• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Serdar Arseven
Serdar Arseven
TÜM YAZILARI

Bir Bayram daha... Yavaş, yavaş!

05 Temmuz 2016


Serdar Arseven İletişim: [email protected]

Filmin başkahramanı, “Elindeki telefon çok güzel, Iphone di mi, peki Iphone kaç?” diye sordu işadamına.

Iphone 5, bir de ES’i var,  zamanın en kral cep telefonu.

“Peki” dedi gariban:

“Kaç Iphone’luk ömrün kalmıştır sence?”

¥

Adamlar sürekli olarak üretiyor, Iphone 6, 7, 8, 9, 10, bir de “ES”leri filan var…

Bunlar devam edip gidecek ve Iphone’ların birinde bizim ömrümüz bitecek, “50’ncisini” görecek değiliz herhalde!..

¥

Hepimiz boğazlarımızda “zincirler”…

Dolaşıyoruz…

Dolaştırılıyoruz daha doğrusu!

 “Derdi Dünya Olanın Dünya Kadar Derdi Olur” demiş, Hak dostu.

Dertlerimiz dünyalardan büyük, “Biri biterken diğeri de başlar!” diyor ya şair, devamını yazmayalım, zira isyan kıvamında!

Dert listesi uzun; geçim sıkıntısı derdi var kiminin, en büyük dert diyorlar.

Zenginin derdi zenginleştikçe büyüyor, daha çok tapu, daha çok kiracı, daha çok evrak, daha çok vergi mükellefiyeti, daha çok risk, daha çok hesap ve muhtemelen daha çok günah!..

Makam, mevki ihtirası acayip; her yerde küçük krallıklar var, “başkan”dan geçilmiyor, şöyle gümbür gümbür “Başkanım, başkanım!” diye bağırsan kırk kişi kafayı çevirecek!

Sanayi Bakanlığı’na gittim bir gün.

“Daire Başkanı İrfan Bey’i ziyarete gelmiştim” deyince, kapıdaki “özel güvenlik” elamanından aldığım karşılığa bak:

“Burada herkes başkan!”

Bir de “Genel”i var, minicik dernek, başkanı da “Genel!”

Geçen gün Emniyet’e gittim, araba  “yerli”, gayet ucuz bir şey.

Kapıdaki “Nereye geldin!” diye sert bir tonla sorgulayınca….

“Biraz sakin lütfen, biraz sakin!” dedim.

Adam irkildi.

Hal ve hakaretlerimden “Görmüş, geçirmiş” (Ve de tanıdığı çok olan!) bir vatandaş olduğumu mu çıkarttı ne, birden tavrı değişti.

“Pardon, özür dilerim!” dedi.

Ben de özür diledim…

Ve dahi:

“Lüks araçlı, tercihen de siyah mersedesli bir adam olsaydım bana böyle hitap eder miydiniz?” diye sordum.

Yanındaki cevap verdi:

“Sen haklısın kardeş, bizde hep böyle, ye kürküm ye!”

Fark ediyorum bunu, ne zaman “şık” takılsam bir ilgi bir alâka!..

Üstündekine göre değer buluyorsun, ekranlar da öyle, dikkat edin,  köylülere “sen” diyorlar, diğerlerine “siz”!

Altan Raşit Civan dostumuz, bir iner bir çıkar...

Günün birinde yine “Genel  Sekreter” olmuştu, makamı çikolata, çiçek dolu...

Ve herkes pek seviyor ve çok sayıyordu onu!..

Demişti ki, “Bir ay önce arayan yoktu, bu makam acayip bir şey be Serdar!”

Hadi bakalım yedin mi lafı; geçen ay niye aramamıştın oğlum Serdar, genel sekreter olunca mı kıymete bindi!

¥

Köyün birinde yaşlı amca…

Nereden geldiğimi sordu.

“Ankara’dan” dedim.

İkinci sorusu, “Ev senin mi!” oldu!.

“Hayır” dedim;

“Kira!”

Şöyle bir süzdü ve yüzünü yandakine döndü.

Oturduğu evin bile sahibi olmayan adamla laflayıp ne edecen!

¥

Bir teyze…

“Ne iş yapıyorsun oğlum” dedi.

“Gazeteciyim teyzeciğim.”

Durdu.

Baktı.

Acıdı zaar, bakışları öylesine şefkatliydi.

Durdu, baktı.

Ve…

“Olsun olsun, işsiz kalma da!” dedi.

O zamanlar sadece gazeteci değildim bir de “müdür”düm.

Müdür olduğumu söylemediğim için pişmanlık duydum!

¥

Hayatı çok sıkı tutuyoruz, derdimiz dünya, “imar” etmek başka “inşa” etmek başka.

Biz “inşa” ediyoruz, kat üstüne bir kat daha, bir kat daha!..

Göğe yakın, toprağa uzak!..

Mübarek topraklarda,  bir Karadenizli kardeşimin memleketle telefon konuşmasına kulak misafiri olmuştum.

Nerede kaldığını tarif ediyordu:

“Şeytan’a çok yakın yerimiz, Kâbe’ye çok uzak!”

¥

Ne yıllar geçti ne yıllar…

Tuhaf mı ne; insanoğlu yaşlandıkça daha da hırslanıyor.

Hırsı artıyor, merhameti azalıyor,  gafleti artıyor, infakı azalıyor.

Bütün bunlar teknoloji geliştikçe ve madde arttıkça daha da böyle oluyor.

Bayram’a hazırlanırken diyorum ki;

-Uçakla gidersen etrafı seyredemezsin.

-Otomobille çok az seyredebilirsin.

-Bisiklet çok daha iyi, hem spor olur, hem de havayı çekersin içine.

-En iyisi yürümek, mümkün olan her yere yürümek!

Vakti yudum yudum içerek, vakti adım adım değerlendirerek, ağaçları, kuşları, çiçekleri, böcekleri görerek…

Hissederek yürü…

Devamlı yürü ama yavaş!..

Namazını da yavaş kıl.

Yavaş yavaş!..  

 

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23