Kılıçdaroğlu, nam-ı diğer Kemal Karabulut
Kılıçdaroğlu geçenlerde “Ben olsam vatandaşa yukarıdan bakan CHP’ye oy vermem” dedi. Bay Kemal’in hafızası gerçekten çok zayıf. Aday olduğu Belediye Başkanlığı seçimlerinde zaten CHP’ye oy vermedi, hatta “oy” bile veremedi. Kağıttepe’ci lider, ne çabuk unuttun!
PENBE ÇİLLER, ÖMER LİVANELİ, MUSTAFA ECEVİT…
Bu arada ismini tam duyurmayan başka kişiler de var. Mesela Tansu Çiller’in tam ismi “Tansu Penbe Çiller” Yani ülkeyi yıllarca “Penbe Hanım” yönetmiş. “Penbe gönlüm sende” diyenler 2002 seçimlerinde bu sözden caydılar, o da evinin hanım ağası olmak üzere Yeniköy’deki yalısına doğru yol aldı. Sayın Penbe Hanım zabıtayı görünce yine “Merhaba asker” diyor mudur? Haydar Aliyev’e “Haydar Ali Bey”, Trabzon’a “Akdeniz’in incisi” diyor mudur? Ah sayın Çiller ah hani bizi zengin edecek, ekmek değil pasta yedirecektin, olmadı!
CHP’nin eski vekili, türkücü Zülfü Livaneli’nin ilk ismi Ömer’dir, bunu neredeyse hiç kullanmaz.
Süleyman Demirel tam ismiyle “Sami Süleyman Gündoğdu Demirel”dir. Gündoğdu yerine Demirel’i kullanması anlamlı.
İsmet İnönü ve Bülent Ecevit’in ilk isimleri ise Mustafa’dır. Yani millete kan kusturan İnönü ile “Bu ‘başörtülü’ kadına haddini bildirin” diyen Ecevit, peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa (sav)’nın ismiyle şereflenmişler, sonra onlar bu şerefi “kadeh” olarak havaya kaldırmışlardır. Hatta Ecevit son günlerinde elindeki kadehi yanındaki ecnebi kadına vermiş, kadının kadehini de kendisi almıştır, yaşlılık işte! “Nefret suçu” olmasın diye “gavur” demedim, ecnebi dedim, ne iyi ettim değil mi? Gavur’a gavur deseydim şimdi uğraş dur!
KILIÇDAROĞLU “GÜÇLÜ” OLSAYDI, CHP’YE BAŞKAN YAPMAZLARDI
İnanması zor olsa da CHP Türkiye’nin en önemli 2. partisidir. Beğenin/beğenmeyin Kılıçdaroğlu’nun söylemlerine rağmen % 20 oy potansiyeli olan bir parti. Demek ki toplumsal bir tabanı var. Bunun yanında Kılıçdaroğlu gibi “bir dediği ötekini tutmayan” bir kişiye insanlar nasıl “lider” diyor diye düşünenler var. Kılıçdaroğlu’nu CHP’nin başında tutma sebepleri güçsüz bir “lidercik” olmasındandır. Güçlü olsaydı lastik gibi her yana çekemezlerdi. O garibim de herkese yaranmak için bir konu hakkında çeşit çeşit beyanat veriyor. Kılıçdaroğlu gerçekten güçlü lider olsaydı CHP’ye Genel Başkan yaptırmazlardı. Kılıçdaroğlu’na “çarkçı, indire-gandi, tornistan, üfürükçü” gibi lakapların takılma sebebi yine parti içi kavgadan kaynaklanıyor. Partinin bölünmüş kesimlerine yaranacağım diye dili her tarafa dönüyor, yoksa onun yaptığını lise talebesi bile yapmaz.
Rahmetli (!) Deniz Baykal solcudur, ancak Kılıçdaroğlu solcu değildir; tıpkı Süleyman Demirel’in sağcı olmadığı gibi. Bu arada sayın Bahçeli ile Kılıçdaroğlu’nun sınıf arkadaşı olduğunu da hatırlatalım. Ne sınıfmış ama! Yalnız matematik hocaları kötüymüş galiba. Yani hocam 7+4=12 mi eder))?
KILIÇDAROĞLU’NUN YÜREĞİ YENİ AKİT’E YETER Mİ?
Hiç sanmam. Bir gün sen de muhibbin Önder Sav gibi yanlış tuşa basarsın, selefin Baykal gibi varsa kasetini şak diye önüne atıverirler, ondan sonra bağır dur “Benim adım Kemal” diye! Komiksin ya çok komik! Sen hem basın özgürlüğünden dem vur hem de “Akit’in isim hakkı bende” diye kellenin pişmiş hali pozunda beyanatlar ver. Sen hangi hakla bir basın kuruluşunu alıyorsun? Bu etik bir davranış mı? Katır yüküyle tazminatı sana bir gazete nasıl ödesin? Bir de yüzün kızarmadan “Basın susturulamaz” diyorsun!
Sen var ya fincana turşu da kurarsın! Seni gidi “dar” demeden “darbeyi” anlayan ulu şahsiyet seni!
Akit muhabirinin sorusuna “Ben pisliğe basmam” diye cevap vererek o pisliğin esasında nereden zuhur ettiğini de beyan etmiş oldun.
Cevap ver ve işine git, cevap veremeyince hakarete başvurma!
Esasında sen Sabiha Gökçen’in kankasısın, ecdadının bedeni ateşlere atılırken “Ben daha o zaman doğmamıştım” diyecek müptezelliği bu vatanın başka hangi evladı yapabilir? O ateşlerde yakılan ecdadın senden hesap sorar.
İşte Kemal Karabulut iken Kemal Kılıçdaroğlu olan “zoraki lider” sen bu sebeple Akit’in karşısına çıkamıyorsun.
Akit’le röportaj yapmaya cesaret edemiyorsun. 10 soru sorarım, kelimesi kelimesine yayınlanır, şaşar kalırsın!
İşine geleni düelloya davet eder, kendi kaçar!
Sahi Kılıçdaroğlu, senin Akit’e röportaj vermeye yüreğin yeter mi?
Gülmeyin, tamam, anladım!