• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

25 Ağustos 2026: Günün Ayet ve Hadisi

Sizler için hazırladığımız, Günün Ayet ve Hadisi ile Günün Sözünü, Günün Fotoğrafını istifadelerinize sunuyoruz... (25 Ağustos 2026)

3 Yorum
Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Recep Aydın/Sosyal Bilimci

İslam inancının temel direklerinden biri, Hz. Muhammed’in (s.a.v.) hem bir insan hem de Allah’ın elçisi olduğu gerçeğidir. Kur'an-ı Kerim, O’nun bizler gibi bir insan olduğunu açıkça belirtirken, aynı zamanda vahiy alma ve peygamberlerin sonuncusu (Hâtemü’l-Enbiyâ) olma vasıflarıyla insanlığın en yüce mertebesine çıkarıldığını vurgular. Bu iki yönün doğru anlaşılması, İslam’ın özünü ve Peygamberimizin hayatındaki rehberliği kavramak adına büyük önem taşır. İçimizden Biri Olarak Bir İnsan: Beşeriyet Yönü Hz. Muhammed, doğan, büyüyen, sevinen, hüzünlenen, hastalanan ve nihayetinde her fani gibi vefat eden bir insandı. O, toplumdan soyutlanmış, ulaşılmaz bir varlık değildi. Sokaklarda yürür, alışveriş yapar, ailesiyle vakit geçirir, dostlarıyla şakalaşırdı. Hayatın tüm zorluklarını ve acılarını bizzat tecrbe etmişti; yetim doğmuş, öksüz kalmış, evlat acısı yaşamıştı. O’nun bir insan olarak içimizden biri olması, getirdiği dinin ve ahlakın yaşanabilir olduğunun en büyük kanıtıdır. Eğer bir melek peygamber olarak gönderilseydi, insanlar "Biz onun gibi olamayız" diyerek sorumluluktan kaçabilirlerdi. Ancak Hz. Muhammed’in insani hayatı, her Müslüman için somut, taklit edilebilir ve en güzel örnek (Üsve-i Hasene) olmuştur. Yüce Bir Onur: Vahiy ve Son Peygamberlik Makamı Hz. Muhammed’i diğer insanlardan ayıran ve O’nu alemlere rahmet kılan özellik ise Cenâb-ı Allah’ın O’nu vahiy ile şereflendirmiş olmasıdır. O, sıradan bir insan olmanın ötesinde, yaratıcı ile yaratılanlar arasında ilahi bir elçiydi. Kur'an-ı Kerim’de bu durum şöyle ifade edilir: "De ki: Ben de ancak sizin gibi bir insanım. Fakat bana ilahınızın yalnızca bir tek ilah olduğu vahyolunuyor..." (Fussilet, 6). Bu ilahi görev, O’nu sadece kendi dönemi için değil, kıyamete kadar gelecek tüm insanlık için bir rehber kılmıştır. O, nübüvvet zincirinin son halkası, yani peygamberlerin sonuncusudur. Bu mertebe, insanlığa sunulan ilahi mesajın tamamlandığı ve kemale erdiği anlamına gelir. Sonuç Hz. Muhammed (s.a.v.), etten ve kemikten bir insan olarak aramızda yaşamış, ancak ruhu ve ahlakı ilahi vahyin ışığıyla en yüksek zirveye ulaşmıştır. O’nu sevmek ve takip etmek, hem O’nun bizler gibi sıcak, samimi ve insani yönünü hissetmekle hem de Allah’ın elçisi olarak getirdiği evrensel mesajlara tam bir teslimiyetle bağlanmakla mümkündür. Allah cümlemizi onun yolundan giden ve onun sünnetiyle hayatını bereketlendiren hayırlı kullarından eylesin.
  • 2 Ay Önce

Urfalı

Receb aydın kardeş yorumlarınızı okuyorum Allah iliminize bereket koysun güzel yorumlarınızı sürekli yazin çünkü okuyan herkese faydalı oluyor inşallah vesselâm

Tevbe Suresi, 9. Sure 128. Ayet

Tevbe Suresi, 9. Sure 128. Ayetİn arapça yazılışı ve okunuşu ve türkçe meali ile hayırlı hizmetinizin devamını dilerim. Ne büyük bir müjde: sizin sıkıntıya uğramanız ona ağır gelir, size çok düşkündür, müminlere karşı şefkat ve merhamet doludur.
  • 2 Ay Önce
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23