Yurdumu işgal eylemiş, şu garbın safsatası,Kiminin maymunu var, kiminin “Noel babası!”

30 Aralık 2016 Cuma

Her yeni miladi yıla geçişte, kimilerimizin şirazesi kayar.

Yahudi’sini, Hristiyan’ını, Ermeni’sini, ateşe tapanını anlarım da, şu “Müslümanım” diyen taklitçilere ne demeli!

Nedendir bilinmez! Ülkemizde ve İslam ülkelerinde bir kısım zavallılar, yeni bir yıla geçerken, geçen yılın muhasebesini, gelen yılın da değerlendirmesini yapmak yerine, illa da “azgınlık ve süflilik” yapacağız diye tutturur.

Yapılan onca ikaza kulak tıkayan bu laftan anlamaz takımına, bu defa Merhum Akif’in bir şiiri ile seslenmek istiyorum. 

Belki O’nu dinlerler.

İşte o şiir:

Ya Rab! Böyle mi olacaktı, benim cennet yurdum?

Baktım da etrafıma yalnızım, ağladım durdum.

Bir mânâ veremedim, şu Milâdî yılbaşına!

Şaştım da kaldım, Müslümanların vah telaşına!

Çevirdim başımı, nereye ettimse bir nazar.

Gördüm ki, Noel için hazır, yer-yer çarşı-pazar.

Haykırmak gelmişti içimden, seslendim millete.

Heyhat! Duyuramadım, ne Âhmed’e ne Mehmed’e.

Ey Âlem-i İslâm’ın baş tacı, büyük Türkiye!

Mukaddesatı unuttun, Avrupa diye diye!

YURDUMU İŞGAL EYLEMİŞ, ŞU GARBIN SAFSATASI, 

KİMİNİN MAYMUNU VAR, KİMİNİN “NOEL BABASI!”

Anladım, zaman geçmekte bugün dünden de beter.

Kim bilir? Yarın ne hâle düşecek bu şaşkın beşer.

Kulaklar tıkanmış, gözlere çekilmiş perde.

Nankör adam, fazilet arıyor geçmiş giderde.

İslâm’dır bu vatanın dini, kitabı Kur’an-ı Kerim’dir.

Müslümanın bayramı, Ramazan ve Kurban’dır.

Kalamaz bu böyle Fatih’in, Yavuz’un diyarı, 

Noel kutlamada, geçerek Hristiyanları.

Maziyi düşündüm de, hayran oldum istiklâle 

Ecdadıma söz verdim, varmak için istikbâle, 

Çanakkale’de şehidlerim kefensiz yatıyor!..

Sakarya’nın rengi, hâlâ kıpkızıl kan akıyor!..

Şehidlik, gazilik şerefidir Müslümanların.

Düşmanlara alkış tutmak, işidir alçakların.

Şu alçakça yaşayanların aklına yanayım.

Gel ölüm gel, neredesin? Kanımla yıkanayım!

İstemem bu hayatı, Sultan etseler cihanda.

Ölürüm, şerefimle yatarım, toprak altında.

Ve ben de diyorum ki;

Mekânın cennet, ruhun şad olsun, ey büyük üstad!

Hak Sözü’ne uymayana, ‘sevdikleri’ olsun musallat.