Kendimiz ve Ailemiz İçin Ramazan Programı Hazırlayalım
Kendimiz ve Ailemiz İçin Ramazan Programı Hazırlayalım
Yaşar Değirmenci
Ramazan, eğlence ve şenlik ayı değil, cihad ve ibadet ayıdır. Ramazan’da çok ve sık yemenin yerini oruç, çok uyumanın yerini gece ibadeti ve sahur, çok konuşmanın yerini ise tefekkür, Kur’an tilaveti ve zikir alır. Bu haliyle aslında Ramazan tam bir israfı önleme ayıdır.
Şuurlu müminler olarak Ramazan ayında çok yemek, çok uyumak ve çok konuşmak gibi üç önemli israf ile mücadele ederiz.
Ramazan ayında bir Müslüman nelerden kaçınmalıdır? Ramazan ayında özellikle dikkat etmemiz gereken hususlar nelerdir? Bu sorulara vereceğimiz amel cevapları salih ameller olmalıdır.
Ramazan’da çok ve sık yemenin yerini oruç, çok uyumanın yerini gece ibadeti ve sahur, çok konuşmanın yerini ise tefekkür, Kur’an tilaveti ve zikir alır. Bu haliyle Ramazan tam bir israfı önleme ayıdır. Ramazan’da israf etmememiz gereken en önemli nimetimiz zamanımızdır. Bu sebeple Ramazan’da israftan kaçınmak isteyen müminler olarak ilk önce zaman israfından kaçınacağız. Televizyonla, internetle, sosyal medyayla aramıza ciddi bir mesafe koyacağız. Dizilerden uzak durduğumuz gibi haber ve tartışma programlarıyla da vakit tüketmeyeceğiz. Bir yıl boyunca bütün değerlerimize hakaret eden TV kanallarının Ramazan ayı boyunca reyting kaygısıyla takındıkları müminlik maskesine aldanarak zamanımızı ekran karşısında geçirmeyeceğiz. Lüzumsuz yere çarşı pazarda dolaşmayacağız. AVM’lerin günah sarmalından, sokakların keşmekeşinden evlerimize, ailelerimize ve camilerimize sığınacağız. İ
ftar davetlerimizi gıybet seanslarına ve laf israflarına çevirmeyeceğiz. Davet edildiğimiz yerde veya evimizde verdiğimiz iftar yemeklerinde gıybet etmemeye ve yanımızda gıybet ettirmemeye çok dikkat edeceğiz. Lüzumsuz konuşmalardan, tartışmalardan, kırıcı tavırlardan ve şakalardan uzak duracağız. Gerginlik ve stres dolu ortamlarda, günaha sürükleyebilecek zeminlerde bulunmamaya gayret edeceğiz.
Ramazan ayı gelince hepimiz üzülerek yapılan israfı görüyoruz. Toplu iftarlar ve lüks menüler, oruç ibadetini yerine getirelim derken Müslümanlığa yakışmayan manzaraları ortaya çıkıyor. Bu hususlara çok dikkat etmeliyiz.
Hayat rehberimiz Kur’an-ı Kerim, yolumuzu aydınlatır. Gönüllerimize şifa, dertlerimize deva olur. Kur’an, bizi şereflendirir. Kötülüklerden bizi korur. Ahlakıyla bizi süsler. Cömertliğiyle bize ikramda bulunur. Şefaatiyle bizi cennete dâhil eder.
Ramazan-ı şerif, bize oruçla gelir. Oruç; bedenimize sıhhat, ruhumuza sekinet, hanelerimize huzur getirir. Oruç; bizi terbiye eder, Cenâb-ı Hakk’ın rızasına yakınlaştırır. Kalplerimizi günah kirlerinden arındırır, bizi takvaya ulaştırır.
Ramazan-ı şerif, bize rahmetle gelir. Birlik, beraberlik ve kardeşliği, yardımlaşma ve dayanışmayı hatırlatır. Ramazan-ı şerif; yetimiyle öksüzüyle, zenginiyle fakiriyle; genciyle, yaşlısıyla ve çocuğuyla bizleri ümmet kılar.
Bizi; akrabalarımız, komşularımız ve ihtiyaç sahibi kardeşlerimizle hemhâl eyler. Aramızdaki sevgi ve dostluğun pekişmesine katkı sunar.
Ramazan-ı şerif, bize bereketle gelir. Günahların bağışlandığı sahurla, teheccüdle seherlerimiz nurlanır. Gün boyunca okunan mukabelelerle gönlümüz huzura erer. Ülfet ve muhabbetin kaynağı iftar sofralarıyla evlerimiz, ailemizle birlikte coşkuyla eda ettiğimiz Teravih namazlarıyla camilerimiz şenlenir. Alın teri ile elde ettiğimiz helal kazançlardan verilen sadaka, fitre ve zekâtlar, kardeşliğimizi pekiştirir.
Recep ve Şaban ayı; Regâibiyle, Miracıyla, Beratıyla bizleri nasıl Ramazan-ı şerife hazırladıysa bizler de evlerimizi, işyerlerimizi, camilerimizi ve sokaklarımızı Ramazan-ı şerife hazırlayalım. İyilik kapılarımızı sonuna kadar açalım, gönüllerimizi birbirine yaklaştıralım. Kur’an’ın ilahi mesajlarını hayatımıza yansıtalım. Evveli rahmet, ortası mağfiret, sonu cehennem azabından kurtuluş olan Ramazan-ı şerifin hikmetlerini kuşanalım.
Bu vesileyle büyük bir misafirimizi karşılayalım. Sevinçle, hazırlıkla memnuniyetle.
Ramazan ayında zamanımızı israf etmeyip her vaktimizi değerlendirmemiz gerek. Cami cami dolaşarak zaman israf etmek yerine, itikadı sağlam, takva ve cihad ehli bir imamın arkasında teravih namazı kılıp, nasihat dinlemeye gayret edeceğiz. Günlük zikirlerimizi, virtlerimizi, nafile namazlarımızı artırabildiğimiz kadar artıracağız. Teknolojik imkânlardan yararlanarak özel aracımızla veya servislerle işe ve okula gelip giderken ya Kur’an dinleyerek ya da sohbet ve nasihat dinleyerek bu vaktimizi de değerlendireceğiz.