Bilim insanlarının "büyük yüzgeçli kalamar" olarak tanımladığı Magnapinna'nın kolları ve dokunaçları vücudundan neredeyse dik açıyla uzanabiliyor. Daha sonra keskin şekilde kıvrılan uzantılar, uzaktan bakıldığında dirseğe benzer bir görüntü oluşturuyor. Bu sıra dışı duruşun neden ortaya çıktığı ise henüz bilinmiyor. Araştırmacıların üzerinde durduğu ihtimallerden biri, uzun uzantıların derin denizde beslenmeye yardımcı olması. Kalamarın kollarını ve dokunaçlarını suya yayarak avını pasif şekilde yakalıyor olabileceği düşünülüyor. Ancak bilim insanları bu canlının tam olarak ne yediğini, avını nasıl yakaladığını ve nasıl ürediğini henüz bilmiyor. Magnapinna hakkında bilinenler oldukça sınırlı. Şimdiye kadar dünya genelinde 70'ten az bireyin gözlemlendiği veya toplandığı belirtiliyor. Canlıya Atlas, Pasifik ve Hint okyanuslarının farklı bölgelerinde rastlandı. Avustralya, Hawaii, Filipinler, Mikronezya ve Cook Adaları çevresinde de kayıtları bulunuyor. Üstelik bu canlı yalnızca 3 bin metre derinliklerde yaşamıyor. Daha önce 6 bin 212 metre derinlikte de Magnapinna gözlemlendi. Bu durum, türün okyanusların en ulaşılmaz bölgelerinde bile yaşayabildiğini gösteriyor.