Dünyada savaşın doğasının radikal bir biçimde değiştiğini vurgulayan Bayraktar, "Ukrayna'da gördüğümüz tablo bize şunu söylüyor. Modern harp, teknoloji ile endüstriyel üretim kapasitesinin toplamı olarak kendini gösteriyor. Son dönemde özellikle insansız platformlar ve dron kullanımı konvansiyonel harbin merkezine oturdu. Sahada drone kullanımının 127 kat artması, askeri doktrinlerinin artık otonom sistemler üzerine yeniden yazıldığının en somut kanıtıdır. Türkiye'de bu değişimin sadece şahidi değil en güçlü öncülerinden biridir. Dünya, Soğuk Savaş sonrası rafa kaldırdığı nükleer caydırıcılık tartışmalarını yeniden açtı. Küresel savunma harcamaları 2.9 trilyon dolarla tarihi bir zirveye ulaştı. Yıllık yüzde 8,1'lik büyüme oranı, dünyanın artık savunmayı bir "harcama" değil hayati bir "varoluş sigortası" olarak gördüğünü kanıtlıyor. Harcamaların yüzde 73'ü sadece 10 ülke tarafından yapılıyor. Ancak ülkemiz, yüzde 14'lük büyüme hızı ve stratejik derinliğiyle, oyun kurucu bir üretici olarak ağırlığını her geçen gün artırıyor. Avrupa savunma harcamalarındaki yüzde 116'lık artış, yaşlı kıtanın "stratejik özerklik" arayışının bir yansıması olarak karşımıza çıkıyor" diye konuştu.