• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Serdar Arseven
Serdar Arseven
TÜM YAZILARI

Mehmet Özmen (2)

25 Haziran 2016


Serdar Arseven İletişim: [email protected]

Ne demiştik “Mehmet Özmen (1)” başlıklı yazımızda...

İlginç bir gazeteci Mehmet Özmen, çok iyi bir gazeteci ama bu devirde iyi gazeteci olmak marifet değil...

İş, “yağdanlık” olabilmekte!

Öyle fazla gayret sarf etmeye, risk almaya filan gerek yok; dayarsın sırtını bir yere, birine; sağlam maaş, özel şoför, sekreter... 

Ne güzel şey, oh ne rahat!”

Evet...

“Gerçek gazeteci” Mehmet Özmen yaptı yine yapacağını...

Başta Akit olmak üzere, memleketin belli başlı medya organlarının gündeminde Mehmet Özmen.

MHP Genel Merkezi de, Mehmet Özmen’in “kayıtlarından” istifadeyle kurtulacak köprü pozisyonundan!

Sayın Bahçeli’ye selam olsun, Semih Hoca’ya selam olsun!

Hatırlayacaklardır; Sayın Bahçeli’ye ısrarla soru yöneltti diye orada “işkence” görmüştü bizim Mehmet Özmen!..

Dünkü yazımızla, Mehmet Özmen’in serüvenlerini anlatmaya başlamıştık.

İlk bölümü yeniakit.com.tr’den okuyabilirsiniz.

İkincisi burada:

Ali Kırca’yı bilirsiniz...

Günlerden bir gün,

 Ali Kırca’nın kolu kırılmış, hastaneye düşmüş.

Ortalıkta dolaşan iddia:

 “Ali Kırca villasına asansör yaptırıyordu. Bir kadın, Ali Kırca’yı itmek suretiyle inşaat halindeki asansörün boşluğuna attı!”

Gazeteci merakı işte, bizim Mehmet Özmen, “Ali Kırca’nın Ortaköy’deki villasında asansör inşaatı var mı yok mu?” diye bakacak!..

İlk iş, şöyle güzel bir “işçi kıyafeti” edinmek!

Mehmet Özmen, tam takım gidiyor oraya; “tamirci” filan gibi.

“Gariban Mehmet”, Ali Kırca’nın arabasını yıkamakta olan elemanlara yaklaşıyor ve...

“Ben asansör firmasından geliyorum asansör tamiri için, burası Ali Kırca beyin evi değil mi?” diyor.

Elemanlar doğrulayınca...

-Ali Bey buradalar mı? 

-Hayır, biraz evvel çıktılar!

Mehmet Özmen, elemanlardan kendisini asansör mahalline götürmelerini istiyor.

Onlar da götürüyor!..

Asansöre biniyorlar; bizim Mehmet Özmen “Asansör tamircisi” ya; üç katın her birinde durduruyor ve elemanlara “Bir ses duyuyor musunuz?” diye soruyor.

Elemanlar da büyük bir ciddiyetle dinliyor ve “Hayır, duymadık!” diyorlar.

Sonra...

Bizim Mehmet, bodrum kata indiriyor adamları, “sigortaların kapağını” açıyor, filan...

Diyor ki;

“Burada arıza  yok!”

Elemanlar düşünceli:

“Evet, asansörde hiç arıza olmadı ki, bakımı da yeni yapıldı, Ali Bey sizi niye aradı anlamadık!”

¥

Mehmet Özmen, teşekkür edip ayrılıyor oradan.

Tespit tamam; asansör sağlam, inşaat halinde filan değil,

Yani, “Ali Kırca’yı bir kadın inşaat halindeki asansörün boşluğuna itti!” iddiası doğru değil!..

Mehmet Özmen, gerçeği yerinde öğreniyor.

Ali Kırca’nın hakkını teslim ediyor!..

Aradan yaklaşık bir hafta geçiyor.

Bir haber daha,

 “Ali Kırca’nın evine hırsız girdi, cep telefonunu ve televizyon kumandasını çaldı!” 

Mehmet Özmen, “Allaaah diyor, şimdi yandık! Elemanlar, geçen hafta asansör tamircisi olduğunu söyleyen biri gelmişti” derse, tam yandık, iftiraya kurban gittik!”

Gel de kurtar!..

Mehmet Özmen, acayip bir iş çevirmiş, başını belaya sokacakmış az kalsın...

Gazeteci böyle yapar, başını belaya sokar, sonra da nasıl kurtulacağını düşünür!...

Ve Ali Kırca gibi birinin de hakkını teslim eder, onun bir iftiraya kurban gitmesini engeller!..

Neyse...

Oradan bir şey çıkmamış...

Mehmet Özmen, “hırsızlık şüphelisi” pozisyonuna düşmemiş!..

Allah yardım eder doğruya!

¥

Mehmet Özmen’de hatıra çok...

Kendisine “kitaplaştırmasını” tavsiye ettim...

Bakalım.

Şimdi gelelim son hadiseye...

Hatırlarsınız değil mi; Mehmet Özmen Sayın Devlet Bahçeli’ye hoşa gitmeyen birkaç soru sordu diye genel merkezde bir arkadaşımızla birlikte işkenceye alınmış, yaralı bir şekilde sokağa atılmıştı!

O dava sürüyor.

İlk karar çıktı ve “MHP Genel Merkezi’ndeki saldırganlar” suçlu bulundu!..

O günlerde MHP yöneticilerinden bu olayın üzerine gitmelerini ve faillerin cezalandırılmaları konusunda bize destek olmalarını istedik, oralı olmadılar.

MHP yöneticilerine, “Bu 17-25 Aralık tezgâhına gelmeyin, paralel esas sizi mağdur edecek!” dedik, onu da dinletemedik.

Sonrası?

Malûm!..

İlâhi tecelli; Sayın Bahçeli ve ekibinin tezgâhtan kurtulmalarına büyük gazetecilik başarısıyla Mehmet Özmen vesile oluyor!

Google’a filan “Muhaliflerin kurultayında şok görüntü” diye yazın, Mehmet Özmen’in emeği ile oluşturulmuş yüzlerce haber göreceksiniz!..

Mehmet Özmen, muhalif kurultayının yapıldığı Büyük Anadolu Oteli’nin kuytudaki odasında icra edilen  “noter muhabbetini” kayda alıyor.

Ve seslendiriyor!..

Televizyonlar döndürüp döndürüp “skandal” görüntüleri veriyor, Mehmet Özmen’in sesiyle!

Ve o skandal “usulsüzlük” görüşmelerinin kayıtları, MHP Genel Merkezi tarafından mahkemeye taşınıyor!..

Muhalifler ağır bir Mehmet Özmen darbesi yiyor!..

Genel Merkez’i vicdanıyla baş başa bırakmak da bize düşüyor!

ALLAH SABIR VERSİN MUSTAFA KARDEŞİM

Baba acısı yamandır, bilirim.

Mustafa Karaalioğlu kardeşimin muhterem babası vefat etti.

Ali Amca, Allah rahmet eylesin.

Allah sabır versin Mustafa kardeşim

 

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23