Zirvedeki Kartal ve Denizli’nin transferi!
Süper Ligin 12. haftası Beşiktaş’ın liderliği ile geçildi. Lideri zirvede tutan Gaziantepspor’u 2-0 mağlup etmesi. Sonuçta, liderlik tamam. Asıl bilinmesi/irdelenmesi gereken ‘şartlar’.
Beşiktaş’ın maç kazanıp, liderlik koltuğuna oturmasına kimsenin bir şey demesi söz konusu olamaz, olmamalı. Asıl üzerinde durulması, düşünülmesi gereken konu, Kartal’ın maç kazanması için ‘devreye’ giren etkenler...
Beşiktaş-Sivas maçında eleştiri odağında yer alan konu hakem kararları. Başakşehir Fatih Terim stadyumunda maçını ‘bizzat’ izleyen Beşiktaşlı arkadaşıma, sıcağı-sıcağına karşılaşma hakkında düşüncesini sorduğumda, ilk açıklaması ‘Beşiktaş lehine verilen, fakat Sivas lehine verilmeyen penaltı...’
Böyle bir yorumu ‘siyah-beyazlı’ taraftar bizzat dillendiriyor. Eğer kendi taraftarı takımının kaçırdığı golleri değil de, takımının hak etmediği penaltıları konuşuyorsa... Tartışma bir yana, sahadaki futbolun ‘ciddi, ciddi’ bittiği yerdeyiz.
Ki konuşulan takım, bugün Süper Ligin zirvesinde yer alan bir ekip. Hakem hatalarının, maç sonuçları üzerinde bu kadar ‘ciddi’ şekilde tartışılıyor, maçın sonucu üzerinde bu kadar etkili olmasından dolayı, tartışmanın haklılık payını ön plana çıkarıyor ise...
Siz gerçek gücünüzü test etme, kazanacağınız Şampiyonluğa ‘onurlu’ sayıp, nasıl sevinebilirsiniz!.. Normal giden bir maçın sonucuna etki yapan ‘hakem’ hataları. Anlamakta ciddi şekilde zorluk çekiyorum.
Tartışmalı hakem kararlarına ‘şahitlik’ ederken, dikkatimi çeken, ligimizde tartışılan hakemlere Avrupa maçları tayin edilmesi. Bu şu manaya geliyor; ‘Hakemlerimiz hata yapsa da cezai müeyyide uygulanmıyor.’ Sonuç olarak, kalitesi, buna bağlı olarak ‘izlenilirliği’ taban yapan bir futbol resitali...
Sahi, bugün yazımızda ligin yeni bir haftası olan 12. Haftayı yorumlayacaktık. Liderlik koltuğunda oturan bir ekip eğer maçını ‘ite-kalka’ kazanıyor ise, diğer maçları siz tahmin edebilirsiniz. Örnekleyelim!
Galatasaray, sahasında 3 kez öne geçtiği maçta Antalyaspor ile 3-3 berabere kaldı. Maçın normal süresi 2-2 beraberlikle sonuçlanıyor. Karşılıklı diğer goller 90+1 ve 90+3’te geliyor. Alın size ‘ezber’ bozacak bir ders.
‘Maç hakemin düdüğü ile bitiyor’ gerçeğini bir kez daha hatırlamış olduk. Buna bir başka örnek, Trabzonspor-Gençlerbirliği maçında yaşandı. Ev sahibi ekip, 90+2’de attığı golle Gençlerbirliği’ni 1-0 mağlup ederek, iki hafta aradan sonra galibiyetle tanışması...
Süper Lig’deki gol krallığı, ligimizde sergilenen futbol ve kalitesi ile ‘at başı’ gidiyor maşallah. Atılan goller, genel ortalamaya yansıması 0 (sıfır) küsurat oluşturduğu için, böyle bir yorum da kaçınılmaz oluyor.
Gol krallığı yarışmasında Antalyasporlu Eto’o 10, Beşiktaşlı Gomez 9 ilk iki sırayı paylaşıyor. Fatih Terim’in maçlara neden ‘forvetsiz’ çıktığının, en net karşılığı. Çözüm için ‘gurbetçi’ oyuncu formülünün devreye sokulması kaçınılmaz oluyor...
Sahi, yazımızın başlığına taşıdığımız Mustafa Denizli’nin Galatasaray’a transferi mi? TRT’de futbol yorumcusu olmak, takımları tanıma ve transferde etkili olması bir gerçek. Sergen’den sonra, Denizli...
Diğer gerçek ise, Hamza Hamzaoğlu’nun gönderilmesine duyarsız, tepkisiz kalınması bir yana, Hamzaoğlu’ndan boşalan koltuğa yerleşmek. Görüntü, ‘Paranın ne önem var, mühim olan insanlık’ sözlerinin artık mazide, ters düz halinin (paranın) günümüzde geçerli hal aldığına, bu transfer ile bir kez daha şahit olduk...







