• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Yaşar Değirmenci
Yaşar Değirmenci
TÜM YAZILARI

Beratımızı Alanlardan Olalım Berat gecemiz Berat’ımız olsun!

24 Şubat 2024
A


Yaşar Değirmenci İletişim: [email protected]

 

Rabbimiz, mekânlar içinde mukaddes mekânlar; zamanlar içinde de mukaddes zamanlar yaratmıştır. Zamanlar içinde yarattığı mukaddes zamanlardan birisi de Müslümanlarca ‘üç aylar’ olarak bilinen “Receb, Şaban ve Ramazan” aylarıdır. Şaban ayının 15. Gecesi “Berat Gecesi” veya “Berat Kandili” olarak kabul edilmiştir. Berat Gecesi, akıp giden ömrümüzün muhasebesini yapmayı; yaratılış gayemize uygun olmayan her türlü söz ve davranıştan uzak kalmayı bizlere hatırlatır. Kardeşliğimize, birlik ve beraberliğimize zarar veren her türlü öfke, kin, haset ve nefretten uzak durmamızı öğretir. İnsanların hata ve kusurlarını örtenlerin Rabbimizin sonsuz ikramlarına nail olacaklarını haber verir.

Berat gecesi, Allah Teâlâ’nın affı ve bağışlaması ile Müslümanların günahlardan arınmasına ve kurtuluşlarına bir vesiledir. Berat gecesinde üç önemli hatırlatma vardır. 

Birincisi: Ramazan’ın yaklaştığını ve hazırlık yapılması gerektiğini haber vermesi. 

İkincisi: Şirkten, isyandan, küfürden, bâtıldan, dalâletten ve günahlardan, kâfirlerden inanç ve tasavvur açısından ne kadar beri olduğumuzun gözden geçirilmesi. 

Üçüncüsü: Mahşerde gerçek beratı alıp alamayacağımızın muhasebesini yapmaya yahut orada o beratı burada kazanmaya niyet etmeye vesile olması. 

Bu gibi zamanlar Müslümanlar için tevbe ve istiğfar, yeniden toparlanma, bilinçlenme ve tezkiye (arınma) için güzel fırsatlardır. Böyle gün ve geceler bizleri, Cenab-ı Hakk’ın kulluk kapısına daha iştahlı ve daha heyecanlı olarak yaklaştırmalı ve yeniden tazelenmeliyiz. Esasen bütün gecelerimizi değerlendirmemiz, belli gün ve gecelere tahsis etmememiz icab eder. Ancak mü’minin hayatı için böyle zamanlar, ayrıca yenilenme fırsatı olarak kabul edilmeli, ümidini kesmemeli. Şu âyete dikkat ederek: “De ki: ‘Ey kendi aleyhlerine günahta haddi aşan kullarım! Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Şüphesiz Allah dilerse bütün günahları affeder. Çünkü O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.”  (Zümer, 39/53)

Peygamber Efendimiz bir kutsî hadiste şöyle buyurmuştur: “Şaban ayının on beşinci gününü oruçlu geçirin. Gecesinde ise ibadete kalkın. Çünkü o gece güneş batınca Allah Teala keyfiyetini bilemediğimiz bir halde en yakın semaya tecelli ederek fecir doğuncaya kadar: ‘Bağışlanma dileyen yok mu, onu bağışlayayım! Rızık isteyen yok mu, ona rızık vereyim! Musibete uğrayan yok mu, ona afiyet vereyim…’ buyurur.

Ömür, bizim en kıymetli sermayemizdir. Her saatimiz hazine, her dakikamız servet değerindedir. Berat gecesi de hayat yolculuğumuzun en bereketli duraklarından biridir. Berat bizlere varlığımızı yeniden gözden geçirme, muhasebe ve tefekkür imkânı kazandıran bir fırsat gecesidir. Berat, mağfirettir. İlahî rahmetin tecelli ettiği gündür. Berat, nedamet ve umut zamanıdır. Berat gecesi ellerin duaya, gönüllerin semaya açıldığı gecedir. Rabbimize yönelip mağfiret iklimine girmenin adıdır. Berat, kırılan kalpleri onarma, dargınlık duvarlarını yıkma, kin, nefret ve intikam duygularını aşma günüdür. Berat, arzularımızın, hevâ ve heveslerimizin, bencilliklerimizin etkisinden, nefsimizin esaretinden kurtulma gecesidir. Nefis ve şeytanın hile ve tuzaklarına karşı teyakkuzda olma bilincini diri tutma vaktidir. Her yıl gelen Berat gecesi, bizlere, nefs muhasebesi yapmamızı, her türlü kötülük, zulüm, haksızlık ve adaletsizlikten uzak kalmayı öğretir. Berat gecesi bize sadece Allah’ın affına mazhar olmayı değil, affedici olmayı da hatırlatır. Zira Allah’tan af bekleyen affedici olur. Kendisine, ailesine, din kardeşlerine, çevresine ve bütün kâinata karşı affedici ve hoşgörülü olur. Allah’ın hoşnutluğunu isteyen, hiç kimseyi hor ve hakir görmez. Allah’ın sevgisine ulaşmak isteyen, daima yüreğinde sevgi ve merhamet taşır. 

Haşir suresi 10. Âyetteki duayı unutmayalım. Tabii gereğini yaparak.

“Sahibimiz (Rabbimiz)! Bizi ve bizden önce inanıp güvenmiş olan kardeşlerimizi bağışla; kalbimizde müminlere karşı bir kin oluşturma, Rabbimiz! Şüphesiz Sen çok şefkatlisin ve ikramın boldur.” Âli İmran 110. Âyeti de unutmayalım. “İnsanlık için gönderilmiş hayırlı bir ümmet” olma yolunda hepimize ayrı ayrı sorumluluklar düşmektedir. Zira etrafımızda olup bitenlere karşı duyarsız kalamayız. Mümin kimliğiyle hareket ederek kendisine verilen “emanet ve kulluk şuuru” ile hareket etmelidir. Kur’an ve sünnetin tarif ettiği bir mümin olmaya gayret edelim. Rabbimizin emirlerine hakkıyla tabi olalım, yasaklarından var gücümüzle sakınalım.

Geliniz bu bereketli zaman diliminde unuttuğumuz ve terk ettiğimiz sorumlulukları yeniden hatırlayalım. Dünyayı ahirete tercih eder hale gelmişsek, dünyevileşme hastalığına bulaşmışsak, en yakınlarımızdan dahi esirgediğimiz sevgi ve merhamet için tövbe edelim. Yetim ve öksüzleri, mazlum kardeşlerimizi yalnız bırakmışsak tövbe edelim. İhmal ettiğimiz kulluğumuzu gözden geçirelim. Hırpalanmış şu gönül dünyamızı dua, ibadet ve tefekkür ile taçlandıralım. Günaha ve kötülüğe giden yollara set çekelim. İyiliğin güzelliklerin, hayır ve hasenatların hâkim olduğu bir dünya inşa edelim. O inşayı gerçekleştiren erlerden olalım. Kur’an-ı Kerim’de Müslüman vasıflarını (iyiliği emretme, kötülükten nehyetme) kırmadan, dökmeden incinmeden ve incitmeden yerine getirelim. Bütün bunları belirli gün ve gecelerde değil, her hal ve şartta her zaman. Berat kandilimiz ve diğer kandil günlerimiz; “nefs Muhasebesi” yaptığımız, “kul hakkı”na azami dikkat edeceğimize söz verdiğimiz günler/geceler olmalı. Mazlum ve kimsesizlere el uzatmaya, haklı davalarında onların yanlarında olmaya, zalimlere ve destekçilerine karşı boykotu sürdürmeye devam edelim. 

Bu duygularla Berat Kandili’nin; İslâm âleminin birlik, dirlik ve beraberliğine; insanlığın hidayet, barış ve huzuruna; bütün müminlerin tevbe ve dualarının kabulü ile arınma ve affına vesile olmasını Yüce Allah’tan niyaz ediyorum. Yüce Rabbim başta Gazze ve Doğu Türkistan olmak üzere bütün mazlumların felaha ulaşmasını nasip eylesin. Zalimleri de kahhar ismiyle kahreylesin. 

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Atif

Hocam yazılarınız için teşekkür Allah razı olsun güzel makale yazıyorsunuz kalın çok uzun oluyor kısa olsa hem akılda kalır hem daha çabuk okunur diye düşündüm

Hikmet Yılmaz

Berat gecesinin önemini Suud'lara para kazandırmak için Umre yapan kardeşlerimiz anlarlar mı? "Perde arkası" değil,perdenin önünde olun lütfen.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23