Türkiye’nin farklı kimlikleriyle ortak bir hayat kurduğunu ifade eden Bakan Çiftçi, "Üzerinde yaşadığımız kadim Anadolu topraklarını, asırlar boyunca verilen mücadelelerle, emekle ve fedakarlıkla vatan kıldık. Malazgirt’ten Çanakkale’ye, Milli Mücadele’den Cumhuriyetimizin kuruluşuna kadar tarihimizde bağımsızlık irademizin sarsılmaz izleri vardır. Türk’üyle, Kürt’üyle, Alevi’siyle, Sünni’siyle bu ülkenin bütün evlatlarıyla ortak bir hayat kurduk. Bir olduk, birlik olduk, kardeş olduk. Hamdolsun, ortak kaderine sahip çıkan aziz bir millet olduk. Tıpkı Ahmed Arif’in şiirinde söylediği gibi; ‘Kirveyiz, kardeşiz, kanla bağlıyız.’ Komşuluklarımız, akrabalıklarımız ve hatıralarımız birbirine bağlandı. Aynı toprağa emek verdik, aynı İstiklal Mücadelesi'nin yükünü taşıdık. Aynı ezanın sesinde aynı kıbleye, aynı bayrağın gölgesinde aynı istikbale yürüdük. Bugün bize düşen, devraldığımız mirası adaletle korumak ve gelecek nesillere en iyi şekilde teslim etmektir. Mehmet Akif’in şu mısraları, bize toplumsal bağlarımızın kıymetini hatırlatır: 'Girmeden tefrika bir millete, düşman giremez; Toplu vurdukça yürekler, onu top sindiremez.' Millet olma iradesi, işte bu müşterek hayata sahip çıkmaktır. Birbirimizin hakkını gözetmek, acısını paylaşmak ve geleceğine karşı sorumluluk duymaktır. İnancımızın bize öğrettiği kardeşlik ahlakı da bu sorumluluğu derinleştirir. Cenabıhak, Hucurat suresinde: 'Müminler ancak kardeştirler, öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin’ buyurmaktadır. Kardeşliği yaşatmak emek ister. Dinlemeyi, hakkı teslim etmeyi, incitilen gönlü onarmayı gerektirir. Birlikte yaşama irademiz, bu ahlaki sorumluluğun hayatımıza yansımasıyla güçlenir" dedi.