Yaptıkları araştırmada 2098'de en kötü iklim senaryosunda buğdayın su ihtiyacındaki artışı incelediklerini belirten Zaimoğlu, "Yetiştirdiğimiz tarım ürünlerini 2098 yılında bugünkü çeşit özellikleriyle ve yetiştirildikleri yerlerde yetiştirmemiz çok mümkün görünmüyor. Çünkü yalnızca buğday bile yaklaşık yüzde 20 daha fazla suya ihtiyaç duyuyor ama bu yüzde 20 su ihtiyacını karşılayacak yağış ne yazık ki görünmüyor." diye konuştu. Zaimoğlu, bitkinin su talebindeki yükselişin, gelecekte yaşanacak sıcaklık şoklarının buharlaşmayı artırmasından kaynaklanacağını kaydetti. Buğday tanelerinin dolum sürecinde sıcaklık şokuyla karşılaştığında verim kaybı yaşandığına işaret eden Zaimoğlu, "Eğer yüzde 20'lik bir su ihtiyacını karşılamazsanız bunun aşağı yukarı yüzde 30, 40'lara varan verim düşüşüne sebep olacağı açık." dedi. Zaimoğlu, iklim değişikliğinin ekim periyotlarını değiştirdiğini belirterek, "Tohumu toprakla buluşturmak için toprakta optimum bir sıcaklık bekliyoruz. Bu optimum sıcaklıklar iklim değişikliğinin meydana getirdiği sıcaklık dalgalanmaları sebebiyle üç haftaya yakın değişimler gösteriyor. Bazı senelerde daha erken, bazı senelerde daha geç olabiliyor." değerlendirmesinde bulundu. Tarımsal üretimde iklim değişikliğiyle mücadele için ulusal ve uluslararası düzeyde önlemlerin artırılması gerektiğini vurgulayan Zaimoğlu, bu yaklaşımı yerel ölçekte somutlaştırarak, erken uyarı sistemleri ve dijital tarım uygulamaları gibi uyum sürecine katkı sağlayacak kritik önlemlerin geliştirilmesi önerisinde bulundu. Zaimoğlu, tarımın iklim değişikliğine uyumu için sulamada kayıp ve kaçakların önlenmesi, topraktaki organik maddenin artırılarak toprağın su tutma kapasitesinin artırılması, tarım ürünlerinin daha kısa mesafelere taşınması ve bitki örtüsü ve iklime daha uyumlu bitki çeşitlerine doğru bitki deseninin değiştirilmesi gerektiğini kaydetti. Tarımsal üretimde ürün bazlı planlamanın önemine dikkati çeken Zaimoğlu, üretim yapılırken bölgedeki su miktarının dikkate alınarak plan yapılmasının sektöre faydalı olacağını söyledi.