• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Serdar Arseven
Serdar Arseven
TÜM YAZILARI

Ceddin Deden, Müşteri Temsilcin Nurten!

13 Ağustos 2016


Serdar Arseven İletişim: [email protected]

Cumhurbaşkanımız Erdoğan, vatanı için tanka kafa atan kahraman vatan evlatlarının ‘darbenin milli ekonomimize etkilerini azaltmak için” 9 milyar doları şaaaaak diye Türk Lirası’na çevirme delikanlılığına bankalarımızın da katkıda bulunmasını talep ediyor.

Bir insafa gelse şu gezici faiz lobisi.

¥

Banka!..

Nedir banka?

Siyonizm’im sömürü vasıtası, en şeytani işgal aracı…

Köylün, esnafın, muallimin taleben …

Hatta “bedelli askerlik” hakkından istifade eden vatan evladı ve dahi askerdeki bedelsiz evladına “sekiz köşe kasketiyle omuzunda sakosuyla” para göndermek mecburiyetindeki baban, babalarımız, babalara gelenlerimiz…

Hep birlikte…

Ve dahi seve seve, bankalara gitmek durumundayız.

Olmadı “katılım” usulüyle!..

Modern zamanların bu en acımasız sömürü aracı, bankacılık sisteminden uzak kalma hassasiyeti zirve yapmış “hocaefendilerimiz”in bile yolunu keser bir şekilde.

Olmadı teğet geçer!..

“Manyak dumrul” gibi, geçenden yüzde 20, geçmeyenden yüzde 10!..

Böreğine kan doğrar katran karası geceler!..

Ve bizim sokaktaki kahraman vatan evladı, inlet etrafı:

“Ey milli banka, Allah aşkına, düşük faizli kredi ver!..”

Hesapla kitapla, ister kitaba uy ister kitabına uydur...

“Metastaz” belasına uğrama karşılığında üç kuruş para kazanmaya gayret eden vatan evladının geliri 10 ise, bankaların “kanser ede ede” vurduğu 100 bin, bir milyar…

“Hizmet hareketi”nde sınır da sinir de yoktur icabında…

“Biyfendi biraz alçak sesle konuşur musunuz, diğer müşterilerimiz rahatsız oluyor!”

Diğer müşteriler, ya da yolunacak diğer kazlar!..

Bas, sıra numarası al, yolunmayı bekle!..

Bir de “müşteri temsilcisi” var, o da “first class” müşterileri yolmacı!..

Oraya koymuşlar, vitrine…

Güzel de!..

¥

Vatan evladı oradan çıktı…

Şimdi de, “telekomünikasyon” tezgahından geçecek!..

Gel Mehmet gel!..

“OOOOlum,  bu ne; bilmem ne cell faturaya fena şey etmiş!”

Müşteri temsilcisini arayıp ulaşabilirsen soracan.

Ses tanıma sistemi yapmışlar; beni sesinden tanır, ben özelim, Cevat’ım, Muhsin’im, Fatma’yım, Ayşe’yim, Hüseyin’im, 21 yaşında çağ açıp çağ kapatan Fatih’in nesliyim!..

- Ceddin deden, müşteri temsilcin Nurten!..

Ses tanıtmaca bir dert, tanıtamayıp yeniden uğraşmaca bin dert, oradan oraya aktarılmaca, geri döndürülüp küfür etmece, sonra nihayetinde müşteri temsilcisi Ayten’e ulaşmaca…

Ya da “Ümmet”e…

Ümmet aşkına, bir sorular ki dönersin şaşkına.

Adamın marifeti konuşturmak, “isminizi alabilir miyim?”

“Abuzitttin!”

 “Pardon alamadım?”

“Neyi?”

“İsminizi”

“Abu-zit-tiiiiin”

“Memnun oldum Abuzittin bey!”

“Ben de!”

“Telefonu siz mi kullanıyorsunuz?”

“Evet”

“Hat sizin üstünüze değil.”

“Evet, amcamın üstüne!”

“Amcanızı hatta verebilir misiniz?”

“Amcaaaaa, al seni istiyor kadın!”

“Evet, aluuuuuu!”

“Biyfindi ismizini alabilir miyim?”

“Muhittin”!

“Muhittin Bey, hattınızı yeğeniniz mi kullanıyor?”

“HE, ne oldukine!!!”

“Tamam, yeğeninizi alabilir miyim hatta!”

¥

Nurten, Muhittin’den teyit aldı, yeğeni döndü.

Aynen bende kayıtlı bu muhabbet, isimler farklı olsa da cisimler gerçek.

Yeğen dedi ki;

“Bana 118 bilmem neden, ben farkında olmadan 50 kâğıt takmışsınız!”

“Nasıl kâğıt!”

“Lira yani, 50 lira takmışsınız!”

 “A öyle mi?”

“He!”

Takıntıyı giderme işlemi 9 dakika, öncesi de var, bir dakikanın sonrası faturaya yansıyormuş, getti getti gettiiiii 50 lira daha!..

Vatan sağolsun!..

Celll celllll, şehitlerimizin yanında!..

¥

Bankacılık ve telefonculuk kazıkları muhtelif…

Bir de sigortacılık var…

Yazdık yazdık, indirime gittiler sağolsunlar!..

O zamana kadar giden gitti, kalan sağlar bizimdir!

Dağlar omuz omuza, sağlar omuz omuza!..

¥

Bir çark ki öğütüyor ne varsa.

Konuş Mehmet’im konuş…

Konuş, kükre hatta, vatan şairim Mehmet Akif’im:

Şu Boğaz Harbi Nedir, var mı ki dünyada eşi?

Eski Dünya, Yeni Dünya bütün akvam-ı beşer

Kaynıyor kum gibi, mahşer mi, hakikat mahşer.

Kafa, göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el, ayak…”

¥

Ah kavanoz dipli dünya ah; 

Bu ayaklar ne ayak!.. 

 

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23