Üretim ve kalite kontrol süreçlerindeki sorunlar nedeniyle bazı takviyelerde ağır metal, pestisit veya farklı maddelerle kontaminasyon riski bulunuyor. Prof. Dr. Aydın Türkmen, ürünün içeriğinin yanı sıra dozunun, kullanım süresinin ve kişinin sağlık durumunun birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Özellikle internet üzerinden satılan ve kaynağı belli olmayan ürünlerin hekim önerisi olmadan uzun süre kullanılması önemli sağlık riskleri taşıyor. Güvenilir üreticilerden temin edilen takviyeler de herkes için uygun olmayabiliyor. Zerdeçal Ve Kurkumin Takviyelerine Dikkat Eklem ağrıları ve iltihabi hastalıklar gibi farklı şikâyetlerde tercih edilen zerdeçal ve etken maddesi kurkumin de uzmanların uyarıda bulunduğu ürünler arasında yer alıyor. Antioksidan ve antiinflamatuvar özellikleriyle bilinen kurkuminin farklı kullanım amaçlarına yönelik bilimsel kanıtlarının ise her durumda yeterli olmadığı belirtiliyor. Türkmen, bazı ticari bitkisel ürünlerin ilaç etken maddeleriyle kontamine olabileceğine dikkat çekti. Özellikle nonsteroid antiinflamatuvar ilaçlar, böbreklerde kan akımının düzenlenmesinde görev alan prostaglandinlerin üretimini baskılayabiliyor. Bu durum; kronik böbrek hastaları, diyabetliler, hipertansiyon hastaları ve ileri yaştaki kişilerde akut böbrek hasarı riskini artırabiliyor. Yüksek doz kurkumin takviyeleri, oksalat taşı oluşumuna yatkın kişiler açısından da değerlendirilmesi gereken bir risk oluşturuyor. Organ nakli alıcılarında ise kullanılan ilaçlarla olası etkileşimlerin göz önünde bulundurulması gerekiyor. Bazı Bitkisel Maddeler Kalıcı Böbrek Hasarına Yol Açabiliyor Uzmanların dikkat çektiği maddeler arasında Aristolochia türlerinde bulunan aristoloşik asit de yer alıyor. Bu maddenin geri dönüşümsüz böbrek hasarı ve idrar yolu kanserleriyle ilişkili olduğu belirtiliyor. Yüksek doz yeşil çay ekstresinin bazı kişilerde karaciğer hasarına neden olabileceğine işaret eden Türkmen, zayıflama ürünlerinde bulunabilen ağır metallerin ve içeriğinde beyan edilmeyen ilaç etken maddelerinin de ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini kaydetti. Protein ve kreatin takviyelerinin kontrolsüz kullanımı da özellikle önceden böbrek hastalığı bulunan kişiler açısından dikkat gerektiriyor. Bu ürünlerin kullanımında böbrek fonksiyonları, beslenme düzeni, kullanılan ilaçlar ve takviye miktarının birlikte değerlendirilmesi öneriliyor. Yeşil Çay Ve Matcha Fazla Tüketildiğinde Risk Oluşturabilir Türk Böbrek Vakfı Diyetisyeni Gökçen Efe Aydın, bitki çaylarının tüketim miktarı ve sıklığının kişinin sağlık durumuna göre belirlenmesi gerektiğini söyledi. Kafein içeren yeşil çay ve matcha bazı kişilerde hafif idrar söktürücü etki gösterebiliyor. Aşırı tüketim ve yetersiz sıvı alımı bir araya geldiğinde özellikle hassas kişilerde vücudun sıvı dengesi olumsuz etkilenebiliyor. Kronik böbrek hastalarının bu içecekleri tüketirken miktarı sağlık durumlarına göre ayarlaması gerekiyor. Hibiskus Tansiyon İlaçlarıyla Etkileşebilir Tansiyon ve kilo kontrolü amacıyla tüketilen hibiskus, kan basıncını düşürücü etki gösterebilen bitkiler arasında bulunuyor. Gökçen Efe Aydın, tansiyon ilacı veya idrar söktürücü kullanan kişilerin hibiskus tüketmeden önce hekimlerine danışmaları gerektiğini belirtti. Meyan Kökü Tansiyonu Yükseltebilir Bitkisel ürünlerde dikkat edilmesi gereken bir diğer seçenek ise meyan kökü. Bu bitkinin tüketimi kan basıncının yükselmesine, kandaki potasyum seviyesinin düşmesine ve vücutta sıvı tutulmasına neden olabiliyor. Söz konusu etkiler özellikle hipertansiyon ve kronik böbrek hastaları açısından önem taşıyor.