• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

İslam Dünyasının Medeniyet Tasavvuru

33 Yorum
Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

İslam Birliği kurulsun Halifelik ilan EDİLSİN

ALLAH AZİMÜŞŞAN Razı olsun yazınızdan zekiler anlar embesillere anlatamazsınız siyonistler tamam da
  • 1 Ay Önce

Durmuş Kara

Evet günümüz dünyasında maalesef yazarın da işaret ettiği gibi İslam dünyasının durumu hiç iç açıcı değil Türkiye'de çok güzel şeyler oluyor İnşallah bunlar İslam'ın daha da iyi gelişmesine ve dünya gündeme oturmasına yardımcı olur
  • 1 Ay Önce

Alperen

Bir zamanlar bir makale okumuştum islamcılık bitti şeklinde aslında İslam bitmez biten Müslümanlar dünyaya yönelen ve onu arzulayan müslümanlardır
  • 1 Ay Önce

Ruşen Aydemin

Neden İslam hep saldırı altında neden bilen de bilmeyen de baltalamaya çalışıyor anlamış değilim ancak bunların hepsi geçici şeyler İnşallah İslam hak ettiği yere geliyor Bu bir Uyanış diyelim Bu bir farkındalık diyelim sonuçta doğrular ve gerçeklik gün yüzüne çıkıyor diyelim insanlar daha çok mantık yürüterek İslam dinimizin Gerçek din olmasını kabullenecek diye dua edelim..Ama yine de herkesin kalbi gönlü bilir yüreği bilir Herkese saygı duymak lazım diye düşünüyorum
  • 1 Ay Önce

Serdar Zabunoğlu

Müslümanların çok önemli ve öncelikli bir konusuna değinmişsiniz gerçekten de biz aslımızdan uzaklaştık Kur'an ve sünneti terk eden yıllar oldu o yüzden de başımızdan bela ve musibetleri eksik olmuyor
  • 1 Ay Önce

Rıza Kısa

Hepimiz senin önündeki çerçöpe dönüştük Müslümanlar eskiden bir araya gelir kitap okurlardı sohbet yaparlardı gündemlerinde İslam vardı sayın yazar Çok doğru söylüyor. Bugün öyle bir değişiklik dönüştük ki Müslümanların çocukları tıpkı gayrimüslimler gibi yaşıyor
  • 1 Ay Önce

ENDER

ALLAHTAN UMUT KESİLMEZ GÜZEL ŞEYLER DE OLUYOR ALLAH HER ŞEYE KADİRDİR
  • 1 Ay Önce

NURAN ERKOÇ

HANGİ SİLAH, HANGİ EKONOMİ VE HANGİ İSLAM ÜLKESİYLE YENİDEN AYAĞA KALKACAĞIZ. YAZI GÜZEL ANCAK SONUÇ????
  • 1 Ay Önce

yasemin

EŞŞEK çekirdek çitleyen EŞŞEK dudak heykeli ile 80 yılda laiklik çağdaşlık ile

Ramazan Ertürk

gerçekten de o bahsettiğiniz Seyit kutup Mevdudi ve Sait Havva gibi isimler yolumuzu aydınlatmıştı bize çok güzel bakış açıları kazandırmışlardı keşke şimdi de öyle dünyamıza yön verecek bizi ufkumuzu açacak insanlar olsa
  • 1 Ay Önce

Abdullah kanadı kırık

Değerli yazar hangi İslam ülkesi ile birlik beraberlik sağlanacak Suudi Arabistan mı İran mı katar mı neresi mısır mı hepsi Amerika ve İsrail'e uşaklık yapıyorlar halka gelince halk mazlum ve Müslüman
  • 1 Ay Önce

Bünyamin Aygün

Güzel bir tespit. Şuanda İslam alemi bir dağınıklık icinde
  • 1 Ay Önce

Fatih Emlik

Gençlik yıllarım said Havva okuyarak geçti. Allah'ım razı olsun islama kim bir tuğla koyduysa kim de bir tuğla söktü ise lanet olsun bilerek bilmeyerek zarar veren kim varsa hidâyet dilerim yola gelmeyen de belasını Allah'tan bulsun. Bazı çevreler bazı alimleri vahhabi selefi bilmem neci diye sevmiyor bizim okadarda ilmimiz yok elimizden geleni yapıyoruz yada yolunda duruyoruz Rabbim sapıtanlardan eylemesin. (Fatiha son ayet)
  • 1 Ay Önce

Ahmet Acinik

inşallah hocam ama durumumuz içler acısı malesef
  • 1 Ay Önce

selahattin

akif şairin dediği gibi, bırakın müslümanlığı insanlık bile gitmiş bizde. Gazze yerle bir edildi,arakan öyle, doğu türkistan öyle...kimin umurunda
  • 1 Ay Önce

Talat Koyuncu

sayın yazarın makalaesi çok haklı konuya temas etmiş. teşekkür ederim,şahsen istifade ettim. güç birliği,ahlak, hukuk lazım bize
  • 1 Ay Önce

Zahide Pak

İyi de hocam, göbeğinden Amerika'ya bağlı olan Müslüman ülkelerle mi bu iş gerçekleşecek?
  • 1 Ay Önce

Kamil Ocak

Şarttaki müminin derdi ile garptaki dertlenmezse Müslümanın acısına diğer Müslüman ortak olmazsa nasıl olacak bu iş
  • 1 Ay Önce

Nahit sazoglu

Ülkemizde ekonomik gelişmeler ancak demiryollarıyla olacaktır petrol şirketleri otomotiv şirketleri otobüs şirketleri lastik şirketleri cumhuriyet kurulduğundan bugüne kadar demiryollarini engellemişlerdir her ilimize hızli tren yapmaliyiz raylı sistemler geliştirmeliyiz yük ve yolcu taşımacılığında acilen demiryollarına geçmeliyiz demiryolları toptan tüfekten daha mühim bir emniyet silahıdır tulomsas tudemsas TÜVASAŞ çok uluslu şirket yapmaliyiz üç tarafı denizlerle çevrili denizciligimizi devlet politikası yapmaliyiz ASELSAN havelsan roketsani TUSAŞi çok uluslu şirket yapmaliyiz
  • 1 Ay Önce

Kazım Koyuncu

Batıya özene özene aynı onlar gibi olduk Müslümanların namazdan başka neyi kaldı ki
  • 1 Ay Önce

İbrahim Saraçoğlu

Müslümanların medeniyet tasavvuru mu var ki isviçre'den Medeni kanunu roma'dan hukuku bilmem nereden ceza yasalarına alarak Müslüman mı olur İslam'ı rafa kaldırmışız hükümleri yasaklanmiş. Anayasada ise devletin yasalarını dine dayandırmak suç
  • 1 Ay Önce

yıldırım bahadır

uzun yıllar yurtdışında yaşadım: Kominist geçmişi olan, halen kapitalist piyasa ekonomisi ile yönetilen, ateist deist budist ve/veya shintoist ülkelerde özetle hristiyan kültür, budist/shinto kültürü ve de atesit/kominist kültür geçmişi olan ülkelerde yıllarca projeler yaptım yönettim. Örnek olarak AB ülkelerinde toplam 216 projede imzam var. Sn. Yazar ın bugünkü yazısını hayatımla yaşadım dersem yeridir. Hep derdim ki kendi kendime: Birisi çıkıp da yazsa "yahu Hristiyan medeniyeti dünyayı özellikle Afrika ve ortadoğuyu kana bulamak pahasına sömürdü, SEMİRDİ kendine steril bir alan olan AB yi kurdu, ABD ve siyonist çete insanları iliklerine kadar emdi, milyonlarca müslümanı, siyahiyi doğal kaynakları petrolü, değerli madenleri kendi dinindeki olan örnek olarak Ukraynayı NTE(nadir toprak elementleri) ni özellikle lityum ve uranyumu almak için Rusyayla bile savaştıracak derecede resmen ve aşikarane harcıyor. Japonya ve çinin savaşta hiçbir insani değer taşımadıkları 1. dünya savaşında tecavüz edilen onbinlerce koreliden peydahladıkları çocuklarına pasaport bile vermeyecek derecede vicdansız oldukları için Budist medeniyeti diye birşey olmadığı Myanmarda da ortaya çıkmadı mı? Kominist/ateist felsefenin milyonlarca insanın katlini, sürülmesini veya hayvanlaştırılarak insani melekelerinin yok edildiğini dünya gözleriyle görmedi mi? Duvarlar ülkeleri bölmedi mi? Demekki bu sözde tek dişi kalmış medeniyetler artık DENİYET değil mi? O halde İSLAM MEDENİYETİ insanlığın tek kurtuluş çaresi olarak temayüz etmezse bunun sorumluluğu hala Haçlıyı muasır medeniyet gören laik çağdaş ve sözde ilerici kesim olan içimizdeki çapsızlar, modifiye batı uşaklarında mı yoksa bizde mi? Bunun sorumluluğunu hisseden her müslümanın bu soruyu sormanın ötesine geçip, artık sn Yazarın dile getirdiği ve Sn.Yusuf Kaplan hocanın " medeniyet tasavvur okulları" gibi damlaya damlaya göl olur mantığıyla işe kendisi ve çevresinden ve de oy verdiği partiye uzanan süreçte Allah lillah için birşeyler yapması ve gelecek nesli "DURUN KALABALIKLAR BU CADDE ÇIKMAZ SOKAK BAĞIRIP KOLLARINI MAKAS GİBİ AÇARAK" İslam caddesine yönlendirmesi ve bu eşsiz medeniyeti dünyaya hakim kılma yolunda çaba sarfetmesi gerekmez mi? İlay-ı Kelimatullah yolunda her geçen gün her aldığımız nefes bizi bu sorumluluğa sahip çıkmak için bir fırsat olşturuyor. Teşekkürler sayın Yazar Allah razı olsun, bu yazıların devamı bu yolda yapılanlar ve de yapılması gerekenler babında daha çok yazılar bekliyoruz sizden inşallah.
  • 1 Ay Önce

Selami Akarca

Muhasebe.. 19 ve 20. yüzyıldaki Müslüman entelektüellerin sorusu şuydu: İslam dünyası neden geri kaldı? İki asırdır bu sualin çeperinde dolaşıp duruyoruz. O günün ve asrın sorunsalında bu soru anlamlıydı ve sorulması gerekiyordu. Yanlış cevaplarla 2 asır tükettik. Geldiğimiz noktada hala aynı soruyu sormanın bir mantığı yok. 21. Yüzyılın sorusu şu olmalı: Bizim küresel düzeyde moderniteye cevabımız ne olmalı? İslam dünyasının bir şey olacağı yok. Sadra şifa bir recetemiz dahi yok. Gazze'ye ilişkin, var mı bir çözüm öneriniz? Özgürlük, ahlak, adalet, izzet ve bir arada yaşama iradesini gercekleştirebildik mi? Başta din algımız olmak üzere, Batı'dan devşirme ne kadar öğreti varsa terk etmek durumundayız. Dinin saf boyutunun ve sözün gücünün hala geçerli olduğu çağdayız. Bu ikisi hiçbir zaman miadını doldurmaz. Muhasebeye devam edelim. Türkiye'nin ve dünyanın birçok yerinde harikulade taş yapılar, kaya mezarları, antik kentler yer alıyor. Bu yapılara baktığımız zaman hayranlığımızı gizleyemiyoruz. O tarihte ve o şartlarda bu yapıları onlar yaptıysa, bu asırda ve şartlarda bizler neden yapamıyoruz? Neden bizim içimizden bir Muhammed İkbal, Mehmet Akif, Ali Şeriatı, Aliya İzzet Begoviç'ler çıkmıyor? Semerkant’tan Endülüs’e, Hint Yarımadasından Ortadoğu'ya varıncaya kadar ecdadımızın eserleriyle dolu. Onların elinde taş yapılar sanata dönüşüyordu. Dikey mimari ile tüm şehirleri betonlaştırdık. Oysa ki atalarımız, insan yüzlü şehirler ve yüksek medeniyetler kurdular. Sorun ve ilkesizlik bizde.
  • 1 Ay Önce

Memiş Aslan

Bugün zor süreçlerden zor günlerden geçiyoruz. İslam coğrafyası, hem içeriden hem dışarıdan sarsıntılar yaşıyor. Savaşlar, mezhepçilik, çıkar çatışmaları, cehalet ve geri kalmışlık… Ama en büyük tehlike, yönsüzlük ve istikametsizlik. Eğer İslam dünyası, Kur’an’ın ışığında kendisine yeniden bir yön çizmezse; korkarım ki torunlarımız artık Müslüman olarak kalamayacak. Çünkü tarih bize gösterdi ki, ruhunu kaybeden milletler zamanla kimliğini de kaybeder. Çözüm, ne Batı’ya körü körüne öykünmekte, ne de gelenekleri dinle karıştırmakta… Çözüm, Kur’an’a dönmekte. Onu anlamak, hayatın merkezine almak, bilimi, adaleti, ahlakı ve özgürlüğü Kur’an’dan beslemek zorundayız. Kur’an sadece bir kitap değil; yol haritasıdır, pusuladır, canlı bir rehberdir. Bugün İslam dünyasının ihtiyacı; slogan değil, Kur’an’ın öğretilerini hayata taşımaktır. Ancak o zaman yeniden ayağa kalkabilir, ümmet olarak geleceğe güvenle yürüyebilir
  • 1 Ay Önce

Alaaddin Yılmaz

Bana göre İslam dünyasının en büyük sorunu birlik ve beraberlik olamaması bilgi eksikliği teknoloji yoksunluğu ve çağın gereklerini ayak uyduramamasıdır
  • 1 Ay Önce

Osman Nuri Akarca

Hangi Ara Bu Kadar “Uzak” Olduk? İlahi ihtar en berrak, en duru haliyle karşımızda duruyor: “Ey Allah’ın kulları, kardeş olun!” Kitaplar okundu, kürsülerden vaazlar dinlendi, hatta dönüp başkalarına dersler verenler oldu. Bilgi heybemiz ağzına kadar dolu. Gelgelelim, pratik hayata döndüğümüzde karşımıza çıkan manzara tam bir basiret tutulması. Kardeşlik hukuku yeniden yazılmaya; kurumsal veya şahsi karakterlere göre yeniden formüle edilmeye, tabiri caizse yeni "kardeşlik sözleşmeleri" uydurulmaya çalışılıyor. Aynı sokakta hizmet veren kardeş kurumlar, aynı binayı paylaşan insanlar ayrı yönlere bakmaya başladılar. Suratlar asılıyor, tavırlar değişiyor; Müslümanlar birbirlerine selam vermekten bile imtina ediyorlar. İslam medeniyetinin temelini oluşturan Kur’an-ı Kerim ve Hz. Peygamber’in (s.a.v.) sünneti, müminler arasındaki ilişkileri "kardeşlik" potasında eriterek en ideal ölçüyü ortaya koymuştur. Ne var ki günümüz insan ilişkilerinde sıkça rastlanan en büyük paradokslardan biri; bu ilahi ölçüyü kendi nefsinde çiğneyen, ihmal eden ve kardeşlerini inciten bireylerin, dönüp aynı insanlardan mutlak bir bağlılık ve itaat beklemesidir. Kendisi rehbere uymayan birinin, başkalarına rehberlik etme iddiası ne kadar samimidir? "O Varsa Ben Yokum!" Anlayışı Kalplerden sökülüp atılamayan bu nefreti içimize kim ekti? Düne kadar omuz omuza, aynı ideal uğruna yol yürüyenler, yollarını ayırınca düne kadar "kardeşim" dediği kişilerin arkasından veryansın ediyor; gıybete, dedikoduya, hatta fütursuzca iftiralara sarılıyor. Peki, neden böyle oldu? İlahi hükme, ilahi rızaya rağmen nedir bu benlik, nedir bu bencillik? Artık kitaba uymak yerine, kitabı kendimize uydurmak daha cazip geliyor anlaşılan. Herkesin kendine göre bir "farklı okuması" ve uygulaması var. Kişiler ve kurumlar kendilerince bir kardeşlik hukuku belirliyor: “Ya benim dediğim şekilde kardeş oluruz ya benden uzak ol ya da ben senden uzak olayım.” Peki, bir insan hem ilahi ölçüyü ihmal edip hem de nasıl böylesi bir beklenti içine girebilir? Bu paradoksun arkasında üç temel psikolojik ve manevi hastalık yatmaktadır: Nefis Körlüğü: Kişi, kendi hatalarını, kırdığı kalpleri ve çiğnediği hakları görmezden gelme konusunda ustalaşır. Kendi ihlallerine her zaman "haklı bir gerekçe" üretirken, muhataplarından kusursuz bir teslimiyet bekler. Makam ve Güç Yanılgısı: Sahip olunan yaş, statü, tecrübe veya yönetim gücü, bireyde kuralların üstünde olduğu algısını olabilir. Oysa İslam ahlakında büyüklük veya yöneticilik bir imtiyaz kapısı değil; daha fazla tevazu ve sorumluluk yükleyen bir ateşten gömlektir. Biçimsel Dindarlık: Dinin sadece şekilsel yönünü alıp, muamele ve ahlak boyutunu göz ardı edenler, dindarlığı başkaları üzerinde bir hak iddia etme mekanizması olarak görürler. Kardeşlik hukukunu gözetmeyen bir dindarlık anlayışı, içi boşalmış bir kabuktan ibarettir. Kendi yürümediği yola başkalarını çağıran, riayet etmediği teraziyle başkalarını tartmaya kalkan her anlayış mahkum olmaya mecburdur. İlahi ölçüye, Kur'an'ın adaletine ve sünnetin nezaketine sadakat göstermeyenlerin, kullardan sadakat ve hürmet beklemeye ne vicdani ne de ahlaki bir hakkı vardır. Gönülleri kazanmanın ve insanları bir amaca bende etmenin yolu, dille kurulan tahakküm cümlelerinden değil; hal diliyle sergilenen adalet ve şefkatten geçer. Kardeşini üzen, ölçüyü bozan ve hukuku çiğneyenler bilmelidir ki; saygı ve itaat istenerek alınan bir imtiyaz değil, hak edilerek kazanılan manevi bir lütuftur. Kendisine uyulmasını isteyen kişi, önce uyulmaya değer bir ahlakın aynası olmak zorundadır. Mizan kurulduğunda, o kaçışın olmadığı dehşetli hesap gününde gerçekler bir bir önümüze döküldüğünde ne diyeceğiz? Hangi cemaat argümanı, hangi kişisel kırgınlık, hangi "Ama o da şöyle yapmıştı..." savunması bizi o çetin ilahi hesaptan kurtarabilir? Nasıl cevap vereceğiz? Kuran ve hadis ışığında nasıl anlam yükleyeceğiz kardeşliğimize, hangi pazarlıklalara gireceğiz, hangi şartları şart koşacağız birbirimize? Müslümanların bu halini gören insanlar hangi sohbete, hangi muhabbete, hangi kardeşliğe gelecek; kime "kardeş" diyecek? Davet ettiğimiz o yüce ahlaka, o samimi arkadaşlığa kaç kişi dönüp olumlu cevap verir? Kendi içinde barışı sağlayamamış, birbirinin kuyusunu kazan insanları kim ciddiye alır da arkalarından gider? Kelimelerimiz ne kadar süslü olursa olsun, halimiz yalan söylüyorsa kimseyi inandıramayız. Biz birbirimizi sevemezken, dünyadan bizi sevmesini ve bize saygı duymasını beklemek beyhude bir hayaldir. Yazının burasına gelindiğinde herkes zihninde birilerini suçlamaya, faturayı başkalarına kesmeye hazırdır muhtemelen. Ama hayır... Şimdi gel, hep birlikte o hakikat aynasına bakalım ve soralım kendimize: Kalbine bir bak; kaç kardeşine kalın duvarlar ördün, araya aşılmaz mesafeler koydun? Ve en acısı... Bunu gerçekten Allah rızası için mi yaptın, yoksa sadece incinen gururun, tatmin olmayan nefsin için mi? Cevabı başkasına değil; sadece kalbine ve seni her an izleyen Rabbine ver. Yol yakınken, henüz hesap defterleri kapanmamışken...
  • 1 Ay Önce

Mustafa Aksu

İslam dünyasının hali gerçekten işler acısı bugün biz Müslümanlar adam olsaydık Gazze'de arkanda keşmir'de Doğu Türkistan ve hatta İran'da Müslüman kanı akıtabilir miydi
  • 1 Ay Önce

Emine Erdemir

➡ Halimizin izahı: ➡ Bir yerde, bir hata var. ➡ Kötü demirden iyi kılıç yapılmaz. ➡Şerefsiz baba, şerefli çocuk istiyor. ➡Namussuz koca, namuslu hanım istiyor. ➡Yalancı halk, yalansız siyasetçi istiyor. ➡Tembel öğretmen, çalışkan öğrenci istiyor. ➡Zina yapmış genç, el değmemiş kız istiyor. ➡Sahtekar amir, dürüst memur istiyor. ➡ Cumayı kılarız, ama beş vakit namazı kılmayız. ➡ Domuz etini yemeyiz, ama faizi yeriz. ➡ Çalışmak istemeyiz, ama çok zengin olalım isteriz. ➡ İnsanlar tarafından sevilmek isteriz, ama biz kimseyi sevmeyiz. ➡ Arabanın çarptığı çocuğa acıyoruz, internetin çarptığı çocuğa acımıyoruz. ➡ Bakıyoruz, görmüyoruz; işitiyoruz, duymuyoruz; dokunuyoruz, hissetmiyoruz. ➡ Çok konuşuyoruz, az iş yapıyoruz ve çok iş yapanlara söz vermiyoruz. ➡ Alim ile bileni karıştırıyoruz. ➡ Çeyrek ekmek gibi çeyrek Müslümanlık istiyoruz. ➡ Sünneti bir yaşam biçimi değil de, bir müdahele ismi sanıyoruz. ➡ Yenildiğimizde kaybettiğimizi düşünüyoruz. ➡ Duymayacak kadar kör, görmeyecek kadar sağırız. ➡ Dirilişi, Ayet ve Hadislerden değil, dizilerden bekliyoruz. ➡ Tarihin öznesi değil nesnesi oluyoruz. ➡ Kahraman bekliyor, kahraman olmuyoruz. ➡ Ölümlüyüz ama ölümsüz gibi yaşıyoruz. ➡ “Gelin birlik olalım” deriz, ama gidip birlik olmaya razı olmayız. ➡ Faizi biz alır, zinayı biz yapar, kumarı biz oynar, çocuğu biz döver, hanıma biz bağırırız ama suçu ABD"ye, AB'ye, siyonizme atarız. ➡ Okumayız, ama milletin cahilliğinden bahsederiz. ➡ Günah işlememek için değil, tekrar işlemek için tövbe ediyoruz. ➡ Bilgimiz yok, ama fikrimiz çok. ➡ Dünyada yaşıyoruz ama cennet rahatlığı bekliyoruz. ➡ Cehennem’in var olduğunu söylüyoruz ama yokmuş gibi yaşıyoruz. ➡ Artan hastahanelerle beraber hastalıklarımız da arttı. ➡ Artan adalet saraylarımızla beraber adalet arayışımız da arttı. ➡ Artan iletişim cihazlarımızla beraber insanlarla iletişimimiz azaldı. ➡ Artan paralarımızla beraber infakımız azaldı. ➡ Kendi hocamıza asrın en iyi hocası muamelesini yapıyoruz ama başkası aynı şeyi yapınca ona kızıyoruz. ➡ İçkinin sarhoş ettiğinden daha fazla dünyanın sarhoş ettiğinin farkına varmıyoruz. ➡ Kendimizden, evimizden önce dünyayı değiştirmeye çalışıyoruz. ➡ Müslümanım deriz, ama müslümanlığın bizden istediği hususları yerine getirmeyiz… ➡ Daha daha sıralamak mümkün, lakin bukadarıyla yetinelim der kendimize çeki düzen vermek üzere KUR’AN ve SÜNNET-İ RESÜL’DE DİRİLMEK dileğiyle Rabbımız yar ve yaranımız olsun…. 10.06.2026 Yusuf Şahin Emekli Müftü Orhangazi/Bursa -Alıntı
  • 1 Ay Önce

Hatice Erişken

Filistin Kara Konvoyu için başvurular 14 Haziran Pazar günü açılıyor.!* Katılım şartları, süreç ve tüm detaylar web sitemizde yer alacak. Filistin için yola çıkmak, bu tarihi yürüyüşün bir parçası olmak isteyen herkesi başvuru sürecini takip etmeye davet ediyoruz.!
  • 1 Ay Önce

okur

giderken sorun izin alin sonra kiziyorlar 

Kadir Okatan

Mü'min 28.Firavun ailesinden olup imanını gizleyen bir mümin kişi şöyle dedi: “Adamı, ‘Rabbim Allah’tır’ dediği için öldürecek misiniz? Oysa o size rabbinizden âyetler getirmiştir. Eğer yalancı biriyse yalanı kendi zararınadır; ama eğer doğru söylüyorsa size bildirip uyardığı şeyin bir kısmı başınıza gelecektir. Hiç kuşku yok ki Allah, aşırılığa sapmış, yalancı kimseyi doğru yola ulaştırmaz. 29.Ey benim kavmim! Bugün ülkede hâkimiyeti elinde bulunduran bir toplum olarak hükümranlık sizindir. Ama eğer Allah’ın cezası başımıza gelirse O’na karşı bize kim yardım edebilir?” Firavun ise, “Ben sadece kendi bilip gördüğümü size gösteriyorum ve sizi yalnızca doğru yola yönlendiriyorum” dedi.
  • 1 Ay Önce

Refik Can

Yıllar önce Hasan el Nedvi'nin Müslümanların kaybetmesiyle dünya neler kaybetti ismini bile seninle konuştum sonrasında Ali şeriati'nin Hac eseri mevdudi'nin İslam'da devlet ve Seyyid kutubun yoldaki işaretleri dünyamızı aydınlatmıştı gerçekten şimdi öyle eserlerle yazılmıyor o tür konferansa sohbetlerde bitti
  • 1 Ay Önce

Hasan Hüseyin Maden

Selamün Aleyküm; Hayırlı sabahlar, Rabbim namazlarımızı, hasenâtımızı ve  dualarımızı kabul eyle; Her türlü âfâttan emin eyle; Filistin, Sudan, Yemen, Keşmir, Arakan, Doğu Türkistan, Lübnan, İran ve dünyanın her neresinde sıkıntı yaşayan müslüman kardeşlerimiz varsa, onlara yardım eyle, zaferler ihsan eyle, görünmeyen ordularınla tahkim eyle; Müslümanlarının birliğini görmeyi nasip eyle; Siyonistleri ve destekçilerini Kahhar ismi şerifinle kahretmeye, bizleri me’mur eyle; Senin her şeye gücün yeter.. Amin… ‎ ‎ ‎ ‎ ‎ ‎ ‎
  • 1 Ay Önce
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23