"İnsanı diğer varlıklardan ayıran en temel hasret, onun bir aidiyet bir mensubiyetle var olmasıdır" diyen Bakan Tekin, "Hepimizin ölü mensubiyetleri var ki, onları ne bir tarihe sığdırabiliriz ne de böylesi törenlere sığdırabiliriz. Çünkü onlar edinilen değil benlimize nakşolan mensubiyetlerdir. Benim gözümde imam hatipli olmak da ikinci türden yani benliğimize nakşolunan bir mensubiyettir. Elhamdülillah ben de bu mensubiyeti onurla taşıyan bir kardeşinizim. Zira imam hatipten mezun olmak, ömür sermayemizden bir güne yazılmış bir kayıttır, gelir geçer geçer fakat imam hatipli olarak ömrümüzün istikametine vurulmuş bir mühür misaldir. Bir kere vuruldu mu hayatımızın her safhasına sirayet eder. Mezuniyet bir müessesesinin kapısından dışarı adım atma şeklimiz, anımızdır. İmam hatipli olmak ise o kapının ardından, kuşandığımız bir duruş, o eşikten sonra bir daha hiç çıkarmamak üzere ömre yoldaş etmemizin adıdır. Öyle ki aradan kaç yıl geçerse geçsin, insan hangi makama gelirse gelsin o mühür onu kendi ölçüsünden şaşmamakla mükellef kılar. Bu şuurladır ki, milletimiz en ağır imtihanlarından geçerken bu neslin evlatları da ülkenin yeniden imarındaki yerini almaktan, o ortak hüküm altına omuz vermekten bir an geri durmadı, durmadık.