Arap ülkelerinden şaşırtan karar! Yazık, vallahi alayınıza yazık
İslam dünyasının kendi içindeki birlik ve ekonomik dayanışmayı kuramaması, bir defa daha Batı'nın kapılarında çözüm aramasına neden oldu.
İslam dünyasının kendi içindeki birlik ve ekonomik dayanışmayı kuramaması, bir defa daha Batı'nın kapılarında çözüm aramasına neden oldu.
Körfez ülkeleri, yine yönünü Batı’ya çevirerek, kendi zenginliklerini ve iş gücünü, insan haklarına aykırı koşullarda pazarlık malzemesi yapmaya hazırlanıyor. İngiltere ile Bahreyn, Kuveyt, Umman, Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nden oluşan Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) arasında 1,6 milyar sterlinlik bir serbest ticaret anlaşmasının imzalanacağı belirtildi.
İngiltere Başbakanı Keir Starmer liderliğindeki hükümet, bu anlaşmayı ABD, Hindistan ve AB ile yapılan ticaret hamlelerinden sonra dördüncü büyük adım olarak tanıtıyor. 2035 yılına kadar İngiltere-KİK ticaretine yılda 8,6 milyar sterlin katkı sağlaması beklenen anlaşmanın, Körfez ülkeleri için ekonomik bir “kurtuluş” değil, daha çok bir bağımlılık zincirinin yeni halkası olması dikkat çekiyor.
Anlaşmanın özellikle İngiltere’nin otomotiv ve finans sektörlerine fayda sağlayacağı belirtilirken, uzun vadede İngiltere ekonomisine katkısının GSYİH'nin yalnızca %0,1’inden az olacağı tahmin ediliyor. Buna rağmen, KİK ülkelerinin böyle sembolik bir katkıya bile razı olması, kendi aralarında bir ekonomik model geliştirememelerinin acı bir göstergesi olarak yorumlanıyor.
Ticaret Adaleti Hareketi Direktörü Tom Wills, anlaşmanın insan hakları ve çevresel değerlere hiçbir bağlayıcılık getirmediğini belirterek, “Bu, kısa vadeli çıkarlar uğruna yapılan karanlık bir pazarlıktır” ifadelerini kullandı. Wills ayrıca, anlaşmada kullanılan "ileri" dilin pratikte bir yaptırım gücü taşımadığını vurguladı. Kasım 2024’te yapılan bir anket, İngiliz halkının sadece yüzde 21’inin bu anlaşmayı desteklediğini ortaya koymuştu.
WhatsApp İhbar Hattı
+90 (553) 313 94 23