İngiltere'de yapılan bir epidemiyolojik araştırma menopoz döneminde rafine şeker, rafine undan yapılan besinler, beyaz makarna tüketiminin düzenli olmasına bağlı olarak daha hızlı kilo aldıklarını göstermektedir. Günde 3 porsiyonu geçmeyecek kadar tahıl tüketimine odaklanılması gerektiğini sağlık otoriteleri önemsemektedir. 1 porsiyon tahıl dediğimizde 1 ince dilim ekmek, 2 yemek kaşığı bulgur, sağlıklı pirinç, karabuğday veya kinoa gibi tahıllar anlamına geldiği düşünüldüğünde bu tahıl miktarının üzerine çıkılmaması konusunda hem fikir olduklarını açıklamaktadır. Taze sebzeler, taze ve kuru meyveler, baklagillerin de çok yüksek porsiyonlar halinde değil öğünde az miktarda yer alması gerektiğini unutmamak gerekir. 2 porsiyon sebze, 2 porsiyon taze meyveden her gün yemek menopoz döneminde yeterlidir. 1 porsiyon sebze 1 kase mevsime uygun farklı sebzelerden yapılan salata, 4-5 yemek kaşığı pişirilmiş sebze demektir. 1 porsiyon meyve ise 1 orta boy veya 1 avuç içi kadar taneli meyve anlamına gelir. Bu miktarlar vücut ağırlığında yağlanmayı önlemekte ve sebze, meyvelerden alınan antioksidanlar, diyet lifleri sayesinde menopozda görülen kalp hastalıkları ve diyabete karşı da koruyucu etki gösterebilmektedir. Menopoz döneminde düşük kalorili ve dengeli sağlıklı yağ içeren beslenme kilo artışını önlemekte, kemik sağlığını iyileştirmekte ve kas kütlesinin azalmasını önlemektedir. Menopozun kemik kütlesi üzerinde yarattığı tahribatı yüksek hayvansal protein alımı nasıl hızlandırıyorsa yüksek kafein tüketiminin de idrarla kalsiyum atımını hızlandırdığı da unutulmamalıdır. Kafein çay ve kahvede zengindir ve günde 300 mg kafeinden daha yüksek kafeinli içeceği düzenli içmenin kemik sağlığına olumsuz etki sağladığı gözden kaçmamalıdır. 1-2 fincan kahve ve 1-2 bardak çay menopoz sürecinde sınırlı kafein almayı sağlayarak osteoporoz açısından güvenli içim aralığı olarak değerlendirmek gerekmektedir. Kemik sağlığı için menopoz döneminde kadınlar 900-1000 mg günde kalsiyum içeren besin tüketimini sağlamalıdır. Süt, yoğurt, peynir, ayran, cacık, kefir gibi süt ürünlerinden günde 3 porsiyon olarak düzenli yeme alışkanlığı devam ettirilmelidir. Menopoz döneminde besin bilimi östrojenin azalmasıyla beraber bitkisel kaynaklı fitoöstrojenik etki gösterebilen besinlerin vücuttaki östrojene hormonuna benzer etki sağlayabileceğini göstermiştir. Keten tohumu, soya fasülyesi, baklagiller, maydanoz, elma, adaçayı bitkisel fitoöstrojenik etki sağlayabilmektedir. Yoğurda günde 1-2 tatlı kaşığı öğütülmüş keten tohumu karıştırarak yeme doğal östrojen desteği sağlayabildiği çalışmalarda irdelenmektedir. Sık yeşil mercimek, nohut, kuru fasülyenin de menopoz döneminde keten tohumu gibi doğal östrojenik etki sağlayabildiğini de vurgulamak önemli diyebilirim. Haftada 4-5 kere baklagilleri sıcak basması yaşayan menopoz dönemindeki kadınlar için bitkisel protein kaynağı olarak ta tercih edilmesine dikkat etmek gerekmektedir. Eğer besinlerle fitoöstrojen tercih edilemiyorsa soya flavonları içeren kalsiyum, D vitamini içeren iyi formüle edilmiş diyet desteklerinden de hekim kontrolünde önerilmektedir.