• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ali Sandıkçıoğlu
Ali Sandıkçıoğlu
..
TÜM YAZILARI

Abdulhamid “Bütün hizmetlerime kara bir çarşaf çekmek istediler…”

22 Nisan 2023
A


Ali Sandıkçıoğlu İletişim: [email protected]

Değerli kardeşlerim:

Bu yazıyı yazmamın sebebi: Rize ilimizin Kalkandere ilçesi (Benim ilçem ) Merkez camii İmamı Muhterem İsmail Yılmaz Hoca efendinin facesinden paylaştığı Cennet mekan 2. Sultan Abdulhamit han hazretleri ile alakalı (Bunları biliyor muydunuz) yazısı oldu.

Bilindiği gibi bugüne kadar hakkında en iğrenç iftiralar atılan, çirkin yazılar yazılan, bizlere okutulan dönme, yalancı tarihçilerin yazdıkları tarih kitabında kendine kızıl sultan söylenen, kızlarla süt banyoları yaptığ anlatılan 2. Abdulhamit hazretlerinden kısaca bahsetmeye çalışacağım. Babası Sultan Abdulmecid, annesi Tirimüjgan hanımefendir. 21 eylül 1842 tarihinde dünyaya gelmiş 11 yaşında annesi vefat ettiği için babasının isteği ile çocuğu olmayan Piriştu hanım efendinin yanında yetişmiştir. Çok iyi hocalardan çok iyi bir eğitim almıştır.

Abdul Hamid: Arapça, Farsça ve Fransızcayı mükemmel olarak, bunların yanında: Keldanice, Slovakca, Latince, Yunanca ve İtalyanca dillerini de biliyordu.

31 ağustos 1876 perşembe günü tahta çıktı. O sırada Osmanlı imparatorluğu sıkıntılı ve buhranlı günler geçiriyordu.

Siyasi dehası ile memleketi 33 yıl idare etmiştir.

Abdulhamit han hazretleri uydurma 31 mart hadiseleri ile ilgisi vardır denilerek 20 nisan 1909 tarihinde hal edilmiştir.

5 şubat 1877 tarihinde yurt dışına sürüldü. (Selanik Alatini köşkü) (orada çok büyük maddi ve manevi sıkıntılar çekmiştir. Hakaretlere maruz kalmıştir. İsteyenler tarih kitaplarından bakabilirler.)

1kasım 1912 de Türkiyeye getirilerek beylerbeyi sarayında yerleştirildi.

10 şubat 1918 tarihinde vefat etti. Sultan Reşat’ın emriyle ölümünün ertesi günü padişahlara mahsus bir törenle  Divanyolunda 2. Mahmut türbesine defin edildi. (Uzun zaman türbesi ziyarete kapalı idi.)

Ne yazık ki, Abdulhamid’in hal edildiğini tebliğ için giden heyette bir tane Türk yoktu?!

Ermeni: Aram efendi, Laz Arif Hikmet, Yahudi Emanuel Karasu ve Arnavut Esat Toptani. Hal fermanın tebliğ etmişlerdi.

En üzücü olanı da: Abdulhamit hazretlerinin hal fermanının Elmalılı Hamdi Yazır’ın yazmış olmasıdır.

Sonradan Elmalılı pişmanlığını ifade etmek için şunları söylemiştir: “Hayatımda yaptığım en büyük hata Sultan Hamidin haline karışmamdır.” Şeklinde dile getirmiş olsa da tarih bu hadiseyi “Azim bir hatayı siyasi ve  af olunmaz bir hata ve silinmez bir leke olarak kabul edecektir.”

Sultan Hamid Hazretleri bu durumu: “Hüküm Allah’ındır diyerek vakur bir dik duruş sergilemiştir. Abdulhamid’i tahtan indirmek için var gücü ile çalışanların bir çoğu sonradan Anadolunun akıbetini görünce pişman oldular, vicdan azabı çektiler. Bunlardan bir taneside Filozof Riza Tevfik Bölükbaşıdır. Yazdığı şiirinin bir kaç misraına burada yer verelim.

Ancak, Filozof Rıza Tevfik Bölükbaşı’nın mum ile arayışı öyle sıradan değildir. Sultan Abdülhamid’in tahtan indirilmesinin ne derece büyük bir hata olduğunu anlamakla kalmamış, çok ama çok büyük vicdani pişmanlık yaşamıştır ki, vicdanı ona aşağıdaki şiiri yazdırmıştır.

 

SULTAN ABDÜLHAMİD HAN’IN RUHANİYETİNDEN İSTİMDAT

Nerdesin şevketli Sultan Hamid Han?!

Feryadım varır mı bârigâhına?

Ölüm uykusundan bir lahza uyan,

Şu nankör milletin bak günahına.

 

Tahrike yeltenen tac ve tahtını

Denedi bu millet kara bahtını

Sınadı sillenin nerm ü sahtını

Rahmet et sultanım sûz-ı âhına

 

Tarihler ismini andığı zaman

Sana hak verecek ey koca Sultan!

Bizdik utanmadan iftira atan

Asrın en siyasi padişahına.

 

Padişah hem zalim hem deli dedik,

İhtilale kıyam etmeli dedik,

Şeytan ne dediyse biz belî dedik,

Çalıştık fitnenin intibahına!…

 

Divane sen değil, meğer bizmişiz

Bir çürük ipliğe hülya dizmişiz,

Sade deli değil, edepsizmişiz,

Tükürdük atalar kıblegahına!

(Şiirin tamamını okumak isteyenler internetten okuyabilirler.)

 

Sultan Hamid şöyle diyordu, “otuz üç sene millet ve devletimin selameti için çalıştım. Hakimim Allah ve muhakeme edecekte resulullahtır. Bu memleketi nasıl buldumsa öyle teslim ediyorum. Hiç kimseye bir karış toprak vermedim. Hizmetimi ancak Cenab-ı Hakk’ın takdirine bırakıyorum. Ne çareki düşmanlarım bütün hizmetime kara bir çarşaf çekmek istediler. Ve muvaffakta oldular.

Şu sözü ekleyerek salondan çıktı: “Bu memleketi benden sonra on sene idare etsinler, yüz sene idare etmiş sayacağım.
Abdul Hamidin bazı beyanları:

“Ceddim Fatih hazretleri İstanbul’u alırken Bizans imparatoru şehirden kaçmayı düşünmemiş ordusu başında ölmüştür. Biz, Bizans imparatoru kadarda mı olamıyoruz ki, şehri bırakma yı düşünüyoruz?

Osmanlı hanedanı İstanbul’u terk ederse bir daha oraya dönemez. Muhterem biraderime söyleyin; İstanbul’dan bir adım bile dışarı atmam” (Sultan ikinci Abdulhamit) (İst. Ticaret odası Sultan ikinci Abdulhamid Ahde vefa S.26-27)

“Bir karış dahi olsa vatan toprağının satmam zira bu vatan bana değil milletime aittir. Milletim de bu toprakları ancak aldığı fiyata verir. Çünkü bu topraklar kanla alınmıştır. Kanla verilir!” (İst Ticaret odası 2. Abdulhamid S.91),

“Allah’ım, helal etmiyorum! Şahsımı değil, milletimi bu hale getirenlere hakkımı helal etmiyorum! Beni, benim için lif lif yolsalar, cımbız, cımbız zerrelerimi koparsalar, sarayımı yaksalar, hanümanımı, hanedanımı söndürseler çoluğumu gözümün önünde parçalarsalar helal ederdim de Sevgili’nin (HZ. Muhammed (sav) yolunda yürüdüğüm için beni bu hale getiren ve milletimi ateşe atan insanlara hakkımı helal etmem…” (İST. Tic. Odası 2. Abdulhamid S.130-131)”,

“Hiçbir fani ihtirasım yoktur. Şu son günlerimde tek gayem, vatanı selamet ve huzur içinde görmektir. Tecrübe ,devlet hayatında büyük mazhariyettir. Ben hizmet arz etmezsem Allah ve tarih huzurunda mesul ve menfur (Nefret edilen) olurum. Vebal, mani olanıın olsun. 2. Abdulhamid ( İst. Tic. Odası 2. Abdulhamid S.141)

Birde memleketi sattı denilen 2. Abdulhamid han hazretlerinin ülkemize kazandırdıklarına bakalım:

BUNLARI BİLİYOR MUYDUNUZ?...

• İlk defa elektriği, gazı getiren, ilk modern eczanemizi açtıran,

• İlk otomobili getiren, 5 bin km kara yolunu yaptırtan,

• Dünyanın ilk metroların dan birini Karaköy-Taksim arasına yaptıran, atlı ve elektrikli tramvaylar kuran,

• Kudüs-Yafa, Ankara-İstanbul ve Hicaz demir yollarını yaptıran (Haydarpaşa Tren İstasyonunu da tabii),

• İstanbul’un binlerce fotoğrafını çektiren, Arkeoloji müzeciliğini başlatan,

• Chicago’daki turizm fuarına ülkemizi ilk kez sokan,

• Kuduz aşısının bulunmasından sonra Ülkemizin ilk Kuduz Hastanesini (İstanbul Darü’l-Kelb Tedavihanesi) açtıran,

• Polisiye romanların ülkemize girişini sağlayan, (14 yıl içinde basılan 4000 kitaptan sadece 200 kadarı dinle ilgili idi..)

• Okullara (Hristiyan okulları dahil) gönderdiği emirde, Türkçe’nin iyi öğretilmesini isteyen, Paris’te İslam Külliyesi kuran!

• Teselya savaşı sürerken saraylı hanımlara askerler için çamaşır diktiren de, hastaneleri ziyaret edip hastaların ihtiyaçlarını soran da, sarayın bahçesinde bile hastalara hizmet ettirten de!

• Midilli adasını eşi Fatma Pesend Hanım’ın şahsi mülkünden ısrarla verdiği para ile Fransızlardan geri alan da O!

• Israrla yerli kumaş giyen, Hereke bez fabrikası ve Feshaneyi kuran,

• Ziraat Bankasını kuran, Ticaret, Sanayi ve Ziraat Odalarını açtıran,

• Yıldız Çini fabrikasını, Beykoz ve Kağıthane kağıt fabrikalarını,

• Toplu sünnet merasimleri yaptırıp her bir çocuğa çeyrek altın gönderen, bu yüzden yaz aylarında toplu sünnetleri moda eden,

• Mezuniyet törenlerinde öğrencilere hediye kitap gönderen,

• Yoksul halkına kendi cebinden ödeyerek kömür dağıtan,

• Ermeni Onnik’in mektubu üzerine kendi parasından takma bacak yaptırtan,

• Biriktirdiği parasından bir kısmını her sene borç yüzünden hapse düşenleri kurtarmaya tahsis eden,

• Modern matbaa makinelerini Türkiye’ye getirten, ücretsiz kitap dağıttıran, 6 bin kitabın çevrilmesini sağlayan, Beyazıt kütüphanesini kurup 30 bin kitap bağışlayan (10 bini el yazmasıdır),

• Yabancı bilim adamı ve yazarlara Nişanlar veren,

• Her yıl 30 bin saksı satın alıp çiçek ektiren,

• Bizim Hekimbaşı çöplüğü dediğimiz yerde gül yetiştiriciliği yaptıran da (Isparta’daki gül yetiştiriciliği de onun öncülüğünde başlamıştır),

• Türkiye’nin birçok yerinde saat kuleleri yaptıranda odur! (İzmir,Dolmabahçe..),

• Hindistan, Cava, Afganistan, Çin, Malezya, Endonezya, Açe, Zengibar, Orta Asya ve Japonya ya elçiler ve din adamları gönderen,

• Latin Amerika ülkeleri ile diplomasiyi başlatan,

• Yalova Termal kaplıcalarını kurduran, Terkos’un sularını İstanbul’a taşıtan, Bursa’nın bir köyünde bile çeşme yaptırabilen odur, (Sadece İstanbul’a 40 çeşme yaptırmıştır),

• Sarayında yaptırdığı tiyatroda oyunlar ve opera izleyen,

• Sarayda müzik okulu kurduran, çocuklarına piyano çaldırtan, hatta sarayda kızlar bandosu oluşturan,

• Kendi elleri ile yaptığı marangozluk eşyalarını hediye etmeyi seven,

• Kendisine yapılan bombalı suikast da 26 kişinin ölmesine, 58 kişinin yaralanmasına rağmen Ermeni katili affedip Avrupa’da hafiyelik yapmaya gönderen de odur.

• Doğu Türkistan’a gönderdiği askeri yardım ile Çinlilere karşı onları örgütleyen, Çin’in göbeği Pekin’de Hamidiye Üniversitesini kurdurtan da,

• Yeni gemiler alan, toplar (Çanakkale Savaşı’ndaki çoğu top), tüfekler getirten de!

• Telefonu Avrupa’dan 5 yıl sonra ülkemize getiren de odur!

• Kiliselere, sinagoglara yardım eden (hatta Vatikan’da kilise yapılmasına bile yardım eden),

• Peygamberimize, dinimize veya Osmanlıya hakaret içeren oyunları kaldırtan (Fransa-İngiltere-Roma-ABD) (Bir piyes için bile Alman İmparatorunu devreye sokmuştur),

• ABD’nin Erzurum’da konsolosluk açmasını reddeden, İzmir limanına izinsiz girmeye kalkan ABD savaş gemisini top ateşine tutturan,

• İstanbul boğazı için iki köprü projesi çizdiren (bir tanesi tam bugünkü Fatih S.M. köprüsünün bulunduğu mevkidedir),

• Darülaceze yaptırıp içine sinagog, kilise ve cami koyduran,

• Çocuk hastanesi (Şişli Etfal [çocuklar] Hastanesi) açtıran,

• Kendisine “Allah’ın belası”diyen Namık Kemal’i Rodos ve Sakız adası valiliklerine atayan, parasını cebinden ödediği yerde kabir yaptırtan,

• Posta ve Telgraf teşkilatını kurduran (Sirkeci Büyük Postane binası..),

• Abdülhamit ve Abdülmecid (dünyanın ilk torpido atan denizaltısı) adında denizaltılarımızı Taşkızak tersanesinde yaptırtan da (üstelik kendi cebinden..), O!

• 15 tane okulda karma eğitime ilk defa geçen,

• Öğretmen yetiştirmek için okullar yaptıran (32 tane) (ör.şimdiki adı ile Bursa Çelebi Mehmet okulu), Kız Öğretmen Okulu açan (Daarül Malumat),

• Cami yaptırdığı her köyde birde ilkokul yaptıran (Mesela sadece Sivas’taki ilkokul sayısı 1637), okuma yazma oranının 5 kat arttıran, (1900 yılında ilkokul sayısı 29.130’u bulmuştu, sadece Anadolu’da 14 bin ilkokul vardı)

• Orta okul (Rüşdiye)sayısı 619’a çıktı, Fransızca dersleri konuldu,

• Lise eğitimi için İdadiler açan (109 tane), (İstanbul Erkek-Kabataş Lisesi..)

• İstanbul’da Darülfünün (Üniversite) geliştiren Dünyanın ilk Dişçilik okulunu kuran,

• Ayrıca Deniz Mühendis Okulu, , Kuleli Askeri okulu, Mekteb-i Harbiyeler (Harp Okulları yani) ,Askeri Baytar Okulu, Kurmay Okulu, Mekteb-i Mülkiye (Siyasal Bilgiler Fak.), Mekteb-i Tıbbıye-i (Marmara Ünv.Tıp Fak.), Mekteb-i Hukuk, Ziraat ve Baytar Mektebi, Hendese-i Mülkiye (Yüksek mühendis okulu), Daarül Muallim-i Adliye (Yüksek Adalet Okulu), Maliye-i Mekteb-i Ali (Yüksek Ticaret Okulu), Ticaret-i Bahriye (Deniz Ticaret Okulu), Sanayi-i Nefise Mektebi (Güzel sanatlar fak.), Hamidiye Ticaret Mektebi (İktisadi ve Ticari ilimler akademisi), Aşiret Mektebi (Osmanlılık fikrini yaymak için), Bursa’da İpekböcekçiliği okulu, Dilsiz ve Âmâ Okulu, Bağcılık ve Aşıcılık Okulu, Orman ve Madencilik Okulu, Polis Okulu onun tarafından kurulmuştur.

• Unutmadan bir de Ankara’da Çoban Okulu var..

İngilizlerin oyunu, İttihatçıların tertibi ile “Din elden gidiyor!” gibi komik bir gerekçe ile 31 Mart vakasına maruz bırakılan,

1895-96’da Doğu Anadolu’da Ermeniler tarafından kurulmak istenen devleti, Hamidiye Alayları ile bastıran, bu sebeple Fransız tarihçi tarafından Kızıl Sultan diye isimlendirilen,

Cennet mekan SULTAN II. ABDÜLHAMİD HAN Hazretleri..

DEĞERLİ KARDEŞLERİM:

Rizeli hemşehrim, eski milletvekili, Rizemizin eski belediye başkanı, meslekdaşım, Muhterem Şevki Yılmaz Hoca efendinin bir önceki seçimde AKİT’te yazdığı makalesinden günümüzle çok alakalı olduğu için, ehemmiyeine binaen, bazı parağraflarını sizlerle paylaşmak istiyorum. Birlikte okuyalım:

“Dün okla ve canla!” korunan Dinimizin, Vatanımızın, namuslarımızın ve nesillerimizin bugün oyla ve vicdanla korunduğunu anlayabilme adına çok büyük bir imtihandayız! 

Unutmayalım ki;

Dinimizin ve Vatanımızın muhafızı OY’dur! 

Nesillerimizin namusu ve muhafızı OY’dur!

Ailemizin namusu ve muhafızı OY’dur! 

İstikrar, istiklal ve istiklalimizin namusu ve muhafızı OY’dur!

Evlerimizin, mallarımızın ve alın terlerimizin namusu ve muhafazası OY’dur!

Mazlum coğrafyamızın namusu ve muhafızı OY’dur! 

Mukaddes Beldelerimizin namusu ve muhafızı OY’dur!

Kıyamete kadar gelecek torunlarımızın bu güzel vatanda hür olarak yaşamalarının namusu ve muhafızı OY’dur!

İlimizin, İlçemizin, Mahalle ve Köyümüzün maddi ve manevi imarının muhafızı ve huzuru OY’dur!

Pazar günü (14 mayıs 2023) sandık başında oylarımızı verirken “Ne verirsen elinle o gelecek seninle!” hakikatini asla unutmayacağız inşAllah.

Allah, emanetleri emin, ehliyetli ve liyakatli kişilere vermenizi size emrediyor” (Nisa/ 58)

İlahi mesajı tüm mü’minlere değiştirilemez ve tartışılamaz ilahi bir ölçüdür! 

Zira Sevgili Peygamber (s.a) Efendimizin “İnsanlar idarecilerinin dini üzeredir! İşler, görevler, makamlar ehliyetsiz, liyakatsiz, yalancı, müfteri, zalim ve hain kişilere verildiğinde kıyameti (kavga, kaos, fitne, zulüm, ihanet vs.) bekleyiniz.” Hadis-i Şerifi’ne göre dünya ve ahirette barış, huzur içinde yaşamanın yolu idarecilerimizi ehil, emin, salih ve sadık kişilerden seçmemizle mümkündür!

Can kardeşlerim!

Pazar günü(14 Mayis2023) sandıkta zalim ABD ve Avrupa’nın desteklediği taşeron ve korsan adaylara değil, Afrika ve Asya’nın mazlum halklarının desteklediği Tayyip Kaptan önderliğindeki ehil, emin ve sadık Cumhuri adaylara “Evet” diyeceğiz inşAllah!

Ehliyet, liyakat, emanet ve sadakat inancıyla tüm İslam âleminin ilmiyle amil, muhlis, ilim ehlinin ittifakla desteklediği Cumhuri İttifakın ehil, emin ve sadık adaylarına “Bismillah” ile “Evet” diyeceğiz inşAllah!

Sandık başında vicdanımız ve İmanımızla baş başa kaldığımızda, öfkesi ve kininin kendisini yanılttığı kimselerden olmayacağız inşAllah!

Can Kardeşlerim!

Ehliyet, emanet ve sadakatten ayrılmayalım. 

İçimizdeki pirelere kızıp vatan yorganını yaktırmayalım.

Dolarsız, soğansız, uçaksız, arabasız yaşarız! 

Amma; dinsiz, vatansız ve savunmasız uyarılarına uyarak dünya, ölüm ve ahiretimizi mutlu edecek süper güç bir Türkiye’nin inşası için Cumhuri İttifakı Oylarımızla destekleyelim!

“Din ve vatan tehlikedeyken tatilde olunmaz” diyerek oylarımızı kullanmak için seçim bölgelerine dönelim inşallah!

Sandığa gitmemek veya Oy vermemekte zulmün ve batılın güçlenmesine yarayacak bir şer Oy olduğunu unutmayalım!

Çünkü “Oy namustur! Asla satılamaz! Söz de karar da vebal de bizim!”

“Allahım! 

İsm-i Azam hürmetine, Ana Hayat Yasamız Kur’an-ı Kerim hürmetine ve Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a) Efendimiz hürmetine14 Mayis günü Siyonist ve Emperyalistleri matem ve tüm Müslüman coğrafyayı bayram ettirecek neticeyi ihsan eyle! 

Milletimizi galip ve aziz eyle! 

Zilletli ve İlletli şer İttifakını da rezil ve zelil eyle.Amin….

Silahlı, sivil ve siyasi Darbecilerin İslami İlkeleri yaşamamıza koyduğu yasakları kaldırmağa devam ederek Dinimize yardım eden tayyib ve sadık kardeşlerimize yardım eyle!”

Amiin!

Sefer bizden, Destek Bizden, Oy bizden, Zafer sadece Allah’tandır.

DEĞERLİ KARDEŞLERİM:

Abdulhamid hazretleri için daha yazılacak çok tarihi hakikaler var..Fazla uzatmadan şunu hatırlatmak isterim. Yurt dışındaki ve yurt içinde ki hainler 2. AbudlHamid için yazdıkları senaryolar, oynadıkları oyunları günümüzde aynen Sayın Tayyıp Erdoğan bey için oynuyorlar. O gün Abdulhamid vatanı sattı diyenlerin torunları bugün; Ülkemizde olan hizmetlerin hiç birisini görmüyorlar. Gözleri kör, kulakları sağır.

Sayın Tayyip beyin yaptıklaını da sıralamaya kalksak, sayfalar alır. O bakımdan detaya fazla girmeyeceğim.

Muhalefet cephesinin Abdülhamit cennet mekan devrinde olduğu gibi, tek hedefleri var; Tayyip gitsin. Bütün batılı ülkelerin liderleri Tayyip gitsin diyorlar. Bizdekilerde Tayyip gitsin diyorlar. Hiç bir müsbet projeleri yok. Sadece kıskançlık ve haset var… Vatanımızın geleceği ve Allah rızası için gözlerimizden siyasi gözlükleri atarak, olaylara vicdanı muhasebe ile bakalım. Ona göre tarafımızı belli edelim. Öfkelerimize, kinimize, hasedimize, kıskançlığımıza yenilmeyelim. Bu ülke hepimizin. Bundan başka Türkiye yok. Yalanlara kanmayalım. İnşallah hepimizi doğru kararalar vererek ülkemizin geleceği için hayırlı adımlar atalım. Cümleniz Mevlaya emanet olunuz.

NOT:

Meramımızı tam olarak anlatabilmek için yazımız biraz uzun oldu. Hakkınızı lütfen helal ediniz.

TEBRİK:

Yurt içindeki, yurt dışındaki tüm din kardeşlerimin, dostlarımın, dava arkadaşlarımın, mübarek Ramazanı Şerif bayramlarını gönülden tebrik eder, milletimiz, memleketimiz, alemi İslam ve bütün dünya için huzur ve sükunun gelmesine, akan kanın durmasına vesile olmasını yüce Allah’tan niyaz eder,dualar bekler, gönül dolusu selamlarımı sunarım.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

ÜMİT UZUN

Hocam , ALLAH razı olsun ,ağzınıza sağlık

Abdullah

Dostum kuran Allahın ve rasulünün dinini bütün insanlığa bildirir.peygamber ya inandığınız gibi yaşar yada yaşadığınız gibi inanırsınız biz hangisiyiz
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23