• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

11 üniversiteye rektör ataması Resmi Gazete’de yayımlandı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla yayımlanan kararlarla 11 üniversitenin rektörlüğüne atama yapıldı.

1 Yorum
Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Recep Aydın. Sosyal Bilimci

Üniversitelerde Yeni Dönem: Bayrak Değişimi mi, Bilimde Yeni Bir Atılım mı? Türkiye'nin yükseköğretim ekosisteminde yaşanan bayrak değişimleri, akademik dünyaya yeni bir soluk ve geleceğe yönelik yeni umutlar kazandırabilir. Resmî Gazete'de yayımlanan kararla 11 üniversitemize yapılan rektör atamaları da bu açıdan önemli bir gelişmedir. Ancak bu değişimleri yalnızca idari görev teslimi olarak değerlendirmek doğru olmaz. Asıl mesele, göreve gelen yeni yöneticilerin üniversitelerimize nasıl bir vizyon kazandıracağı, bilime, eğitime ve ülkemizin geleceğine ne ölçüde katkı sunacağıdır. Üniversiteler, doğası gereği durağanlığı kabul etmeyen, sürekli araştıran, üreten ve kendisini yenileyen kurumlardır. Bugün dünya; yapay zekâdan sürdürülebilir enerjiye, dijital dönüşümden biyoteknolojiye kadar pek çok alanda büyük bir değişim yaşıyor. Bu değişimin gerisinde kalan üniversitelerin gelecekte söz sahibi olması mümkün değildir. Dolayısıyla yeni rektörlerin önceliği, çağın bilimsel gelişmelerini yakından takip etmek ve bu gelişmeleri üniversitelerimizin imkânlarıyla buluşturmak olmalıdır. Elbette üniversitelerin başarısı yalnızca uluslararası yayın sayılarıyla veya akademik unvanlarla ölçülemez. Bilimsel araştırmaların niteliği, akademisyenlerin çalışma huzuru, öğrencilerin eğitim kalitesi ve üretilen bilginin topluma sağladığı fayda da en az bunlar kadar önemlidir. Yeni yönetimlerin akademik kadroların önünü açması, araştırma-geliştirme faaliyetlerini desteklemesi ve genç bilim insanlarına fırsat tanıması, bu yeni dönemin en önemli kazanımları arasında yer almalıdır. Bir başka önemli konu ise üniversite-sanayi iş birliğidir. Üniversitelerde üretilen bilginin yalnızca akademik yayınlarda kalması yeterli değildir. Bu bilgi teknolojiye, üretime, istihdama ve toplumsal faydaya dönüşebilmelidir. Yeni rektörlerin yerel ve ulusal sanayi kuruluşlarıyla kuracağı güçlü iş birlikleri, öğrencilerin henüz eğitim hayatındayken iş dünyasıyla tanışmasına, uygulamalı deneyim kazanmasına ve mezuniyet sonrasında istihdam imkânlarının artmasına katkı sağlayacaktır. Üniversitelerimiz yalnızca diploma veren kurumlar değil, aynı zamanda ülkemizin kalkınmasına yön veren bilim ve teknoloji merkezleri olmalıdır. Bütün bu çalışmaların merkezinde ise hiç şüphesiz gençlerimiz bulunmalıdır. Z ve Alfa kuşaklarının beklentilerini, yeteneklerini ve değişen dünyaya bakışlarını doğru anlayan bir yönetim anlayışı, üniversite hayatına yeni bir dinamizm kazandıracaktır. Gençlerin düşüncelerini özgürce ifade edebildiği, projelerini hayata geçirebildiği, sosyal, kültürel ve teknolojik imkânlardan yararlanabildiği üniversiteler, geleceğin bilim insanlarını, girişimcilerini ve yöneticilerini yetiştirecektir. Ancak burada unutulmaması gereken çok önemli bir husus var: Bir üniversitenin başarısı, rektörünün makamıyla değil, yetiştirdiği insanlarla ve ortaya koyduğu bilimsel eserlerle ölçülür. Rektörlük makamı bir imtiyaz değil, büyük bir sorumluluktur. Bu sorumluluğu üstlenen yöneticilerden beklentimiz; liyakati esas almaları, akademik özgürlüğü korumaları, üniversite çalışanları arasında adaleti gözetmeleri ve hiçbir öğrenciyi imkânsızlıkları nedeniyle hayallerinden vazgeçmek zorunda bırakmamalarıdır. Sonuç olarak, 11 üniversitemizde başlayan bu yeni dönemin ülkemizin bilimsel ve akademik gelişimine önemli katkılar sunmasını temenni ediyorum. Temennimiz odur ki bu bayrak değişimi yalnızca isimlerin değişmesiyle sınırlı kalmasın; bilimde, eğitimde, teknolojide ve insan yetiştirme anlayışında gerçek bir dönüşümün başlangıcı olsun. Çünkü üniversiteler yalnızca bugünün diplomalı gençlerini değil, yarının güçlü Türkiye'sini inşa edecek nesilleri yetiştirir. Unutmayalım ki bir ülkenin en büyük zenginliği yer altındaki madenleri değil, yetiştirdiği donanımlı, ahlaklı ve düşünen insanlarıdır.
  • 19 Saat Önce
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23