Mevcut olimpiyat sisteminin bir kulüp sistemi olduğunu ancak demokratik bir sistem olmadığını söyleyen Bilal Erdoğan, bu sistemin sporları dengeli bir şekilde temsil etmediği gibi dünyayı da dengeli biçimde temsil etmediğinin altını çizdi. Birleşmiş Milletler sistemine yöneltilecek birçok eleştirinin farklı bir biçimde olimpiyat sisteminde de yer aldığını ifade eden Bilal Erdoğan, "Spor endüstrisi büyük ölçüde Batı kültürünün etkisi altında olduğu için kültürel açıdan da Batılı bir bakış açısının hakimiyeti söz konusudur. Günümüzde giderek daha az sayıda ülkenin Olimpiyat Oyunları'nı düzenleyebilecek durumda olması, organizasyonun ağırlıklı olarak Batı dünyasında ve Batılı ülkelerde kalacağı anlamına geliyor." diye konuştu. - "Etnospor hareketi spordaki çifte standartları eleştiriyor" Tarih boyunca olduğu gibi bugün de sporun siyasallaştırıldığını dile getiren Erdoğan, şunları kaydetti: "Güç sahibi olanlar spora ve Uluslararası Olimpiyat Komitesi'ne hakim oluyor, hangi kararların alınacağına onlar karar veriyor. Örneğin Rusya'nın yarışmalardan men edildiğini, Rus sporcuların uluslararası müsabakalara katılamadığını görüyoruz. Ancak aynı kişilere İsrailli sporcuların veya takımların neden men edilmediğini sorduğunuzda, net bir cevap alamıyorsunuz. Bu çifte standartlar da Etnospor hareketinin eleştirdiği konular arasında yer alıyor." Bilal Erdoğan, mevcut spor endüstrisini ve IOC sistemini eleştirmelerinin yanı sıra sporun kültürel boyutunu güçlendirerek spordan uzaklaşmış insanları yeniden sporla buluşturmayı hedeflediklerini kaydetti. Spor dallarındaki zenginliği korurken uluslararası düzeyde rekabet etmeyi sürdürmenin önemine değinen Erdoğan, "Bu nedenle 2027 yılında gerçekleştirilecek büyük bir dört yıllık organizasyonu, 'Etnosporlar 2027' etkinliğini ilan ediyoruz. Bu organizasyonun geleneksel sporların olimpiyatları olarak anılması muhtemeldir. Hazırlıklara gelecek yıl başlayacağız. Şu anda aday ülkelerle görüşmeler yürütüyoruz ve umuyoruz ki bu girişim yeni bir alternatif oluşturacaktır." şeklinde konuştu.