Tarihten “devlet-millet” öğütleri

09 Eylül 2014 Salı

Osmanlı Tarihi’nde “vasiyet” ve “öğüt”lerin çok önemli bir yeri var…

Bunların en meşhuru hiç kuşkusuz Şeyh Edebali’nin Osman Gazi’ye öğütleridir ki, kuruluşundan itibaren Osmanlı Devleti’ne istikamet veren prensiplerin temelini teşkil etmektedir…

Bu öğütlerin pek çoğu bugün için de geçerli ve gereklidir: Eski öğütler, gerekdevlet yöneticilerine, gerekse “kanaat önderleri”ne hâlâ yol göstermektedir…

“Ey oğul, artık beysin” diye başlıyor, Osmanlı Devleti’nin çekirdeğini Osman Gazi’nin varlığında devlete dönüştüren “manevi lider” Şeyh Edebali…

“Bundan sonra, öfke bize, uysallık sana…

“Güceniklik bize, gönül almak sana…

“Suçlamak bize, katlanmak sana…

“Acizlik bize, hoş görmek sana…

“Anlaşmazlıklar bize, adalet sana…

“Haksızlık bize, bağışlamak sana…

“Ey oğul, sabretmesini bil, vaktinden önce çiçek açmaz…

“Şunu da unutma; insanı yaşat ki, devlet yaşasın!.. 

“Ey oğul, işin ağır, işin çetin, gücün kula bağlı…

“Allah yardımcın olsun…

“Güçlüsün, kuvvetlisin, akıllısın, kelamlısın (iyi hatipsin anlamında), ama bunları nerede, nasıl kullanacağını bilmezsen, sabah rüzgârında savrulur gidersin… Öfken ve nefsin bir olup aklını yener.

“Daima sabırlı, sebatlı, iradene sahip olasın!..

“Dünya, senin gözlerinin gördüğü gibi değildir: Bütün bilinmeyenler, feth edilmeyenler, görünmeyenler, ancak sen faziletli ve ahlaklı olursan gün ışığına çıkacaktır. 

“Ey oğul! Ananı, atanı say! Bereket büyüklerle beraberdir…

“İnancını kaybedersen, yeşilken çöllere dönersin…

“Açık sözlü ol! Her sözü üstüne alma! Gördüğünü görme, bildiğini bilme, sevildiğin yere sık gidip gelme!..

“Ey oğul, üç kişiye acı: Cahil arasındaki alime, zenginken fakir düşene ve hatırlı iken itibarını kaybedene.”

Bu maya ile mayalanan Osman Gazi’nin de oğlu Orhan Gazi’ye şu mealde öğütleri var…

“Bak oğul, Allah’ın emirlerine aykırı işler işlemeyesin…

“Bilmediklerini ulemadan sorup öğrenesin… 

“Farklı inançlara mensup olanları hoş tutasın…

“Askerlerine in’am-u, ihsanı eksik etmeyesin kim, insan ihsanın kulcağızıdır…

“Zalim olmayasun… 

“Alemi adâletle şenlendiresin…

“İlim ehlini el üstünde tutasın...

“Askerlerine ve dünya malına gurur getirip doğru yoldan uzaklaşmayasın...

“Bizim mesleğimiz Allah yoludur, maksadımız İ’la-yı kelimetullahdır. Dâvamız kuru kavga ve cihangirlik dâvası değildir...

“Memleket işlerini noksansız gör, herkese ihsanda bulun.”

Bu tavsiyede çok açıkça görüldüğü üzere, Osmanlı Devleti’nin kuruluş amacı, dinine, imanına, ibadetine, siyasetine ve kıyafetine bakılmaksızın, “İnsanı yaşatmak”tır.

İnsanı tahrip olmuş devletleri yaşatmak, zaten mümkün değildir.