdi Sayın Bakanım, bu arkadaşlar hem polislik görevi yapıyorlar hem de maçlara gidiyorlar. Bir şehirden diğer şehre giderseniz iki ya da üç gün seyahat planlaması olur. Yani bu arkadaşlar 2-3 gün bulundukları yerde yani esas mesleklerinde iş yapamıyorlar. Ve bu arkadaşlar spor alemiyle, seyirciyle, federasyonla basın mensuplarıyla zaman zaman karşı karşıya geliyorlar. Yıpranan kim? Polis teşkilatı olacak."
Şimdi soru şu: Emniyet camiasında en üst bürokratik makama kadar gelen, sonrasında İçişleri Bakanı sıfatı ile emniyetin siyasi açıdan da üst noktasında bulunan Mehmet Ağar, acaba bu makamlarda bulunması üzerinden, fanatik taraftarı olduğu Galatasaray lehine polis kökenli hakemler nezdinde bir girişimi oluyor muydu?
WhatsApp İhbar Hattı
+90 (553) 313 94 23