Yüzde 51 Fenerbahçe!
Ligin 23. hafta mücadelesinde Fenerbahçe ile Galatasaray karşılaşıyor. Bu akşam oynanacak zorlu maçın hakemi Cüneyt Çakır. Karşılaşma derbi olunca taraftar elektronik bilet, şu veya bu dinlemiyor, ilgi gösteriyor…
Öylesine değil, ‘böylesine’ diyebileceğimiz, önem derecesi yüksek bir doksan dakikaya çıkacak taraflar!...
Sonuç ne mi olur? Yazımızın başlığında da değindiğimiz gibi sahasında oynamanın avantajı ile Fenerbahçe maça 1-0 üstün başlayacak. ‘Derbi’ diye tanımlanan bu maçların sonucunu önceden kestirme güç olsa da, ev sahibi olmak ve taraftar desteği, sizin kazanma şansınızı artıyor. Bu da yüzde kırk dokuz Galatasaray, yüzde elli ‘bir’ Fenerbahçe anlamına geliyor..
Fenerbahçe kazanmak zorunda! Yoksa mı? Puan durumuna baktığımızda, üç puan kaybı zirvede biraz daha uzaklaşmak anlamına gelir ki… Ev sahibi takımı konumunda olan bir takım, böyle bir durumu kabullenmesi mümkün değil!
Peki, neye dayanarak bu kadar ‘iddialı’ sayılacak bir yaklaşımda bulunduk. Bir tarafta gol atmak için baskı uygulayacak Fenerbahçe, diğer yanda ise beraberliğe dahi ‘razı’ bir Galatasaray.
Maçın sonucu üzerinde en belirleyiciler, kaleciler olacak. Her iki kalecinin tecrübesi, bu maçı kaldırmanın çok üzerinde. Fakaaat… Yine de dikkat etmeleri gereken ‘hususlar’ yok değil.
Galatasaray’a karşı 29. kez görev alacak Volkan’ın, özellikle Wesley Sneijder’in ceza sahası dışından kaleyi yokladığı pozisyonlarda iyi yer tutması lazım.
Ayrıca Burak Yılmaz, kanat organizasyonlarında ceza alanına ‘şişirilen’ toplarda dikkat edilmesi gereken isim. Volkan’a bu konumda çok iş düşecek. Bu tür pozisyonlarda Volkan’ın zaafları olduğu gerçeği, göz ardı edilmemeli.
Fenerbahçe’ye karşı 12. Maçına çıkacak Muslera’ya da tıpkı Volkan gibi büyük iş düşecek. Ev sahibi ekibin golcü isimlerine baktığımızda Kupa ve Ligde ‘dağınık’ gözükmektedir.
Sow, Kuyt, Emenike, Webo… Yani golün hangi mevkiden (uzak-kısa-kanat…) geleceği belli değil. Fenerbahçe’nin sonuç üzerinde etkili olduğu goller, çalışılmış-organize ‘üretkenliğinden’ daha çok, bireysel becerilerin bir sonucu gelmekte. Bu da kaleciler için büyük handikap…
Sonuç olarak Galatasaray’ın en büyük sıkıntısı yine defansta olacak gibi gözüküyor. Sarı-kırmızılı ekip istatistiklere yansıyan 21 maçın 9’un da kalesini gole kapatma başarısı gösterse de, ‘savunmanın’ son haftalardaki bariz hatası, ‘görevlerinin’ hiç de kolay olmayacağı sonucunu ortaya çıkarıyor.
Oynadığı maçlarda, hücuma olduğu gibi savunmasına da büyük yardımı olan Melo’nun da olmaması, bunun yanında diğer savunma oyuncularındaki beceriye bağlı ‘performans’ düşüklüğü, Galatasaray’ın maçla ilgili en büyük zaafı, Fenerbahçe’nin ise sonuca gitmede ki ‘artısı’ olacağa benziyor…







