QR kodlu ve PVC kaplamalı menülerin geride kaldığını savunan Çalışkan, işletmelerin sosyal medyada sürekli içerik üretmekte zorlandığını ifade etti. Minyatür menülerin bu noktada işletmelere katkı sağladığını belirten Çalışkan, şöyle devam etti: “Benim sunduğum minyatürlü menüler işletmeler için canlı bir reklam. Türkiye’de bununla karşılaşan müşteriler, menülerin fotoğrafını veya videosunu çekip hemen sosyal medyada paylaşma içgüdüsü içerisinde oluyorlar. Benim için bir minyatürü sadece yapmak önemli değil, aynı zamanda onu gerçekçi hale getirmek de çok önemli. Ekmeğin gözeneklerinden yağın dokusuna kadar her şey benim için çok kıymetli. Detaylar ne kadar görünür olursa gerçekçilik de o kadar fazla oluyor. Bir zeytin kavanozunun içindeki her zeytin birbiriyle aynı değil. Kimisi daha büzük, kimisi daha iri, kimisinin sapı var, kimisinin sapı yok. Gerçek hayattaki kusurları minyatürlerime de aktarıyorum.” Minyatürlerin hazırlanma sürecini de anlatan Çalışkan, çalışmaların ilk aşamada oyun hamurunu andıran polimer killerden oluştuğunu söyledi. Killere gerekli alet ve tekniklerle şekil verdiğini belirten Çalışkan, “Detayları verdikten sonra fırınlıyorum. Sonrasında daha gerçekçi dokular verebilmek ve örneğin ekmeğin kızarmışlığını ayarlayabilmek için boyama aşamasından geçiriyorum. Ardından vernikleyip bunları menüde topluyorum” ifadelerini kullandı. Bilgisayar mühendisliği mesleğinin yanı sıra minyatür çalışmalarını da sürdürmek istediğini söyleyen Çalışkan, “Benim için hobi olarak başlayan bir şey şu an iş gibi evrildi. Ama iş olsun ya da olmasın benim her zaman minyatür yiyecek yapmak hobim olacak. İlerleyen süreçlerde bunun üzerinden ilerleyip belki bir atölye sahibi olmak istiyorum” dedi.