Eyüp Sultan Camisi avlusunda bulunan anıt ağaca ilişkin konuşan Asan, şunları kaydetti:"İstanbul'un fethi sırasında Fatih Sultan Mehmet şehri kuşattığında, tabii dışarıdan da Bizans'a yardım geliyor, dolayısıyla askerin de morali bozuk. Askerin moralini düzeltmek için Fatih'in aklına Eyyub El-Ensari'nin kabrinin bulunması gelir. Fatih hocası Akşemseddin'e der ki 'Git mezar yerini bul, oraya türbe yapalım.' Hocası mezarın yerini bulur. Fatih sorar 'Ne yaptın?' diye. 'Ayak ve baş ucuna iki tane çınar fidanı diktim.' der. Hocasının sezgilerinden emin olmak isteyen padişah, silahtarağayı yanına çağırarak, dikilen fidanların yerlerini değiştirmesini ve sökülen yere kendi yüzüğünün bırakılmasını emreder. 3-5 gün sonra Fatih der ki 'Çınarın bulunduğu yere beraber gidelim.' Padişahın işaretiyle herkes durur, Akşemseddin ilerlemeye devam eder. Padişah, Akşemseddin'den kabir yerini kendisine göstermesini ister. Akşemseddin ilk bulduğu yere gider ve çınar fidanlarının dikili olduğu yere bakmaksızın 'Kabrin yeri burasıdır.' der. İnancını pekiştirmek isteyen Padişah'ın, 'Emin misin hocam?' diye üstelemesi üzerine, Akşemseddin 'İşte burada, toprak içinde bir yüzük görüyorum, iki kulaç derinde de mezar taşı görüyorum.' der. Olay karşısında tüm şüphesi yok olan Padişah, fidanları gerçek yerine diktirmek ister. Ancak Akşemseddin, "Bırakın, yerinde kalsın. Orası da kutsal bir mahaldir. Eyyub El-Ensari orada gasledilmiştir. Bu ağacın böyle güzel bir hikayesi vardır. Bu ağaç 600 yaşın üzerindedir."