Evlilikten uzaklaştırma programları
Karşımdaki karısını yaralamaktan gelmişti. Anlattığı hikâyesi ilginçti: “Televizyon kanallarından birindeki evlilik programında eşimle tanıştırıldım ve gürültülü bir şekilde evlendik. Stüdyodakiler birbirimize yakıştığımızı ve evlenirsek mutlu olacağımızı söylediler. Biz de inandık ve evliliğe adım attık. Ancak mutluluğumuz kısa sürdü, devamlı tartışıyorduk. Her bakımdan birbirimize uymadığımızı anladığımızda geç olmuştu artık. Eşimi bir başka şehirden yaşadığım yere gelmesini sağlamıştım. Kimsesi de yoktu burada. Zaten ailelerimiz de uymuyordu, dünyaya bakışımız da. Sonra geçimsizlik ve kavgalar başladı. İkimiz de televizyonda birbirimizi yanlış tanıttığımızı, birçok yönümüzü gizlediğimizi yani beğendirmek için çarpıttığımızı iddia ederdik. Derken bir tartışmamız esnasında kendimden geçmişim ve maalesef eşimi yaraladım.”
Belki bu uç bir örnektir ama evlilik programlarıyla oluşan evliliklerin çok da uyum ve mutluluk getirmediği gördüğüm ve işittiğim vakalardan ayrıca medyaya yansıyanlardan bellidir.
Zaten bu programlar artık genelde “evliliğin olmadığı evlilik programları” haline gelmiştir. Birçoğunda maaşlı profesyoneller yer almakta; aday kadın birden fırlayarak dansöz gibi kıvırmakta, şarkı türkü söylemekte veya birbiriyle flört oyunu oynamaktalar. Artık bu programlar bir magazin, eğlence ve bir şamata halini almışlar. Bazı evlilik adayları kendini göstermek için veya tanınmak, meşhur olmak için gelmişler, kimileri ise sesini veya dansını pazarlamaktalar. Birçoğu oyuncu ajanslarından oraya çağrılmışlar.
Diyanet İşleri Başkanlığı da dayanamayarak geçen haftaki hutbeyi haklı olarak bu konuya ayırdı ve şunlar okundu:
“Aile kurumunun günümüzde nice tehlikelere maruz kaldığı bir gerçektir. Özellikle bazı yayınlarda aile mahremiyetinin çiğnenmesi ve nikâhsız birlikteliklerin adeta özendirilmesi, aile anlayışı ve yaşantımızda büyük tahriplere yol açmaktadır. Evlendirme adı altında yapılan kimi programlarda ise aileye yönelik değerlerin istismar edilmesi ve ayaklar altına alınmasıyla aile müessesesi itibarsızlaştırılmaktadır.”
Önceleri belki gerçekten bekârları evlendirme niyetiyle çıkıldı. Ancak şimdi neredeyse her kanalda olan yayınlarda amaç şova ve reytinge yöneldi. Üstelik kadın ve erkeğin seviyesizlik ve kalitesizlik adına ne varsa koydukları diyaloglarla seyreden ucuz programlar yayınlanıyor. Ciddi bir kurum olması gereken, yakın zamanlara kadar da toplumda böyle algılanan evlilik kurumu ayaklar altına alınıyor, evliliğin mahremiyetleri ihlâl ediliyor. Her şey, sadece stüdyodaki seyirciler bir yana milyonlarca kişinin önünde cereyan ediyor. Reyting için her değer feda edilebiliyor.
Günümüzde evlilik programları evlendirmeden de vazgeçmiştir. Programcılardan Esra Erol, birkaç gün önce Twitter hesabında şunları yazdı:
“Programların Meclis Komisyonu’nda ve Cuma hutbesinde konuşuluyor olması 2 yıllık çığlığımın farkına varılması demek… Artık pes etmiştim. Bu haberlerle anılıyor olmak ağırıma gidiyor! 2007 yılından beri yaptığım yayının geldiği nokta. Yoruldum ve bıktım! Evliliğin olmadığı evlilik programları…”
Kısacası bu programlar oyunculuk üzerine kurulmaya başlanmıştır ve evlendirme değil evlilikten soğutma ve aileyi küçültme görevi görür hale gelmişlerdir. İzleyenler evlilik kurumundan vazgeçer duruma doğru fikir değiştirmektedir. Bir kültürsüzleştirme ve önemli toplum değerleriyle eğlence halini almıştır. Sivil ve resmi toplum kurum ve kuruluşlarını vazifeye davet ediyoruz.