Taner Özdemir, belgelerle ilgili açıklamasında şunları paylaştı: "Bu belge, Erzurum'un tarihî ve stratejik önemini sadece sınır boylarıyla değil, yer altı zenginlikleriyle de ortaya koyuyor. O dönemde Türk mühendisler, bölgede petrol damarlarının Musul'a kadar uzandığını ve enerji potansiyelinin Trabzon'a yönlendirilme ihtimalini tartışmış. Balıklı köyündeki kuyunun Caferiye Camisi için vakfedilmiş olması, yer altı kaynaklarının sadece ekonomik değil aynı zamanda toplumsal ve kültürel bir bağlamda değerlendirildiğini gösteriyor. Ayrıca, Kahire Başkonsolosluğu'nun telgrafıyla hükümete iletilmiş olması, bu bilginin dönemin en üst yetkilileri tarafından da ciddiyetle takip edildiğini ortaya koyuyor. Belgeler, vakıf kayıtları ve saha bulgularını bir araya getirdiğimizde, Erzurum'un yalnızca bir serhat şehri olmadığını, aynı zamanda Anadolu'nun erken dönem enerji merkezlerinden biri olduğunu görüyoruz. Bu, Cumhuriyet'in ilk yıllarında bile stratejik enerji planlaması yapıldığının kanıtıdır."