• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
7
Yeniakit Publisher
Geceleri başlayan omuz ağrısına dikkat: Donuk omuz sessizce hayatı kilitliyor
Haber Merkezi Giriş Tarihi:

Geceleri başlayan omuz ağrısına dikkat: Donuk omuz sessizce hayatı kilitliyor

Geceleri omuzda hissedilen hafif bir ağrı zamanla kolu kaldırmayı zorlaştırıyorsa, bu durum hareket kısıtlılığına yol açan ve ilerleyici seyreden “donuk omuz”un ilk habercisi olabilir; tedavi edilmediğinde giyinme, araba kullanma ve yukarı uzanma gibi günlük işler bile ciddi şekilde zorlaşabiliyor. Acıbadem Kartal Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç. Dr. Gökşen Gökşenoğlu, bu nedenle donuk omuz sendromunda erken teşhis ve tedavinin son derece önemli olduğunu vurgulayarak, “Genellikle yavaş ilerleyen donuk omuz sendromu hayatı tehdit etmese de tedavisinde geç kalındığında iyileşme süreci oldukça uzarken, omuz hareketlerinde kalıcı kısıtlılık gelişebilmekte ve ağrı kronik hale gelebilmektedir” diyor. Doç. Dr. Gökşen Gökşenoğlu, erken dönemde tedavinin ise iyileşme süresini belirgin şekilde kısalttığını ve kalıcı sakatlık riskini de önlediğini belirterek, “Bu nedenle, 2–3 haftadan uzun süren omuz ağrısı ve hareket kısıtlılığı sorununda zaman kaybetmeden bir hekime başvurulması büyük önem taşımaktadır” diye konuşuyor.

#1
Foto - Geceleri başlayan omuz ağrısına dikkat: Donuk omuz sessizce hayatı kilitliyor

BU SORUN 30’LU YAŞLARDA GİDEREK ARTIYOR! Dünya genelinde nüfusun yaklaşık yüzde 2-5'ini etkileyen donuk omuz sendromu, ülkemizde de benzer oranlarda görülüyor. Son yıllarda, kısmen hareketsiz yaşam tarzının yaygınlaşması, diyabet ve tiroit bozukluklarının artması, yaralanmalar veya ameliyatlar sonrasında uzun süreli hareketsizlik nedeniyle donuk omuz sendromunda belirgin bir artış gözleniyor. Ayrıca, geçmişte 40 yaşın altındaki kişilerde nadir görülürken, günümüzde aynı risk faktörleri sebebiyle 30'lu yaşlarda da giderek daha sık ortaya çıkıyor. Bunun yanı sıra 40 yaş üstündeki kadınların bu sendroma yakalanma risklerinin erkeklere göre 2-4 kat daha fazla olduğu bildiriliyor. Özellikle menopoz döneminde meydana gelen hormonal değişimlerin ve kadınlarda otoimmün hastalıkların daha yüksek oranda görülmesinin bu tabloda etkisi olduğu düşünülüyor.

#2
Foto - Geceleri başlayan omuz ağrısına dikkat: Donuk omuz sessizce hayatı kilitliyor

OMZUN HAREKETSİZ KALMASI RİSKİ ARTIRIYOR: Donuk omuz sendromunun en sık idiopatik, yani sebebi belli olmayan tipi görülüyor. Yakın zamanda geçirilen omuz yaralanmaları veya ameliyatlar nedeniyle omzun uzun süreli hareketsiz kalması riski artırıyor. Diyabet hastalığında, yüksek kan şekeri sebebiyle dolaşım bozukluğu, kolajende değişim, inflamasyona yatkınlık ve hareket kısıtlılığı birleşerek, donuk omuz gelişimini kolaylaştırıyor. Bu nedenle, diyabet hastalarında risk, normal bireylere kıyasla 2 ila 4 kat yükseliyor. Tiroit bozuklukları (hipotiroidi ve hipertiroidi), parkinson hastalığı ve kardiyovasküler hastalıklar da donuk omuz gelişiminde etkili faktörler arasında yer alıyor.

#3
Foto - Geceleri başlayan omuz ağrısına dikkat: Donuk omuz sessizce hayatı kilitliyor

GECELERİ HİSSEDİLEN OMUZ AĞRISIYLA BAŞLIYOR! Omuz eklem kapsülünün iltihaplanması ve kalınlaşması zamanla skar dokusu oluşumuna ve bunun sonucunda hareketlerin kısıtlılığına yol açıyor. Donuk omuz çoğu zaman haftalar veya aylar içinde kademeli olarak ilerliyor. Hastalığın başlangıcında, özellikle geceleri hissedilen omuz ağrısı ön planda oluyor. Bu ağrılar genellikle uykuyu bozarak, kronik yorgunluğa ve duygusal dalgalanmalara sebep olabiliyor. Hastalık ilerledikçe eklem kapsülündeki sertlik artıyor ve hareket açıklığı belirgin şekilde azaldığı için kolu kaldırmak zorlaşıyor; giyinme, soyunma, yemek yeme ve saç tarama gibi rutin işleri yapmakta bile büyük güçlük çekiliyor.

#4
Foto - Geceleri başlayan omuz ağrısına dikkat: Donuk omuz sessizce hayatı kilitliyor

TAM İYİLEŞME BİR YILI BULABİLİYOR! Donuk omuz tedavisinin temel amacı; ağrıyı dindirmek ve hastanın günlük aktivitelerini rahat bir şekilde yapabilmesi için eklem kısıtlılığını önleyerek, omzun hareket kabiliyetini geri kazandırmak. İyileşme süresi ise hastanın genel durumu ve tedaviye ne zaman başlandığına bağlı olarak değişkenlik gösteriyor. Hastaların çoğu 3 ila 6 ay içinde günlük yaşamlarına geri dönebilirken, tam iyileşme süresi bazı durumlarda bir yıla kadar uzayabiliyor. Gökşenoğlu, erken tanı ve doğru tedaviyle hastaların genellikle omuz fonksiyonlarını tamamen veya büyük ölçüde geri kazanabildiklerini ifade ediyor.

#5
Foto - Geceleri başlayan omuz ağrısına dikkat: Donuk omuz sessizce hayatı kilitliyor

ilaçlar eşliğinde uygulanan fizik tedavi yöntemiyle başlanıyor. Doç. Dr. Gökşen Gökşenoğlu, “Germe ve güçlendirme egzersizleriyle omzun hareket kapasitesi artırılırken, antiinflamatuar ilaçlar ve eklem içine uygulanan kortikosteroid enjeksiyonları da ağrının kontrol altına alınmasına yardımcı olmaktadır. Daha ileri durumlarda, eklem kapsülünün sıvıyla genişletilmesini sağlayan hidrodilatasyon yöntemi uygulanabilmektedir” diyor. Gökşenoğlu, şiddetli veya diğer tedavilere yanıt vermeyen tablolarda ise cerrahi yöntemin gündeme geldiğini belirtiyor.

#6
Foto - Geceleri başlayan omuz ağrısına dikkat: Donuk omuz sessizce hayatı kilitliyor

BU YÖNTEM CERRAHİ İHTİYACINI AZALTIYOR! Son yıllarda, donuk omuz sendromunun tedavisinde öne çıkan ve umut vadeden yöntemlerden biri olan hidrodilatasyon, minimal invaziv bir işlem olarak dikkat çekiyor. Hidrodilatasyon yönteminde steril sıvı omuz eklemi içine enjekte ediliyor. Böylece omuz eklem kapsülünün kontrollü şekilde gerilmesi ve kapsülde oluşan yapışıklıkların azaltılması hedefleniyor. Gökşenoğlu, çoğunlukla görüntüleme rehberliğinde yapılan bu işlemin özellikle fizyoterapi ile birlikte uygulandığında, ağrının hızla azalmasını ve omuzlarda hareket artışını sağladığını belirterek, “Yöntemin başlıca faydası ise iyileşmeyi hızlandırırken, cerrahi müdahale ihtiyacını önemli ölçüde azaltmasıdır ” diyor.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23