• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
C. Yakup Şimşek
C. Yakup Şimşek
TÜM YAZILARI

TDK’NIN RAMAZAN KAYITSIZLIĞI

21 Mayıs 2018
A


C. Yakup Şimşek İletişim:

Şeyhü’l-Muharrirîn Burhan Felek (1889-1982) milletimizin ramazan ayına ne kadar hürmet ettiği hakkında şunu söyler: “Türkler ramazanda içki içmezlerdi. Bu, bir akşamcı için çok güç bir nefis kontrolü demekti...”

Yahyâ Kemal de 1934 ramazanında bir akşamüstü Üsküdar’ın Atikvalde semtine gider: “Semtin oruçlu halkı, süzülmüş benizliler, sessizce çarşıdan dönüyorlar”dır. Lâkin kendisi o gün oruç tutmamıştır. “Yaklaşan iftar saatiyle meydanda kendisinden başka kimsenin kalmayışı, bir top gürültüsüyle orucunu açan ve etrâfa nurlu neş’eler saçan kerpiçten evler” karşısında Yahyâ Kemal, oruçsuz hâliyle bir anda vatanından kopup gurbete düşmüş gibi üzülür ve der ki:

“Yâ Rab, nasıl ferahlı bu âlem, nasıl temiz!

Tenhâ sokakta kaldım oruçsuz ve neş’esiz...

Yurdun bu iftarından uzak kalmanın gamı

Hadsiz yaşattı rûhuma bir gurbet akşamı...”

Sâmiha Ayverdi'nin ifâdesiyle de "Ramazanlarda İstanbul görücüye çıkacak bir kız kadar heyecanlı hazırlıklarla içten içe coşar..."
***
Burhan Felek
'in anlattığı “ramazan saygısı” ve Yahyâ Kemal’in oruç tutan fakir insanlar karşısında hayranlığı, bu milletin sâhib olduğu îmandır aslında. Oruç tutamadığı için ağlayan millet...
***
Bu milletin ayyaşı bile ramazanı böylesine sevmiş ve saymışken TDK ne âlemde acabâ?
Maalesef iyi değil!..
Nasıl ki TDK’nın Türkçesi ile milletimizin Türkçesi aynı yolda değilse “ramazan”ı da milletimizin "ramazan"ı gibi değil: cimri, gönülsüz ve niyetsiz...
Evet, sözün kısası şu: TDK’nın “ramazan” sahnesi de diğer hâlleri gibi... Kendi ifâdesiyle “Türkçenin en güvenilir, en gelişmiş ve en güncel sözlüğü, 1945’ten beri yayımlanan Türk Dil Kurumu Türkçe Sözlük’ünün Genel Ağ'daki sürümü” olan Güncel Türkçe Sözlük’te “ramazan” maddesine dâir birçok sözü bulamıyoruz. Bu lügatte geçen her kelime îzâhının altında, o kelimenin bulunduğu sözler “Atasözü, deyim ve birleşik fiiller” başlığı ile yer alıyor. Gelgelelim Güncel Türkçe Sözlük’teki “ramazan” maddesinde ilâç için olsun bir tek atasözü yok...
***
TDK
’nın Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü ise “ramazan”lı sâdece iki atasözünü almış:

1. Ramazanda yalan söyleyenin (oruç yiyenin) bayramda yüzü kara olsun. (TDK’nın yalnızca Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü’ne aldığı bu güzel söze Güncel Türkçe Sözlük’te ve Büyük Türkçe Sözlük’te niçin yer vermediği anlaşılmıyor.)

2. Bayramda borç ödeyene ramazan ağır gelir.

(TDK’nın Güncel Türkçe Sözlük’ünde yer verdiği, “ramazan”lı tek atasözü... Fakat bu da -tabii ki- “ramazan” maddesinde değil “bayram” maddesinde...

***

Hâlbuki gerek Ö.Asım Aksoy’un hazırlayıp eski TDK’nın neşrettiği Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü’nde gerek diğer kitaplarda “ramazan”lı birçok atasözü daha var. TDK’nın hiçbir lügatinde olmayan bu atasözlerinden kısa bir aramayla benim tesbît edebildiklerim şunlar:

Ramazan bereketli aydır, ama duvardan giden kılıca sor (demişler).

“En değerli eşyanızı satıp para hazırlarsanız ramazan şüphesiz ki bereketli ay olur.”

Ramazandan razı olan sitte-i şevvali tutar.

F.Fâzıl Tülbendçi'nin “ATA SÖZLERİ” isimli kitabında gördüğüm bu söz, Ali Emîrî Efendi’nin “Durûb-ı Emsâl-i Osmâniyye” adlı eserinden aktarılmıştır.

Ramazanım seni kimler getirdi kaale, var dua eyle karındaşın şevvale.

F.Fâzıl Tülbendçi'nin “ATA SÖZLERİ” isimli kitabında gördüğüm bu atasözü, Ahmed Vefik Paşa’nın “Müntehabât-ı Durûb-ı Emsâl” adlı eserinden aktarılmıştır.

Ramazanı yiyen ya açlıktan ya susuzluktan.

Bu söz de F.Fâzıl Tülbendçi'nin “ATA SÖZLERİ” kitabında geçiyor.

***

TDK lütfedip lügatlerinde yer verdiği “ramazan bayramı, ramazan davulu, ramazan keyfi, ramazan pidesi, ramazan topu” maddelerini de kuru kuruya îzâh edivermiş ama bunların hiçbiri için örnek cümle bulamamış...

Câmi ve tekkelerde cemaatle kılınan terâvih namazının her dört rek‘atı arasında okunan ilâhî” demek olan “ramazan ilâhîsi” sözü de TDK için lüzumsuz bulunmuş olacak ki lügatlerinde yer alamamış.

Ramazan paketi, ramazan kumanyası, ramazan kolisi” gibi sözleri de TDK’da bulmak mümkün değil.

Rü’yet-i hilâl”den vazgeçtik, “hilâl görme: ramazan ayının başladığını haber veren gök hâdisesi” de yok...

Kur'ân-ı Kerîm'den Türkçeye geçen “şehru ramazan / şehr-i ramazan” terkîbiyle Türk-İslâm kültür ve medeniyeti içinde mühim yerleri olan, dînî hayat ve edebiyatımızda sık sık karşımıza çıkan “ramazân-ı şerîf, Hırka-i Şerîf ziyâreti, ramazâniye, ramazan hilâli, ramazan mollası, cerre çıkma, mukarrir, on bir ayın sultânı, yevm-i şek” gibi  tâbir ve kelimeler de TDK’da yer bulamamış...

***

Başka araştırmalarla şüphesiz ki “ramazan” üstüne nice değerli sözler ortaya çıkarılacaktır.
TDK'nın ifâdesiyle "Türkçenin bütün söz varlığını bir araya getiren ve ortak bir veri tabanında kullanıma sunulan Büyük Türkçe Sözlük" bunları dışarıda bırakmış.
Peki, TDK bu güzel sözleri Türkçenin “söz varlığı”ndan saymıyor mu acabâ?..
TDK, ramazana kayıtsız kalmış...

x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23