Acılarımızı çok çabuk unutup, meydanı tekrar FETÖ’ye kaptırmayalım 

28 Aralık 2016 Çarşamba

İçinde bulunduğumuz şu ateş çemberi ve olağanüstü hal ortamında, yılbaşını kutlama hazırlıkları içerisinde olanlara bir mesajım var. 

Bir hafta içinde arka arkaya yapılan İstanbul’daki patlamalar, Suriye’den gelen şehit askerlerimizin haberleri ve hemen hemen her gün, yeni acılar!..  

Yeni gündemler artık insanlar bağışıklık kazanarak, şehit cenazelerini bayrak merasimi gibi, neredeyse göz ucuyla takip edip, üç gün içerisinde unutabiliyorlar.

Tıpkı yanındaki yavrusu kesilirken, kendisi bir taraftan otlamaya devam eden mahlukat gibi olmayalım!..  

Yine bugüne benzer, 100 yıl önce yaşamış olduğumuz felaket dolu günlerimizde, büyük şairimiz Mehmet Akif Ersoy’un şu dizelerini aynı gaflet içerisindeki, o günün insanlarına bir uyarı olarak söylendiği gibi, bizim de içimizi titretir ve gerilimimizi muhafaza etmemize vesile olur diye, önce kendime, sonra da size faydalı olur düşüncesi  ile yazmak istedim. 

Ya Rab böyle mi olacaktı benim Cennet Yurdum, 

Baktım da etrafıma yalnızım, ağladım durdum,

Bir Mana veremedim, şu miladi yılbaşına,

Şaştım da kaldım, Müslümanların vah telaşına,

Çevirdim başımı nereye ettimse bir nazar,

Gördüm ki Noel için hazır yer yer, çarşı pazar,

Haykırmak gelmişti içimden seslendim Millete,

Heyhat duyuramadım, ne Ahmet’e, Mehmet’e,

Ey Alem-i İslam’ın baş tacı, büyük Türkiye,

Mukaddesatı unuttun Avrupa diye diye,

Yurdumu işgal eylemiş şu garbın safsatası,

Kiminin maymunu var, kiminin Noel babası,

Anladım zaman geçmekte bugün, dünden de beter.

Kim bilir,  yarın ne hale düşecek bu şaşkın beşer.

Kulaklar tıkanmış, gözlere çekilmiş perde, 

Nankör adam fazilet arıyor geçmişe gider de.

İslam’dır bu vatanın dini, kitabı Kur’an’ı Kerim’dir.

Müslümanın Bayramı Ramazan ve Kurbandır.

Kalamaz bu böyle Fatih’in, Yavuz’un diyarı,

Noel kutlama da geçerek Hıristiyanları. 

Maziyi düşündüm de, hayran oldum istiklale,

Ecdadıma söz verdim, varmak için istikbale.

Çanakkale’de şehitlerim kefensiz yatıyor!..

Sakarya’nın rengi hâlâ kıpkızıl kan akıyor!..

Şehitlik, Gazilik şerefidir Müslümanların.

Düşmanlara alkış tutmak, işidir alçakların.

Şu alçakça yaşayanların aklına yanayım.

Gel ölüm gel, neredesin, kanımla yıkanayım!

İstemem bu hayatı, Sultan etseler cihanda.

Ölürüm şerefimle, yatarım toprak altında.

Ya Rab hidayet ver, kurtulsun bu milletimiz.

Suriye de, Irak’ta olanların bizim ülkemizde olmayacağından o kadar emin olmak ve 15 Temmuz hiç olmamış gibi davranmak, tam bir gaflet ve rehavete düşmek değil midir?

15 Temmuz büyük felaket gününün arkasından, günlerce meydanlarda nöbet tutmaya devam eden milletimizin, gerilimini düşürmeden, aynı heyecanı ve aynı gayretliliği;  

Uzun kış gecelerinde, belediyelerin sosyal tesislerinde, üniversitelerin konferans salonlarında, her hafta sonlarında, aynı tehlikenin devam etmekte olduğunu düşünerek, milli heyecanı ve gelebilecek darbeleri göğüsleyecek, konuşmalar, görüşmeler ve dayanışma grupları meydana getirmek lazımdır. 

Ayrıca üniversitelerimizde, Fetö ile ilgili araştırma ve uzmanlaşma kadroları, kürsüleri, ihtisas sahibi akademisyenler yetiştirmek, mücadele cepheleri oluşturmak, mecburiyetindeyiz. 

Fetö’nün 180 ülkede yapılanmış olduğunu, dış ülkelerdeki lobi faaliyetlerine karşı, Maarif Vakfı’nın oralara eleman gönderme ve onlara karşı mücadele vermesi, Türkiye devletinin okullarını ve üniversitelerini açması gerektiğini düşünecek olursak, binlerce, on binlerce elemanın çok kısa zamanda hazırlanması gerekmektedir. 

Dışişleri, Yök, Milli Eğitim Bakanlığı, Fetö bağlantılı üniversiteler ile şu anda devam etmekte olan ve 2023 yılına kadar devam edecek olan, Bologno, Erasmus, Mevlana, gibi projeler ile bilerek veya bilmeyerek, Fetö üniversiteleri ile ilişkilerini devam ettirmektedir. 

Bu projeler ile milyonlarca TL, Fetö üniversitelerine hâlâ akmaya devam ederken, Fetö’nün kripto öğretim üyesi elemanları, sessiz sedasız yapılanmalarına devam ediyorlar. 

ÖNÜMÜZDEKİ GÜNLERDE, BU ÇALIŞMALARIMIZI DERİNLEŞTİREREK, İLGİLİLERE SUNACAĞIZ.

 

Günün Özeti

YORUM YAZ