Pekin ve Moskova, Birleşmiş Milletler’de veto yetkisine sahip iki ülke olarak Pyongyang’a yönelik yaptırımların gevşetilmesi çağrılarını yineledi. Kim de olası dost ağını genişletiyor. Geçen sonbaharda ilk kez Çin’deki bir askeri geçit törenine katıldı; törende iki düzineden fazla yabancı lider de yer aldı. Mart ayında ise Belarus Devlet Başkanı Aleksandr Lukaşenko’yu Pyongyang’da ağırladı. İki ülke bir dostluk anlaşması imzaladı. Lukaşenko, “Birbirimize ihtiyacımız var” dedi. Kim’in nükleer programı şimdiye kadar askeri saldırılara veya onu iktidardan zorla indirme girişimlerine karşı caydırıcı oldu. Bu durum, Kim’in odağını ekonomiye kaydırmasına imkân sağladı. Ekonomideki ilerleme ise ABD ile nükleer anlaşma umudunu zayıflatıyor. Washington, Pyongyang’ın nükleer programını dondurması, durdurması ya da terk etmesi için sıklıkla yaptırım hafifletme ya da ekonomik teşvikler teklif etmişti. Güney Kore Merkez Bankası’nın istihbarat verilerini kullanarak yaptığı son tahmine göre Kuzey Kore ekonomisi 2024’te yüzde 3,7 büyüdü. Bu, sekiz yılın en hızlı büyüme oranıydı. Güney Koreli düşünce kuruluşları büyümenin sürdüğünü tahmin ediyor. Kuzey Kore ekonomisi, Kim’in yaklaşık 15 yıl önce iktidara gelmesinden bu yana en güçlü döneminde. Hatta bazı değerlendirmelere göre bu seviye, 1994’ten 2011’deki ölümüne kadar ülkeyi yöneten babası Kim Jong Il dönemindeki herhangi bir noktayı da aşmış olabilir. California Üniversitesi San Diego’dan, Kuzey Kore ekonomisi üzerine uzun yıllardır çalışan Stephan Haggard, “Bu kadar yoksul bir ülke için inanılmaz bir başarı” dedi. Haggard, Kim’in şans faktöründen de yararlandığını belirtti.