• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Serdar Arseven
Serdar Arseven
TÜM YAZILARI

FETÖ belâsı “hepimize” kapak olsun!..

21 Ağustos 2016


Serdar Arseven İletişim: [email protected]

Ayağım taşa takılsa, “Ne kabahat işledim?” diye düşünürüm.

CHP’li ailemde büyütülüyorken başıma sık sık “belâ” gelirdi ve türlü belânın beni bulmasına kahreder dururdum.

Sonra sonra “hesap” meselesi takıldı kafama; 

“Hâşâ zulmetmez kuluna Hüdâsı

Her kulun çektiği ancak kendi cezâsı!”

¥

Hadi bakalım, gel de çık işin işinden; ne yaptım da böyle oldu?

Kur’an-ı Kerim’e baktım mealinden de olsa, oradaki Müslüman ile benim alâkam yok!..

Sonra sonra, kendime çekidüzen vermeyi düşündüm, belâlar devam etti ama devâlar da birbiri ardına geldi, şükürler olsun.

¥

İslâm’la tanışmamın ilk günlerinde “örnek aldığım” ya da “örnek almak istediğim” nice Müslüman vardı, onlara yanaştım, onlarda İslam’ı aradım.

Kimi vakit buldum ama süreç ilerledikçe, sivil itaatsizlik akımının babası Thoreau’nun dediği gibi, “Para, insanla idealleri arasına girdi!”

Gittikçe sorgulamaya başladım;

Makamlar, mevkiler, diğer maddi imkânlar birer araç mıydı yoksa amaç mı?

Kim, neyi, niçin yapıyordu?

Sokaktaki garibanı ezen zulümler, birilerine “rant alanı” mı açıyordu?

Kafamdan geçen bütün düşünceleri kovmaya, hüsn-ü zanda çizik oluşturmamaya çalıştım.

Yıllar yılı böyle oldu, hep kendimden başladım, başkalarının samimiyetini sorgulamaktansa kendimi “düzgün” tutmaya çalıştım.

Yoldan çıkma noktasına geldiğim anlarda, Cenab-ı Allah’ın yardımı geldi, pek çok bâdireyi ufak çiziklerle atlattım.

“Gelenekten gelmemek” kısmetim oldu belki de, doğuştan mensubu olduğum bir “muhafazakâr grup” olmadı;

“Kemalist” bir çevrede büyüdüm, o “cemaate” de mensup olamadım, Kemalist’lerin de bir kulu putlaştırdığını fark ettiğimde oradan da kaçtım.

Bir kulun kerametlerine yaslanan dini akımlara da sıcak bakamadım, tasavvufa ilgi duydum, sevdim ama çoğu yerdeki “bağlılıkların” insanı tehlikeli noktalara düşürdüğünü gördüm.

Partiler de “kutsallık atfedilen” yapılara dönüşmüştü, CHP kendince ve diğerleri kendilerince…

Kimi sorgulasam karşıma “Onun kadar mı bileceksin, mutlaka bir bildiği vardır” gibi kalıplar çıktı, herkes her olanda “kul kerameti” (!) aradı, arıyor ve de…

Geçen gün, tıfıl partinin “sahte prof”unu eleştirdim, tepkiler yağdı; “Onun ismini diline getirmeden önce gusül abdesti alman lâzım!”

Yani bu kadarı olur putlaştırmanın!..

¥

İşte bin türlü sapma, araçların amaç haline gelmesi, “popülist” din anlayışı,  “millet yediği müddetçe her şey serbest!” yaklaşımı bünyeyi eritti de eritti!..

Hep “duruma müsait” işler yapıldı, adalet adamına göre uygulandı, sabitler azaldı, “kutsal” mücadeleler niceleri tarafından nice “bozuk” amaçlara araç kılındı.

PKK’ya en fazla karşıymış gibi görünenler PKK ile alttan alta ticari ilişkiler kurdu, FETÖ ile ne işlere girildi, çokları işine geldiği için “Dinler Arası Diyalog” zırvasını görmezden geldi, Allah beni affetsin, ben de bir ara ters düşmemek için “Türkçe Olimpiyatları”nın Türkiye’nin reklamı açısından faydalı olduğunu yazdım, ne kadar sene önce olursa olsun, kabahat!..

Diyanet İşleri Başkanı bile fena yanılmış, nasıl oluyor bu, FETÖ’nün “Din” alanındaki sapkınlığını koca Diyanet Başkanı ve camiası nasıl göremez?

Sorular çatır çatır çalınırken, Beyaz TV ekranlarından dönemin ÖSYM Başkanı’nı istifaya davet ettim, nice “Dini bütün”den tepki geldi, “İyi adamdır, niye kâfirler gibi o adamı hedef alıyorsun!” diye.

Vaktinde birçok gazeteci, muhafazakar, AK ruhlu ve şimdi “En bi FETÖ karşıtı” gazeteci bir zamanlar Fetullah’ın Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı’ndan çıkmazdı, niçin sevap diye mi, hayır çıkarlar öyle gerektiriyor diye!

Akit’in CIA kaynaklı olduğunu ilan ettiği holdinglere ilişkin Serdar Arseven- Mehmet Özmen “imzalı” manşet haberine bakın; o haberin işaret ettiği FETÖ şirketlerinin sıkışmışlığından istifade malı götürenler de bizde…

Felâket!..

¥

Mevkiler, makamlar, müesseseler birer araç idi, bizlerin bir büyük “dâvâ”sı  var idi, bu “dâvâ” uğruna nice şehit, gazi vermiş idik, nice mağdurlar ve mağdureler…

“Başörtülü bacılarımız” için ne “şiirler” yazmış idik…

Gençlerimiz Fatih’in İstanbul’u fethettiği yaşta idi ve dahi “bin atlı akınlarda çocuklar gibi şendik”!

Sonra sonra…

Uzatmakta ne mânâ FETÖ belâsı geldi başımıza, müthiş şefkat tokatları yedik, hatta bombaları!..

Bakıyorum da, ohooooo!..

Gafletin ne koyu insanoğlu!.. 

 

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23