• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Serdar Arseven
Serdar Arseven
TÜM YAZILARI

FETÖ’cü avı nasıl gidiyor?

17 Ağustos 2016


Serdar Arseven İletişim: [email protected]

Bir dost aradı:

“Devletin şu hassas biriminin şu yüksek noktasına, hem de darbeden kısa süre önce “milli eğitim” üzerinden yerleştirilen M.U.K.’a kimlerin referans olduğuna bakar mısın?”

Baktım; 

M.U.K.  FETÖ’den tutuklu!..

Referansları da AK Parti’nin önemli mevkilerinden.

Aman Allah’ım!

¥

Mehmet Özmen kardeşimiz, Sağlık Bakanı Recep Akdağ’a sağlık camiasının çok çok çok çok çok kritik yerinde bulunan mensubu hakkında birtakım bilgiler aktardı.

Sayın Akdağ, “Önceden getirilmiş bu zatın referansları iyi idi ama yeniden bakayım” dedi.

Sağ olsun, yeniden baktı.

Mehmet Özmen’den gelen son haber: “Abi, işlem tamam, o zat FETÖ’den gitti!”

Allah’tan Recep Akdağ gibi sağlam bakanlar da var.

İZAHI NE BU İŞLERİN, NE ALDANMASI BU SAATTEN SONRA!

Reisimiz Recep Tayyip Erdoğan boğazını yırtarcasına FETÖ ile mücadeleye çağırır, bu işin tehlikelerine vurgu yaparken, bazı bakanların görev alanlarında, hem de yüksek makamlarda FETÖ’cülerin yer bulmuş olmasını nasıl izah edersiniz?

Gelelim sivil toplum örgütlerimize; oralarda da çok üst düzey pozisyonlarda bulunan bazı isimlerin FETÖ bağlantıları ortaya çıkıyor.

Bunlar nasıl oldu?

Sonra…

Gelelim medyaya…

Abant toplantıları gündemde, gazetecilere zarf zarf para dağıtılmış.

Abant’ta boşuna mı parlatıyorlardı bazı adamları; oralarda boy gösteren, tebliğ sunan, oturumlara konuşmacı olarak katılan siyasiler, gazeteciler bir kontrolden geçirilmeli, değil mi?

Bakın bakalım, Zaman gazetesi kimleri yüceltmiş ve niçin yüceltmiş?

Sebepsiz mi?

Soralım: AK Parti’den, MHP’den, CHP’den ve “küçük” partilerden kaç kişi FETÖ’cü olduğu için atıldı?

Yoksa bunlar, son ana kadar her yana sızdı da partilere mi sızamadı?

Oraları ihmal mi etti?

Ne güzel, FETÖ’nün siyasi ayağı yok!..

Bir ayak ki, ne ayak!..

ŞAHSIMA ERGENEKON TEZGÂHI!

Kendimi kalemin akışına bıraktım, öyle devam edeyim: Zaman gazetesinin meşhur Ankara Temsilcisi Mustafa Ünal’ın (Bir zamanlar medyadaki tayinlerle ilgilenirdi!) “gerisinden” ayrılmayan gazetecileri teker teker biliyoruz.

Benim kendisiyle birebir kaldığım hiç olmamıştır, oturup bir yerde karşılıkla çay bile içmemişizdir.

Ne “asosyal” adamım di mi?

¥

Mustafa Ünal, “Serdar Arseven’i hiç sevmedim!” demiş bir ortamda ve eklemiş, “O da bizi sevmedi!”

Doğru sevmediler.

Çünkü gıcık bir adamdım!..

Daha paralel mevzuları filan yokken, birkaç yazıda pas attım ama iş geldi dayandı “omurga” meselesine.

Kullanılmaya müsait değildim, kalça sallayanlardan olamadım!

Taaaa 1998 yılında Akit’te “ABD’nin halife adayı Fetullah Gülen, Rahvanım Sultanım” seri yazısını kaleme almıştım.

O günlerde, feci kampanya başlattılar.

İnternet yoktu, faks yağmuru ile götürdüler işlerini, “Fitneci Serdar!” olduk.

Sonra…

Emniyet sözde korumaya aldı bizi, Sibel Eraslan kardeşimiz ve bendenizi Ergenekon öldürecekmiş!..

Eraslan kardeşimiz o günlerde beni arayıp, “Serdar bey, ne yapmak lâzım?” diye sordu.

“Ben hiçbir şey yapmıyorum” diye karşılık verdim.

Merhum Hasan Karakaya ağabeyim, Allah ondan razı olsun, ikimizin de tehdit altında olduğunu duyurdu.

Ergenekon tehdidi!..

Aslında tehdit başka yerdenmiş, FETÖ usulü!

“Bunlardan hep uzak kaldım, ne uyanık adamım” diye hava atıyor değilim, Allah korudu, Allah beni böyle yaratmış şükürler olsun, pimpirikli adamım ya, her yaklaşana şüpheyle bakıyorum.

Dostlarımı da gerek gördüğüm yerde uyarıyorum, onun için pek “hazzetmezler” benden.

Gerçekler acıdır zira, biraz da acıtır!

Galiba bugünlerde olabildiğince pimpirikli takılmakta fayda var…

Her yerde ve özellikle de medyamızda.

Haber, araştırma servisleri çok uzman, çok tecrübeli, çok güvenilir gazetecilerin süzgeçlerine muhtaç.

Neler görüyoruz neler; bazı medya organları FETÖ’cülükle uzaktan yakından alakalı olmayanları FETÖ’cü ilan ederken, kimi FETÖ’cüleri de aklıyor.

¥

İşler çok zor şimdi, devlette acayip bir karmaşa var, herkes birbirine FETÖ’cü diyor, öyle kişilerin FETÖ’cülükten gittiğini görüyoruz ki, “Acaba hâlâ FETÖ etkisi mi var?” diye soran okuyucularımıza cevap vermekte güçlük çekiyoruz.

Artık 17-25 Aralık kriteri de yetmiyor; 28 Şubat sürecinde “yamuk” duranları, sonradan Paralel’in “TİB”ine abone olanları, paralelin “himmet” tezgâhının bir numaralı aktörleri olan işadamları ile  “nedamet” kılıfının altında iş tutanları, hepsini yeni baştan ele almak şart.

¥

Parası ve gücü olanın yırttığı, arada yine “garibanların” gittiği bir çark mı işliyor acaba?

Birileri birilerine “Mavilim mavişelim tenhada buluşalım, güzelce anlaşalım!” mı diyor?

Son cümlem: FETÖ ile mücadelenin gidişatından memnun olanlar, yazdıklarımı dikkate almasınlar! 

 

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23