Milli Mücadele Döneminde Bilecik
Milli Mücadele Döneminde Bilecik
HÜSEYİN ÖZTÜRK
Bu hafta tanıtacağımız eser, Bilecik Şeyh Edabalı Üniversitesi Yayınları arasından çıkan ve Prof. Dr. Taner Bilgin’in kaleme aldığı, “Milli Mücadele Döneminde Bilecik” ismini taşıyor.
Tarihini bilmeyenler, okumayanlar, anlatmayanlar, yazmayanlar, pusulası olmayan gemi kaptanına benzetilir. Eninde sonunda gemiyi karaya oturtur.
Tarihi geçmiş, bütün devletler ve milletler için elbette çok önemlidir. Varlıklarını devam ettirebilmek adına tarihlerine bakmak ve oradan yarına hazırlanmaları gerekir.
Bu hal ne yazık ki bizde oldukça zayıf durumdadır. Oysa dünyanın en geniş ve değişik tarihi hadiselerine şahitlik etmiş bir coğrafyayı vatan edinmişiz.
Vatan edişimiz olan 1071’den bu yana hâlâ içte ve dışta İstiklal Mücadelesi vermekteyiz. İstiklal mücadelesinin özü anlatılmadıkça, millet oluşumuzun ve devlet kuruşumuzun temel değerleri bilinmedikçe, idrak edilmedikçe, İstiklal Mücadelemiz her devirde sürecek demektir.
Milli Mücadele tarihimizin üzerinden 106 yıl geçmiş. Yüz altı yıl önce bin yıllık devletimizi ve vatanımızı kaybetmemek için yedi düvele direnmişiz. Hem de ne direnme!
Büyük bir yoksulluk ve yokluklar içerisindeki büyük direnmenin mihenk noktalarından birisi de “Milli Mücadelede Bilecik’tir”.
Geçtiğimiz günlerde Yunanlıların işgalinde neler yapıp ettiklerini yazarken sadece yüreğimin yettiği kadarını yazabilmiştim. Öyle canilikler vardı ki, dile getiremedim.
*
Tarihimize bir pusula vazifesi yapan kitaba dönelim. Prof. Dr. Taner Bilgin’in çalışmasından bazı pasajlara yer verelim:
“Yunanistan, bağımsızlığını elde etmesi ile birlikte Osmanlı Devleti’nden toprak koparmak suretiyle yayılmacı bir politika izledi ve bu siyasette Avrupa Devletlerinin verdiği destek belirleyici oldu.
Yunanistan’ın topraklarını genişletirken ulaşmak istediği hedef olarak ortaya koyduğu ve Büyük Yunanistan’ı ifade eden ‘Megali İdea’ (Yunanistan’ın 19. ve 20. yüzyılda Bizans İmparatorluğu’nu tekraren kurmayı amaçlayan yayılmacı hayali idi. H.Ö)
Bu hayallerinin sınırları, doğuda Anadolu ortalarından Karpat Dağları ile Tuna Nehrine kadar uzanıyordu.
Batı ve güney sınırları ise Adriyatik ve Akdeniz’den geçiyordu. Ve plana göre Yunanistan’ın başkenti de İstanbul olacaktı”.
*
Tarihimizin pusulası olmak üzere kitaptan başka bir alıntı daha:
“Müslüman Türk halkımız, Yunan saldırısı karşısında asırlarca yaşadığı topraklarda insanlık dışı muamelelere maruz kalmıştır.
Yunanlılar işgalleri sırasında, tarihte görülmemiş korkunç bir vahşet sergilemişler, kadın-erkek, çocuk-ihtiyar demeden bütün Müslüman halka vahşi bir hırsla tecavüz edilmiş ve hiçbir askeri sebep olmaksızın, işgal ettikleri bölgeleri yakıp yıkmışlardır.
İslam dini hakir görülerek Kur’an-ı Kerimler yırtılmış ve en kirli işlerde kullanılmıştır”. Kitapta daha neler var.
*
Ezcümle:
Haçlı mezalimine uğramış ilimiz elbet sadece Bilecik değil. Keşke her üniversite bulunduğu şehrin tarihini böyle bir pusula olarak hazırlayabilse, hazırlatabilse.
Eser hakkında: Bilecik Şeyh Edebalı Üniversitesi Döner Ser. İşl. Md. 0228-214 10 28