‘Ortak Paydanın Lokomotifi’ni Oluşturacak Kadro

03 Mayıs 2019 Cuma

Son iki haftamız “Kızgın demiri soğutma ve Türkiye İttifakı” çıkışının Devlet Bahçeli’yi üzmeye matuf, MHP’yle kurulan Cumhur İttifakı’nı tedirgin edecek bir alternatif arayışı olmadığını, asla olamayacağını uzun uzun izahları dinlemekle geçti neredeyse. Hatta öyle şeyler söylendi ki; tarih boyunca Cumhur İttifakı’nın misli menendi bulunmayan bir model olduğunda başlanıp ortada siyasi manada seçime veya koalisyona yönelik hiçbir projenin zinhar akıllara bile gelemeyeceğine dair teminatlar verildi.

Yanlış anlamıyorsam epey bir zamandır Hükümeti destekleyen medya organlarında Cumhur İttifakı’nı destekleme yönündeki söylem ve duruşlarda Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AK Parti temsilcilerinden daha ziyade Bahçeli ve MHP sözcülerinin söylem ve duruşları daha çok öne çıkıyor, belirleyici oluyor. Tabii, daha güçlü ve kitleleri etkilemek bakımından mesajlar Bahçeli ve MHP sözcülerinden geliyorsa yapacak bir şey yok. Ancak ölçüsüz ve günü birlik derme çatma planlar dâhilinde öne çıkarılan bu söylem ve mantık içinde sonuçları ağır olabilecek birkaç stratejik mahsur barındırıyor.

Neden Fayda-Zarar Hesabı Yapılmasın?

En önemli mahsur AK Parti’yi söylemi, kadroları ve teşkilatıyla kendi başına toplumu kuşatabilir bir parti iddiasından uzaklaştıran bir zaaf görüntüsü yaratmasıdır. İkincisi buna bağlı olarak ittifak ilişkisinin bağımlılığa dönüştüğünü ilan eden göstergelerin artışıdır. Üçüncüsü de sadece dış politikayı değil diğer partilerle ilişkileri ve parti içi dengeleri dahi MHP’ye bakarak hizalayan bir görüntü giderek ağırlık kazanmaktadır. 

Diğer taraftan MHP hemen hiçbir proje üretmeden sadece artan/arttırılan gerilim üzerinden merkezi bir konuma oturmaktadır. Oy potansiyelinden de teşkilatlanma gücünden de çok daha fazlasıyla siyasetin kodlarını belirlemekte, kamuoyunun nabzını istediği gibi yönlendirebilme imkânlarını elinde tutmaktadır. Nihayet AK Parti eliyle şunca senedir başta Anayasa ve Ceza Kanunu, eğitim öğretimde kışla mantığının seyreltilmesi, Kemalist sembol ve törenlerle toplumun terbiye edilmesine son verilmesi gibi yapılan pek çok reform ve ileri adım ittifak ruhunun gölgesinde kalmıştır. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmaları AK Parti teşkilatları ve toplumda ne kadar heyecan uyandırıyor? Eskisi gibi mi verdiği coşku? Cumhurbaşkanı’nın konuşmaları heyecan dalgası oluşturması, ikna etmesi ve güven vermesi bakımından daha mı az yoksa daha mı fazla bir etki oluşturuyor? Bu konuşmaların MHP lideri Bahçeli tarafından desteklenmesi ve takviye edilmesi dengeleri ne yönde ve nasıl etkiliyor acaba? Bu soruları her bir önemli gelişme için ısrarla sormak ve objektif bir biçimde cevabını aramak gerekiyor. Çünkü medyada çizilen tabloyla toplumsal tablo uzaktan yakından ilgili, ilişkili değil. 

Kimler Bu Duvarın Tuğlası Olur?

Seçimlerin bir hafta öncesinde Yenikapı Mitingi’ne çıkarken Tansu Çiller ve Mehmet Ağar’la verilen fotoğraflar kamuoyu nezdinde hangi duyguları harekete geçirmiştir mesela? Bankaların batıp Borsa’nın çöktüğü 5 Nisan Kara Çarşamba’yı da Türkiye’deki faili meçhul cinayetler döneminden 27 Nisan e-muhtırasında oynadığı role değin son 20-25 yılı hatırlayanlar, bilenler açısından Çiller ve Ağar’la aynı karede gözükmenin manası hiç de hayra alamet değildi elbette. Peki, gazete manşetlerine resimler eşliğinde “Semra Özal da Cumhur İttifakı’nı destekleme kararı aldı” haberleri yazarken “kokanapapatyalar” mazisinin bıraktığı kirli, itici ve dağıtıcı algıyı akledecek makul bir adam da mı yoktu ortalıkta?

Mesaj nasıl alındı, alınan mesaj nasıl ve ne kadar pratiğe geçti bilemiyoruz. Fakat Kızılcahamam’da yapılan değerlendirme toplantısında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasında şu iki cümle de geçti: “Gün 82 milyon olarak tıpkı bir duvarın tuğlaları gibi birbirimize kenetlenme günüdür. Cumhur İttifakı ortak paydanın lokomotifidir, en büyük temsilcisidir.” Bir duvarın tuğlaları Kur’an-ı Kerim’den öğrendiğimiz çok güzel bir metafordur. 

Kardeşlerin birliğini, bütünlüğünü, kaynaşmasını ve düşmanlarla bu şekilde mücadele etmesini öğütlerken yapılan benzetmelerden biridir. Propagandayı ve enaniyet gösteri yapmayı bir tarafa bırakarak sorulması gereken soru şudur: Bir duvarın tuğlaları olarak bir araya gelinmesi gerekenlerle bir araya gelmek için ne kadar çaba sarf ediliyor? Soruyu bir de tersinden soralım isterseniz: Bir duvarın tuğlaları olmayacağı belli olanlarla bir araya gelmemek için yeterince direnç gösteriliyor mu?

Görülen o ki “ortak paydanın lokomotifi” gibi iltifatlarla Cumhur İttifakı’ndan başka bir arayış, alternatif veya müzakere süreci yaşanmayacağı daha güçlü bir biçimde deklare edilsin istenmiş. Olabilir elbette. İyi ama MHP’ye veya AK Parti’nin MHP’yle ilişkisine yönelik eleştirileri en baştan mahkûm eden, kötü niyet ve nifak alameti sayan, hiçbir surette muhasebesini yapmaya veya daha makulünü aramaya müsaade etmeyen blokaj hangi akla ve mercilere hizmet ediyor acaba? Kimi FETÖ veya PKK itirafçısı, kimi Maoculuktan veya ulusolculuktan kimi de gece kulüplerinden devşirilmiş trollerin ağzına bakarak siyasal ittifakları kurmaya ya da bozmaya, toplumla ilişkileri düzenlemeye kalkışmak intihardan farksız bir seçenektir. 

Çiller ve Ağar’la bir tek fotoğraf karesi düzeyinde bile olsa topluma takdim edilen imajın hiçbir faydası olmamıştır ama zararı çok olmuştur. Bahçeli ve MHP’yle FETÖ ve PKK’ya karşı mücadele ortak paydasındaki birliktelik ise kısmi bir faydası olmakla beraber kamuoyunda azımsanamayacak düzeyde dağıtıcı, güvensizlik ve takatsizlik telkin edici bir etki oluşturmuştur. AK Parti duvarını eskisi gibi sağlamlaştırmak istiyorsa ithal veya devşirme, suni ve makyajlı tuğlalara kesinlikle güvenmesin. Kenetlenmesi gereken ve temeli oluşturan tuğlaları itibarsızlaştırarak, karikatürize ederek ve ahlaksız trollere yem ederek kardeşlik değerlerini hepten tüketmenin, doğal enerjiyi heba etmenin âlemi yok. Duvarı oluşturan tuğlaları söküp söküp attıkça mevcut ittifak edilgenliğe ve bağımlılığa dönüşecek, bir süre sonra da tükenişe sürükleyecektir.

 

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • Muharrem KılıçMuharrem Kılıç1 ay önce
    Ümmetçilik projesi çöktü..şimdi gençler Türk Milliyetçisi oluyor. Eskiden namaz kılankara toplumda dürüst adam, hak yemez, Allahın yolunda giden adam der saygı gösterirlerdi. Şimdi Namaz kılana güven sıfıra indi. Müslümanlar artık sadece para kazanıp yurt dışına aktarmakla meşgul. Yeni bir din icat oldu AKP Müslümanlığı. Hiç bir kutsal olmayandin adete. Erdoğan'ın bir yanlışına karşı çık anında kafir terörist vatan haini oluyorsun. Erdoğan bu işi yanlış yaptık diye öz eleştiri yapınca da silahşörler kafasını kuma gömüyor. Bu dinin sözcüleri ise sarhoş ROK. ve Nagihan Alçı. Siyasal İslam bir daha ayağa kalkmamak üzere tarih olmuştur. Kaderi de Bahçeli'ye iki dudağı arasındadır. Artık AKP yi bile Bahçeli idare ediyor görüntüsü hakim oldu.
  • nusret hocanusret hoca1 ay önce
    Bizden olduğu bilinen ama çabaları ne yazık ki nemrutların ateşini körüklemekten başka bir fayda getirmeyenböyle bir kaç dindar yazarın olması, amaçları ne olursa olsun "düşmana ne hacet" dedirtiyor...Ve böyle yazarları olan gazete de bu haliyle "İktidar yanlısı medya" olarak biliniyor..
  • MESUT TOPAKMESUT TOPAK1 ay önce
    Yazarın yazısına yaptığım yorumu yayınlamıyorsunuz.Hakaret içermemesine rağmen bunu yapıyorsunuz.Sizde yazarla aynı düşünüyor ve farklı düşünceye tahammül edemiyorsunuz.Yazarın MHP ile bir sorunu olabilir.MHP yerine HDP ile mi yoksa CHP ilemi işbirliği yapılmalı?
  •  CAVCAV CAVCAV1 ay önce
    Sayin Sofuoglu.musluman aleminin en buyuk sorunu tabiki birlik beraberlik olmamasidir neden birlik ve beraberlik yok once bunu arastirmalusin.cevap gayet basit.cunku islamiyet baska muslumanlik baska.muslumanlar malesef calusmiyor uretmiyor islam cografyasi hurafeye vahabilige yobsazliga gomulmus.2 milyara yakin musluman yani 52 tane musluman ulke 1 almanya kadar bilim sanayi teknoloji katma deger uretemiyor.tembellik esir almis.biz once insan olmasina bakmaliyiz karsimizdakinin sonra dinini sormaliyiz.kine nefrete uzak durmak insan sevgisi doga tabiat sevgisi temizlik onceligimiz olmali.en buyuk dusmanimiz cehalettir
  • Hayta Hayta 1 ay önce
    Sn yazar görüşleriniz objektif olarak doğru tespitler olarak algılanabilir toplumun büyük kesiminde lakin o dediğiniz ittifak yada Tansu çiller ve Mehmet Ağar durumu ancak diğer liderlerde ters teper güneydoğuda yada açılım süreci Anadolu'da sn cumhurbaşkanı iyi bir liderden ziyade güçlü bir din olgusuyla birleşikken bu durum fark etmiyor peki oy kaybına gelince ekonomik durumlar düzeldi ği anda gene aynı güçlü pozisyon ve oy artışı olacaktır iyi bir dindar liderlik durumu tekrardan çözüm sürecini orta Anadolu ya bile benimsetir tekrardan bakmayın kılıçdaroğlu na yapılan varan millet saldırılarına sn Erdoğan olunca barış isteyen gık çıkmaz o saldıranlardan
  • HasanHasan1 ay önce
    Baskanlik sistemi ittifak yapmadan baska nasil uygulanacak onuda bir yazsaydiniz ak partinin oyu yuzde 50yi geciyorda biz mi bilmiyoruz mhp ve bahcelinin destegi olmasa ak parti iktidar recep tayyip erdoganda baskan olamazdi bunlari bilerek elestirmek gerek.
  • SofuoğluSofuoğlu1 ay önce
    VİKİPEDİ:Yeni Akit"islamcı ve sosyal muhafazakar ulusal günlük gazete.Aşırı sağcı,ateistlere,eşcinsellere nefret söylemine başvuran,köktendincilikle eleştirilen bir gazetedir."Bu gazeteninyazarlarına yorum yapanların yüzde yetmiş beşi, bu gazetenin MUHAFAZAKAR-MİLLİYETÇİ duruşuna karşı olan FETÖ'cü ve CUMHUR İTTİFAKINAkarşı olanların hakarete varan yorumlarıyla doluysa; İslamcı yazar olarak bilinen Abdurrahman DİLİPAK, hem seçimden önce, hem de seçimden sonra, başka yazacak bir şeyi yokmuşcasına başkalarının suyuna sabununa dokunmadan mütemadiyen, AKP ve CUMHUR İTTİFAKINI eleştirilerine devam ediyorsa, (Muhafazakar+Müslüman+Milliyetçi) yani, bizim tarafkaybetmeye mahkümdur.Çünkü, içimizde birlik beraberlik yok.Her kafadan bir ses.Halbuki hepimizin hadefi aşağı yukarı bir. Ama, malesef biri birimizin kuyusunu kazarak, hem İÇTEKİ, HEM DE DIŞTAKİ BİZİ YOK ETMEYE ÇALIŞANLARIN EKMEĞİNE YAĞ SÜRMEKTEYİZ.
  • ATATURKCUATATURKCU1 ay önce
    KABILELER ASIRETLER CETELER FEODAL YAPILAR VE ORTACAG ZORBALIGININ EGEMEN OLDUGU HERKESIN SILAHLANIP KENDI KANUN VE GUVENLIGINI SAGLADIGI DEVLET OTORITESININ OLMADIGI YEMEN LIBYA AFGANISTAN SURIYE IRAK ARAKAN FILISTIN SOMALI GIBI OLMAMAMAK ICIN ITTIFAKTAKI ANA OMURGA ATATURKCULUK ULUS DEVLET YAPISI KORUNMALI.
  • yusuf ozaydinyusuf ozaydin1 ay önce
    Hersey teferuat detayda olan cumhurbaskanligi secimimde yuzde 51 i garantiye almak bunuda en saglam en garanti mhp yi kafesleyerek garantiye almak cunku mhp nin en kotu bitti denildigin de yuz de yedisi cepte cantada keklik en asgarisiyle bu yuzde yedi her zaman r.t.erdoganin arka cebinde cantasinda uzeri ne gelirse cabasi siz simdi mhp yi veya mhp lileri milliyetcileri r.t.erdoganin sevdiginden haz duydugundanmi ittifak yaptigini vatan millet icinmi diye dusunuyorsunuz akp nin yuzde 44 aldigi oydan daha garanti mhp nin en az en az yuzde 7 disi r.t..erdogan her zaman hedefi puf noktasini bulur 12 den vurur vatan millet hikaye mhp e bahane cumhur secimi 51 bir hani hedef 2023 ya o misal hedef her zaman cumhur secimi cumhur secimi
  • erhanerhan1 ay önce
    bakın bu kişinin AKP- MHP ittifakından başka hiç bir ittifaka, hiç bir kimseye tek laf ettiği var mı? Yok çünkü CHP liler bu ittifaktan rahatsız,kendisi de.O halde bu kişi kimin sözcülüğünüyapıyor, gönlü hangi tarafta.Oysaaçıkça "CHP liyim " desemesele yok . çünkü bu kendisinin en doğal ve yasal hakkıdır .Ama bunu da yapmıyor. çünkü o zaman stratejisi, taktiği bozulur.( deşifre etsem ,yazsam ki ne.her zaman yaptığı gibi yayınlamaz)
  • EkremEkrem1 ay önce
    Bahçeli bohçasını hiç emek harcamadan doldurdu, emikledikçe emikliyor, ak partiden kaçan seçmen bahçelinin ağına düşüyor, her geçen gün daha fazlasını istiyor, kaybettiği düşünülen bahçeli zafer kazanıyor, bu ittifak bahçeliyi kanlandırdı!

Günün Özeti