• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Sahada diş geçiremeyen ABD doları silah olarak devreye soktu!

Sahada yürüttüğü askeri saldırıda İran’a geri adım attıramayan ABD, şimdi savaşın ağırlık merkezini ekonomiye kaydırıyor. Washington “tarihin en ağır yaptırımları” ve “en büyük mali savaş” söylemleriyle Tahran’ın yalnızca kendi ekonomisini değil İran’la ticaret yapan ülkeleri, bankaları, enerji şirketlerini ve petrol alıcılarını da hedef alan geniş çaplı bir finansal kuşatma hazırlığında. ABD’nin bu mücadeledeki en güçlü silahı ise doların küresel ticaret ve finans sistemi üzerindeki hakimiyeti.

1 Yorum
Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Recep Aydın / Sosyal Bilimci

Hollywood Filmlerinde Mert, Sokaklarında Namert Olan Ülke: Washington! Küresel Siyasetin Yeni Savaş Alanı: Ekonomik Kuşatmalar ve Doların Gücü Uluslararası ilişkilerde güç dengeleri, geçmişe kıyasla askeri sahalardan çok daha fazla ekonomik cephelerde şekillenmektedir. Askeri müdahalelerin yüksek maliyeti, yarattığı insani krizler ve uluslararası kamuoyunda doğurduğu tepkiler, küresel güçleri farklı stratejiler aramaya itmiştir. Bu doğrultuda Amerika Birleşik Devletleri (ABD), askeri güçle doğrudan sonuç alamadığı veya sahada geri adım attıramadığı aktörlere karşı, elindeki en güçlü küresel enstrüman olan Amerikan dolarını ve finansal yaptırımları bir silah olarak devreye sokmaktadır. Bu durum, modern dünyada savaşın ağırlık merkezinin fiziki cephelerden ekonomik sistemlere kaydığının en açık göstergesidir. Tarihin en ağır yaptırımları ya da en büyük mali savaş söylemleriyle yürütülen bu finansal kuşatmalar, sadece hedef alınan ülkeyi değil, o ülkeyle ticaret yapan tüm küresel aktörleri de içine alan bir etki alanına sahiptir. Washington yönetimi, küresel finansal sistemin merkezinde yer almanın verdiği avantajı kullanarak bankaları, enerji şirketlerini, denizcilik firmalarını ve petrol alıcılarını doğrudan baskı altına alabilmektedir. Bu strateji, hedef ülkeyi küresel ticaret ağından tamamen soyutlamayı, döviz girdilerini kesmeyi ve içeride ekonomik bir istikrarsızlık yaratarak siyasi kararları etkilemeyi amaçlamaktadır. Sahada kazanılan veya kaybedilen mevzilerden ziyade, sistemin kurallarını elinde tutan gücün kendi hegemonyasını koruma çabası olarak öne çıkmaktadır. Ancak bu tür geniş çaplı finansal kuşatmalar, uluslararası ilişkilerde güven zeminini de derinden sarsmaktadır. Baskıcı ve tek taraflı ekonomik kararlar, müttefik devletler de dahil olmak üzere birçok ülkeyi alternatif finansal kanallar aramaya ve yerel para birimleriyle ticaret yapmaya zorlamaktadır. Kısa vadede bir güç gösterisi ve baskı aracı olarak işlev gören bu yöntemler, uzun vadede küresel finans sisteminde çok kutupluluğun kapısını aralama potansiyeli taşımaktadır. Sonuç olarak, küresel siyasette dürüstlük ve mertlik gibi ahlaki kavramların yerini çıkarların aldığı bu dönemde, finansal savaşlar ulusların egemenlik mücadelelerinin en kritik cephesi olmaya devam edecektir.
  • 2 Ay Önce
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23