• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
10
Yeniakit Publisher
'Dört Deniz Projesi' gündemde: Enerji, jeopolitik ve güvenlik dengeleri yeniden şekilleniyor
Haber Merkezi Giriş Tarihi:

'Dört Deniz Projesi' gündemde: Enerji, jeopolitik ve güvenlik dengeleri yeniden şekilleniyor

SEBAHATTİN AYAN/İSTANBUL ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları sürerken Türkiye Büyükelçisi ve Suriye Özel temsilcisi Tom Barrack, Esad döneminde ortaya atılan fakat sonra rafa kaldırılan ‘4 Deniz Projesi’ni gün yüzüne çıkardı.

#1
Foto - 'Dört Deniz Projesi' gündemde: Enerji, jeopolitik ve güvenlik dengeleri yeniden şekilleniyor

Siyonist saldırıların ardından, küresel petrol ticaretinin yaklaşık ila &,6’sının geçiş güzergâhı olan Hürmüz Boğazı’nı kapatma kartını devreye sokan İran’ın etkisizleştirilmesi ve bu süreç üzerinden İsrail gazını Türkiye ve Suriye üzerinden Avrupa pazarına taşınmasının önünün açılması hedefleniyor. Bu kapsamda araştırmacı yazar Nazlı Mumay, Türk Devletleri Teşkilatı KKTC Gençlik Teşkilatı için yaptığı değerlendirmede, son dönemde yeniden gündeme taşınan “Dört Deniz Projesi”nin bölgesel ve küresel etkilerini kapsamlı şekilde ele aldı.

#2
Foto - 'Dört Deniz Projesi' gündemde: Enerji, jeopolitik ve güvenlik dengeleri yeniden şekilleniyor

Mumay’a göre proje, ilk olarak Beşar Esed döneminde 2004-2009 yılları arasında; Hazar, Karadeniz, Akdeniz ve Basra Körfezi’ni Suriye üzerinden birbirine bağlayarak Şam’ı küresel bir enerji merkezi haline getirme vizyonuyla ortaya atıldı. Ancak Suriye iç savaşıyla birlikte rafa kaldırılan bu stratejik hamle, bugün farklı aktörler ve yeni dengelerle yeniden gündeme geliyor.

#3
Foto - 'Dört Deniz Projesi' gündemde: Enerji, jeopolitik ve güvenlik dengeleri yeniden şekilleniyor

ABD’nin Türkiye Büyükelçisi Tom Barrack tarafından Mart 2026’da yeniden dillendirilen proje, Mumay’a göre artık eski formundan uzak ve “İsrail’siz” bir denklem olmaktan çıkmış durumda. Günümüzde Doğu Akdeniz, Körfez ve Ortadoğu’da enerji arz güvenliği yeniden şekillenirken; İbrahim Anlaşmaları, Leviathan Gaz Sahası ve Hindistan-Ortadoğu-Avrupa Ekonomik Koridoru gibi girişimlerin bu dönüşümün temel yapı taşlarını oluşturduğunu vurguluyor.

#4
Foto - 'Dört Deniz Projesi' gündemde: Enerji, jeopolitik ve güvenlik dengeleri yeniden şekilleniyor

Mumay, Kızıldeniz’de Husilerin oluşturduğu tehdit ve Hürmüz Boğazı’ndaki kırılganlığın, mevcut deniz ticaret yollarını güvenlik açısından tartışmalı hale getirdiğini belirtiyor. Bu durumun, küresel sermayeyi yönlendiren BlackRock gibi dev varlık yönetim şirketlerinin yatırımlarını yeniden konumlandırması için zemin hazırladığını ifade ediyor. Geçmişte Irak petrolü ile Mısır ve Hazar havzası doğalgazının Suriye üzerinden Türkiye’ye ve oradan Avrupa’ya taşınmasının planlandığını hatırlatan Mumay, bugün aynı hedefin yeniden konuşulduğunu; ancak bunun için önce altyapı ve bölgesel jeopolitiğin yeniden inşa edilmesi gerektiğini belirtiyor.

#5
Foto - 'Dört Deniz Projesi' gündemde: Enerji, jeopolitik ve güvenlik dengeleri yeniden şekilleniyor

Değerlendirmeye göre, enerji taşımacılığında en istikrarlı rota olarak Türkiye-Suriye hattı yeniden öne çıkıyor. Ancak Suriye’nin iç savaş sonrası altyapısının büyük ölçüde tahrip olması ve bölgedeki güç dengelerinin değişmesi, projeyi daha karmaşık hale getiriyor. Mumay ayrıca, İstanbul Boğazı’nda planlanan NATO deniz unsuru konuşlandırması ile Güneydoğu’daki NATO karargâhı planlarının, enerji ve sermaye denkleminden bağımsız düşünülmemesi gerektiğini vurguluyor. Bu durumun, Türkiye’nin Montrö Boğazlar Sözleşmesi çerçevesinde Karadeniz’de sürdürdüğü denge politikasını zorlayabileceğine dikkat çekiliyor.

#6
Foto - 'Dört Deniz Projesi' gündemde: Enerji, jeopolitik ve güvenlik dengeleri yeniden şekilleniyor

Rusya-Ukrayna Savaşı sürecinde Türkiye’nin denge politikası izlediğini hatırlatan Mumay, İstanbul Boğazı girişine NATO unsuru yerleştirilmesinin Rusya ile doğrudan gerilim riskini artırabileceğini belirtiyor. Bu adımın yalnızca askeri değil, siyasi ve ekonomik sonuçlar da doğurabileceği ifade ediliyor.

#7
Foto - 'Dört Deniz Projesi' gündemde: Enerji, jeopolitik ve güvenlik dengeleri yeniden şekilleniyor

Mumay’a göre projenin en kritik boyutlarından biri de İsrail’in enerji stratejisi. Hürmüz Boğazı’nın dünya petrol ticaretindeki kritik rolü ve İran’ın buradaki etkisi düşünüldüğünde, alternatif enerji koridorlarının önemi artıyor. Doğu Akdeniz’de planlanan EastMed hattının rafa kalkmasıyla birlikte, İsrail gazının Avrupa’ya taşınmasında en ekonomik güzergâhın Türkiye olduğu belirtiliyor. Ancak bu noktada Suriye’nin hem coğrafi hem de siyasi bir engel oluşturduğu ifade ediliyor. Mumay, Suriye’nin uluslararası denetim altında bir enerji koridoruna dönüştürülmesi halinde, İsrail gazının Suriye üzerinden Türkiye’ye ve buradan Avrupa’ya taşınmasının mümkün olabileceğini belirtiyor.

#8
Foto - 'Dört Deniz Projesi' gündemde: Enerji, jeopolitik ve güvenlik dengeleri yeniden şekilleniyor

Nazlı Mumay’ın değerlendirmesine göre, “Dört Deniz Projesi” yalnızca bir enerji hattı değil; aynı zamanda bölgesel güç dengelerini, askeri stratejileri ve küresel sermaye akışlarını yeniden şekillendirecek çok katmanlı bir jeopolitik hamle niteliği taşıyor.

#9
Foto - 'Dört Deniz Projesi' gündemde: Enerji, jeopolitik ve güvenlik dengeleri yeniden şekilleniyor

Projenin geleceği ise, bölgedeki siyasi istikrar, altyapı yatırımları ve büyük güçler arasındaki rekabetin seyrine bağlı olarak şekillenecek.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

M B

Türk askeri yeter de artar bile. İstanbul boğazına yabancı unsurları yerleştirmeyi kabul etmek büyük bir hata olur!
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23