• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Biz o gençlerin kalbini dolduramadık! K-Pop İstanbul'da meydanları doldurdu

İstanbul Festivali kapsamında sahne alan Güney Koreli Kwon Eunbi ve ATEEZ grubuna gösterilen yoğun ilgi, Türkiye'deki gençlerin kültürel yönelimlerini yeniden tartışmaya açtı. On binlerce gencin K-Pop etrafında buluştuğu tablo, “Biz kendi gençlerimize nasıl bir kültür, sanat ve aidiyet dünyası sunuyoruz?” sorusunu gündeme taşıdı. Küresel popüler kültürün etkisi giderek büyürken kültürel erozyon ve yozlaşma tartışmaları da yeniden alevlendi.

3 Yorum
Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

ata

batı batı dediler geldi doğudan rezalet...
  • 2 Ay Önce

Berbatov

İmanı Allah verir, Osmanlı batılı doğurdu Batılı Osmanlıya gebe.S.nursi.Dini iyi öğrenmek gerek..Cahilin dinî olur mu
  • 2 Ay Önce

Recep Aydın/Sosyal Bilimci

Öz Yapayalnızlığı Modern Kültürle İkame Eden Gençlik: Eğitimde Maneviyatın İhyası ve İdeolojik Kalıpların TasfiyesiModern dünya, bireyi teknik ve maddi imkanlarla donatırken, ruhsal ve kalbi boyutunu ihmal eden yapısal bir krizle karşı karşıyadır. İstanbul’da binlerce gencin küresel bir popüler kültür fenomeni olan K-Pop gruplarının ardında meydanları doldurması, salt bir müzik beğenisi veya gençlik hevesi olarak okunamaz. Bu tablo, temelde genç nesillerin kalbini ve ruhunu sahih manevi değerlerle dolduramamış bir eğitim ve toplum düzeninin açık bir tezahürüdür. Gençlik, doğası gereği bir aidiyet, anlam ve kimlik arayışı içindedir. Eğer okul ve aile bu arayışa tatmin edici, köklü ve sarsılmaz manevi bir zemin sunamazsa, küresel endüstriler ürettikleri yapay kutsallarla bu boşluğu hızla ve hunharca doldurur. Dolayısıyla günümüz eğitim sisteminin en acil yapısal dönüşüm hamlesi; okullarda manevi değerlere hakkıyla yer verilmesi ve okulları birer tektipleştirme merkezine çeviren ideolojik eğitim anlayışından hızla vazgeçilmesidir.Eğitim, kelime anlamı itibarıyla insanı hamlıktan kurtarma, olgunlaştırma ve ona içsel bir pusula kazandırma zanaatıdır. Ancak uzun yıllardır hüküm süren ve küresel ölçekte de dayatılan ideolojik eğitim modelleri, insanı sadece ekonomik üretimin bir dişlisi veya belirli bir siyasal fikrin taşıyıcısı olarak kurgulamıştır. Bu katı, dogmatik ve ideolojik müfredatlar, gençlerin zihinlerine prangalar vururken kalplerini çoraklaştırmaktadır. Gençliğe "ne düşüneceğini" dikte eden, onları kalıplara sıkıştıran bu yaklaşım, modern çağın getirdiği varoluşsal krizlere hiçbir köklü cevap üretemez. İdeolojik dayatmalarla büyüyen nesiller, kendilerine sunulan resmi anlatılardan uzaklaştıkça, dijital dünyanın sunduğu cazip ama içi boş küresel akımların pençesine düşmektedir. Bu durum, eğitim sisteminin genç ruhları beslemek yerine, onları savrulmaya açık, köksüz ve savunmasız bıraktığını göstermektedir.Bu pedagojik ve toplumsal savrulmanın önüne geçebilecek yegane reçete, eğitim sisteminin eksenini manevi değerlerle yeniden tahkim etmektir. Buradaki manevi değerler kavramı; adaleti, merhameti, dürüstlüğü, estetiği, varoluşun gayesini ve toplumsal sorumluluğu içine alan bütünsel bir ahlak nizamıdır. Okullar, gençlere sadece formüller ve ezberlenmiş ideolojik metinler sunan mekanlar olmaktan çıkarılmalıdır. Bunun yerine okul, insani erdemlerin yaşandığı, kalbi tatminin sağlandığı ve gence aşkın bir anlam dünyası sunan bir yuvaya dönüştürülmelidir. Kalbi sevgiyle, merhametle ve köklü bir aidiyet bilinciyle dolan bir gencin, ekran arkasından idare edilen sanayi tipi yapay kültürlere sığınma ihtiyacı kalmayacaktır.Sonuç olarak, meydanları dolduran genç nesillerin kültürel yönelimlerini eleştirmek, mevcut eğitim sisteminin kendi kusurlarını örtme çabasından başka bir şey değildir. Çözüm, suçlamak veya yasaklamak gibi sığ yaklaşımlarda değil, yapısal bir zihniyet devrimindedir. Okullarımızı genç ruhları tek tipleştiren ideolojik prangalardan hızla özgürleştirmeli; onların yerine sevgiye, ahlaka ve maneviyata dayalı köklü bir eğitim mimarisi inşa etmeliyiz. Ancak o zaman gençlerin kalbini gerçek bir anlamla doldurabilir ve onları küresel rüzgarların önünde savrulan yapraklar olmaktan kurtarıp, kendi medeniyet kökleriyle geleceği inşa eden iradeli bireyler haline getirebiliriz.
  • 2 Ay Önce
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23