THY- Euroleague

FETÖ ve Arnavutluk İslam Birliği (2)

03 Ocak 2018 Çarşamba

FETÖ’nün Arnavutluk İslam Birliği’ndeki icraatlarını anlatmaya, hali hazırdaki başkan Skender Bruçaj ile devam edelim. Bruçaj’ın geçmişi, kurumla doğrudan ilişkisinin başlangıcı ve sonrasındaki icraatları oldukça dikkat çekicidir.

Bruçaj’ın FETÖ geçmişi 1990’lı yıllara dayanır. 1992’de İstanbul’da Beykoz İmam Hatip Lisesi’nde eğitim görür. 1996 yılında, Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji bölümüne kayıt yaptırır. Bu yıllar boyunca, FETÖ’den de eğitim alır. 

FETÖ’nün kurşun askerlerinden biri haline gelen Bruçaj, 2008 yılında, bu terör örgütünün kontrolündeki Epoka Üniversitesi’nin kariyer planlama merkezinde yönetici yapıldı. Aynı yıl, AİB bünyesinde kurulması planlanan, Bedr Üniversitesi’nin kuruluş komisyonuna başkanlık yaptı. Tamamen FETÖ kontrolü altındaki bu üniversitede, pedagog olarak derslere girdi. 

Bruçaj, 2011 yılında yüksek lisansını tamamlayarak, doktoraya başladı. Doktora eğitimi esnasında, 2011-2013 yılları arasında, Bedr Üniversitesi’nde Sosyal Psikoloji ve İslam Psikolojisi derslerine girdi. Öylesine hızlı bir FETÖ militanı idi ki, hukuk bölüm başkanlığı, insan bilimleri fakültesi dekan yardımcılığı ve uzaktan eğitim ve sürekli eğitim merkezi müdürlüğü vazifeleri de kendisine verilmişti.

FETÖ tarafından kendisine verilen tüm talimatları sorgusuz ve eksiksiz yerine getiren Bruçaj’ın bir sonraki görev yeri, Arnavutluk İslam Birliği-AİB oldu. Bruçaj, AİB başkanlık kurulu tarafından, 2013 yılında başkan yardımcısı olarak atandı. Ertesi yıl, genel kurulda başkan adayı gösterilerek, dört yıllığına AİB’nin başına geçti. Bu hızlı yükselişin en önemli sebebi, FETÖ’nün AİB’deki etkinliği ve Bruçaj’ın bu terör örgütüne kayıtsız şartsız bağlılığıdır.

Bruçaj, hak etmediği halde kendisine her türlü imkânı sunan, FETÖ’ye olan diyet borcunu AİB’de ödemeye devam etti. Selim Muça döneminde başlatılan FETÖ militanı olmayanları AİB’den uzaklaştırma görevini,  Skender Bruçaj da büyük bir titizlikle devam ettirdi. Librazhd şehri müftülüğünde yaşananlar, bunlardan sadece bir tanesidir. 

AİB genel kurul üyelerini kendi militanlarından oluşturmak isteyen Bruçaj, Taulant Bici’yi müftü olarak atadı. Bici de, tehdit yoluyla, Librazhd Müftülüğü Genel Sekreteri Xhevahir Bahiti’yi kuruldaki görevinden uzaklaştırmak istedi. Bahiti, bu talebi, kurul ile müftülükteki görevini birlikte bırakmak şartıyla kabul etti. Bu sefer, Bici bu talebi kabul etmedi. 

Librazhd Müftüsü Taulant Bici, bölge cemaatini toplayıp, bir başka FETÖ militanını atamak niyetindedir. Fakat bölge cemaati, bu oyunu bozup, istifa eden Xhevahir Bahiti’nin yerine Fatmir Hoxha isimli bir öğretmeni seçti. 

İstediğini almayan AİB başkanı Bruçaj ve Librazhd müftüsü Bici, bu sefer de Fatmir Hoxha’yı tehdit etmeye başladılar. Xhevahir Bahiti hakkında da “müftülükteki görevi esnasında yolsuzluk yaptığı” iddiasıyla, suç duyurusunda bulundular. Ancak Bahiti mahkeme tarafından suçsuz bulundu. Hoxha da baskılara aldırmaksızın görevini devam ettiriyor.

Şair Furkan Çalışkan ne güzel söylüyor: “Dürüst insanlar, manzarayı kapatan ağaçlar gibidir. Onları kimse istemez.”

Gelelim, FETÖ militanı Bruçaj başkanlığındaki Arnavutluk İslam Birliği’nin yolsuzluklarına…

Dıraç (Durres) şehrindeki Fatih Camii’nin restorasyon işleri için Türkiye ve üç Arap ülkesinden parasal yardım alındı. Ancak alınan yardımların sadece bir kısmı restorasyon işlerinde kullanıldı. Geri kalanı AİB üst düzey yöneticilerinin ceplerine gitti. Mesela, Türkiye’nin kardeş Dıraç halkına hediye ettiği, caminin iç ahşapları için üç Arap elçiliğinden 35 bin Euro toplanmıştı. 

Bir başka örnek de Kruja şehrinden… Murat Bey (Çarşı) Camii restorasyon işleri esnasında, restorasyon yapan firmanın, 6 bin Euroluk alacağı aylarca ödenmedi. AİB Sekreteri’nin görüşmelerden köşe bucak kaçtığı bu süreçte ödenmeyen paranın nerede kullanıldığı, büyük bir soru işaretidir.

Son ve en alıcı örneğimiz Arnavutluk’un başkenti Tiran’a bağlı Peza kasabasından... Bir Arap ülkesi, 270 yıllık Peza Camii’nin restorasyonu için AİB’ye 900 bin Euro tahsis eder. AİB, bu rakamın üçte biri restorasyona ve aslan payını da kendine, daha doğrusu FETÖ’ye ayırır. 

Rezalet bunla sınırlı kalsa razıyız. Devamı daha vahim. Aslı taş yapılı olan Peza Cami’nin gövdesi, kırmızı tuğla ile yükseltilir. Kültür mirası niteliğindeki bu caminin restorasyonu için Tiran Belediyesi ya da başka bir kurumdan de izin alınmaz. Peza Camii, Tiran müftülüğü görev alanında yer almasına rağmen, müftülüğün bu restorasyondan haberi bile yoktur. Restorasyon kararı, AİB başkanı Skender Bruçaj ve AİB sözcüsüYlli Cikalleshi tarafından alınmıştır.

Bu rezalet ve vurgun, bölgeden bir sakinin şikâyeti üzerine, Arnavutluk Ulusal Bölge Savunma Müfettişliği tarafından incelemeye alınır. Teftiş neticesinde, yapılan tüm işlemlerin kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle, çalışma durdurulur.

Özetle: FETÖ için Türkiye ya da Arnavutluk fark etmiyor. Çark hep, yolsuzluk ve yetki gaspı üzerine işliyor. Umarız Arnavutluk’taki dostlarımız, Türkiye’nin 15 Temmuz’da yaşadıklarını yaşamadan, bu terör örgütünün gerçek yüzünü anlar.

 

YORUM YAZ