• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Nazif Tunç:

Nazif Tunç: "50 yıl Türk sinemasının tek destekçisi Türk milleti oldu"

Yönetmen Nazif Tunç: - "Sinemaya bir merakım vardı ama daha çok, büyük şehre gelip edebiyat dünyasına derin ve güçlü yumruklar atmaya çalışan taşralı bir heveskardım" - "Tarık Buğra, Mustafa Miyasoğlu, İstanbul'a geldiğim zamanlarda elimden tutan ilk hocalar oldu" - "Türk sineması, Yeşilçam'ı kastederek bunu söylüyorum, kendi sinemasını kendi halkıyla, kendi imkanlarıyla var etmiş bir sinemadır" - "Son zamanlarda sinemanın gittikçe bireyselleşen bir hale dönüştüğünü hatta 7. sanat olmaktan çıkıp, 8. sanata doğru gittiğini, heykel gibi, duvara asılan bir resim, bir hat levhası gibi soyutlaştığını düşünüyorum" - "Bostan'da, Gülistan'da, Mesnevi'de, Hafız Divanı'nda çok iyi biliriz ki şiir sadece şiir söylemek için değil, bir hakikati göstermek için de şiirdir. Bu yüzden bizim filmlerimiz de sadece film olsun diye değil, bir hakikati göstersin, bir hakikate, iyiliğe insanları yöneltsin arzusu içindeyim" - "Memleket meselesi gibi bazı şeylerle ilgili, Karınca'da (Neml Suresi), bize iletilmek istenen birtakım gizler farkettiğimden, Kur'an'daki 6 hayvanın yer aldığı 6 tane film yapmak istedim, ilki Karınca" - "Ömer Lütfü Mete'ye sorardık, 'Usta ya nereden öğrendin sen bunu?' Tabii yazarlık doğuştan bir iştir ama senaryo teknik bir mesele. O da diyordu ki, 'Ben senaryoyu Yusuf Suresi'nden öğrendim'. Hafızdı kendisi. Yusuf Suresi’nde bir senaristin örnek alması gereken her şey var" - "İşin aslı güzel bir hikaye anlatmaktır. Saati çalıştıran zemberektir, filmi çalıştıran da güzel bir hikayedir"

x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23