Ünlü Nefrolog Dr. Hung Yung-hsiang tarafından incelenen vaka, televizyon programlarına konu olacak kadar ibret verici bir hal aldı. Doktorlar, hastanın tıbbi geçmişini derinlemesine incelediklerinde, adamın son zamanlarda sürekli yorgunluktan şikayet ettiğini öğrendi. Daha da ilginci, adamın tat alma duyusunda ciddi bir bozulma vardı; yediği yemeklerin asla yeterince tuzlu olmadığından yakınıyordu. Tüm bu belirtiler doktorların aklına tek bir korkunç ihtimali getirdi: Ağır metal zehirlenmesi. Yapılan kan testleri doktorların şüphelerini doğruladı; adam ciddi oranda kurşun zehirlenmesi yaşıyordu. Peki ama bir ofis çalışanı bu kadar yüksek dozda kurşuna nasıl maruz kalabilirdi? Dedektif gibi iz süren sağlık ekibi, sorunun kaynağını bulmakta gecikmedi. Adamın tam 20 yıldır, neredeyse her gün aynı termosu kullandığı ortaya çıktı. Termos incelendiğinde iç yüzeyinin ciddi şekilde hasar gördüğü, çizildiği ve paslandığı fark edildi. Adam her sabah bu paslı termosa asidik özelliği olan kahvesini koyuyor, kahve gün boyunca metal yüzeyle tepkimeye girerek paslı kısımdaki kurşunu çözüyor ve içeceğe karıştırıyordu. Yani adam, 20 yıl boyunca bilmeden her gün yavaş yavaş zehir içmişti. Kurşun zehirlenmesinin etkileri geri döndürülemez boyuttaydı. Kazadan sonraki süreçte adamın sağlığı hızla kötüye gitti. Beynindeki hasar nedeniyle demans (bunama) benzeri dejeneratif belirtiler göstermeye başladı. Yutkunma reflekslerini kontrol edemez hale geldiği için yediklerinin soluk borusuna kaçması sonucu aspirasyon pnömonisi (zatürre) geliştirdi. Ne yazık ki, trafik kazasından sadece bir yıl sonra hayatını kaybetti.