• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
13
Yeniakit Publisher
Karadan, havadan denizden kuşatma devri bitti! Türkiye Dijitalden işgal altında! Silahlarla değil ‘kod’larla vuruyorlar
Yücel Kaya Giriş Tarihi:

Karadan, havadan denizden kuşatma devri bitti! Türkiye Dijitalden işgal altında! Silahlarla değil ‘kod’larla vuruyorlar

Sabah Gazetesi yazarı Salih Tuna, Ekrem İmamoğlu’na yönelik yürütülen casusluk soruşturmasına ilişkin dikkat çekici bir yazı kaleme aldı. Tuna, artık klasik darbe yöntemlerinin tarihe karıştığını vurgulayarak vesayetin yeni yüzünü şöyle tarif etti: “Bugün karşımıza üniforma ile değil, yazılım ve algoritmalarla çıkıyorlar. Demokrasi ve hukukun üstünlüğü söylemiyle süslenmiş dijital bir yönlendirme mekanizması oluşturuluyor.

#1
Foto - Karadan, havadan denizden kuşatma devri bitti! Türkiye Dijitalden işgal altında! Silahlarla değil ‘kod’larla vuruyorlar

Senaryo değişse de, Türkiye’nin iradesini dışarıdan şekillendirme isteği hiç azalmadı.” Tuna, dijital çağın gölgeleri arasına gizlenmiş yeni stratejilere dikkat çekerek, dış güçlerin Türkiye üzerindeki hesaplarının geçmişten bugüne aynı kaldığını belirtti. İşte Tuna’nın o yazısı…

#2
Foto - Karadan, havadan denizden kuşatma devri bitti! Türkiye Dijitalden işgal altında! Silahlarla değil ‘kod’larla vuruyorlar

Mart 2019 yerel seçimleri öncesinde CHP'nin İBB adayı olarak Ekrem İmamoğlu'nun adı henüz açıklandığında çalışma arkadaşlarından CHP'li bir dostuma "dan" diye sormuştum: "Ekrem Bey vatana ihanet etmez değil mi?.." Bu nasıl soru, alt tarafı belediye başkanlığı seçimi demeyin.

#3
Foto - Karadan, havadan denizden kuşatma devri bitti! Türkiye Dijitalden işgal altında! Silahlarla değil ‘kod’larla vuruyorlar

Zira Beylikdüzü Belediye Başkanlığı'ndan itibaren Cumhurbaşkanı olmaya hazırlandığını (veya hazırladıklarını), İBB Başkanlığı'nın sadece bir vasıta veya basamak olduğunu biliyordum. Herkes de şunu biliyordu: Ekrem Bey'in 15 Temmuz'da çok sorunlu tweetleri vardı. Saygıdeğer eşi Dilek Hanımefendi de "Beyinsizler" demişti FETÖ işgaline direnenlere. Ayrıca ne hikmetse tüm müstevli başkentlerinin ve tüm terör örgütlerinin desteğini kazanmıştı.

#4
Foto - Karadan, havadan denizden kuşatma devri bitti! Türkiye Dijitalden işgal altında! Silahlarla değil ‘kod’larla vuruyorlar

Demem o ki, durduk yere öyle sersem sepet soru sormadım. Zaten İmamoğlu'nun çalışma arkadaşı da cevap olarak "Taç giyen baş akıllanır" dedi de (onca ısrarıma rağmen) başka bir şey demedi. Dürüst, sözüne güvenilir bir arkadaştı. Benim için belirleyici kıymet hükmün "vatana sadakat" olduğunu bildiği hâlde İmamoğlu'na kefil olmamıştı.

#5
Foto - Karadan, havadan denizden kuşatma devri bitti! Türkiye Dijitalden işgal altında! Silahlarla değil ‘kod’larla vuruyorlar

Hüseyin Gün'ün itiraflarını okuyunca bu anekdot aklıma geldi. Lakin üç bakanın fotoğrafı muhabbetinden bir şey anlamadım. Bakan fotoğraflarını servis etmek nasıl casusluk konusu olabilir? Araya karıştırılan "yabancılaştırma efekti" midir bu, yoksa "itibarsızlaştırma maymuncuğu" mu, bilemedim.

#6
Foto - Karadan, havadan denizden kuşatma devri bitti! Türkiye Dijitalden işgal altında! Silahlarla değil ‘kod’larla vuruyorlar

Benim bildiğim şudur: Dün NATO brifingleriyle akıl verenler, bugün "veri analizi" diye dolaşıyor. Yöntem daha ince, daha steril. Tank yok, kurşun yok; ama etiketi, algoritması, uygulaması var.

#7
Foto - Karadan, havadan denizden kuşatma devri bitti! Türkiye Dijitalden işgal altında! Silahlarla değil ‘kod’larla vuruyorlar

Hüseyin Gün denilen zatın itirafları, Türkiye'nin dijital kuşatılma biçiminin ibretlik bir örneği gibi. Adamın telefon rehberinde de yok yok: MI6 Başkanı Richard Moore'dan CIA mensuplarına, Mossad subaylarından eski İngiliz generallerine kadar bir dolu istihbaratçı. Bir hobi olarak istihbaratçı numarası biriktirmiyordur herhalde.

#8
Foto - Karadan, havadan denizden kuşatma devri bitti! Türkiye Dijitalden işgal altında! Silahlarla değil ‘kod’larla vuruyorlar

Devir değişti; "dış güçler" artık sınır geçmiyor, veritabanına giriyor. Bayrak taşımıyorlar, sunucu taşıyorlar. "İBB veritabanının dark web üzerinde yer alıp almadığına baktık (...) İstanbul Belediyesi veritabanı kopyalama riskini azaltmak için dijital ordumuzu aktive ettik..." diyen Hüseyin Gün gibiler de bunların piyonları olsa gerek.

#9
Foto - Karadan, havadan denizden kuşatma devri bitti! Türkiye Dijitalden işgal altında! Silahlarla değil ‘kod’larla vuruyorlar

İddialara bakılırsa "dijital politika hattı" şöyle çalışmış: CIA'da görev yapmış Aaron Barr rapor hazırlamış, Gün bu raporu Necati Özkan'a iletmiş, Özkan da İmamoğlu'na.

#10
Foto - Karadan, havadan denizden kuşatma devri bitti! Türkiye Dijitalden işgal altında! Silahlarla değil ‘kod’larla vuruyorlar

Şunu da hatırlayalım: Rand Corporation adlı Amerikan düşünce kuruluşu, 2019 öncesi bir raporunda yeni bir siyasi profil tarif etmiş, Erdoğan'ın karşısına "en uygun aday" olarak İmamoğlu'nu koymuştu. Sizin anlayacağınız mesele sadece "dijital analiz" değil; yabancı zihnin Türk seçmeninin zihninde laboratuvar kurmasıydı. Bir yanda veri madenciliğini "özgürlük" diye pazarlayan Batı aklı, öte yanda hâlâ afiş asıp kahvehane gezen yerli siyaset. Bir yanda seçmeni dijital mikroskopla inceleyen algı operatörleri ve "psikometri uzmanları"; öte yanda hâlâ saha anketiyle nabız yoklayan partiler...

#11
Foto - Karadan, havadan denizden kuşatma devri bitti! Türkiye Dijitalden işgal altında! Silahlarla değil ‘kod’larla vuruyorlar

Demem o ki eski dünyanın refleksleriyle çalışanların, seçmeni ekran arkasında kodlara bölen "veri casuslarına" karşı seçim kazanma ihtimalleri var mı? Yeni vesayet artık askeri değil, dijital. Kodla geliyor, algoritmayla yayılıyor, "demokrasi, hukukun üstünlüğü" kılıfıyla servis ediliyor.

#12
Foto - Karadan, havadan denizden kuşatma devri bitti! Türkiye Dijitalden işgal altında! Silahlarla değil ‘kod’larla vuruyorlar

Her şey değişti ama müstevlilerin Türkiye'yi yönlendirme arzusu hiç değişmedi.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Vatandaş,.

Seçmen akıllı oy kullanmasını bilmiyor. Bilmediği için sazan gibi davranıyor. Şu yüz yılda seçmen aynen renk körü olmuş fanatik taraftar misali hareket etmeye ve tatlı vaatlere kanmaya devam ediyor. Milli olarak oy kullanma becerisi yerine günlük, aylık kişisel menfaat rüyalarıyla oy kullanmaya devam ettikçe işte İmamoğlu ve diğer belediye başkanlarının akıbeti. Yahu adam pislik içinde bir dönem geçirmişken ikincide aynı kişiye oyunu kullanma basiretsizliğini gösterebiliyor. Seçmen eğitilmelidir. Seçmen oyunu hangi kriterlere göre tayin edeceğini bilmelidir.

Hayro

Eğer İmamoğlu hain çıkarsa ve ispatlanırsa İmamoğlu ve avanesi bir referandumla Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin kapısında asmalıyız! Yoksa bu gidişe dur diyemeyiz bu ülkede daha ne hainler var! O yabancı okullardan yetişen devşirmeler özel olarak takip edilmeli özel olarak da de Port edilmeli ! Sıkı bir temizlik şart!
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23