Türkiye Kupası’nın çekirgeleri!
Ziraat Türkiye Kupası’nın 4’üncü ayağında sürpriz sonuçlar yaşandı. Galatasaray, penaltılar sonucunda turu geçerken, Trabzonspor, Fenerbahçe ve Beşiktaş, Sarı-Kırmızılı ekip kadar şanslı değillerdi. Bu üç isim kupanın geçmiş yıllarında olduğu gibi rakipleri karşısında yaşadığı sürpriz sonuçlarla Türkiye’nin Kupası’na veda ettiler. Onların yaşadıkları, şanssızlıktan ziyade beceriksizliğin bir sonucu... Bir başka ifadeyle çekirgeler bu kez sıçrayamadı…
Sürpriz sayılacak sonuçlar, takımların yararına tartışmaya açılmalı. Kimlerin kadroda yer alması gerektiği, hangi futbolcuların giydiği formanın ağırlığını kaldırabileceği çok net gözüktü. Tüm bunlardan daha da önemlisi, ligin en iyisi denilen takımlarımızın teknik adamları, elde edilen ve sürpriz sayılan sonuçlardan sonra forma şansı verdiği oyuncuları için becerikli/beceriksiz gibi bir ayrıma girmemesi gerekiyor. Eğer oyuncu sahada bulduğu şansı iyi değerlendirmiyor ise buradaki kabahatte oyuncu kadar teknik direktör de pay sahibi…
Sponsor Ziraat Bankası’nın desteğini alan ve mali kaynak bakımında da az/çok takımlara katkısı olan Türkiye Kupası heyecanı bitmemeli. Teknik adam ve futbolcuların beceri/beceriksizliği bir tarafa, bir de kupanın Anadolu’ya götürdüğü havayı düşünebiliyor musunuz! Şehrinize Beşiktaş, Trabzonspor gibi takımların geldiğini, bir futbolsever olarak o takımdaki yıldız oyuncuları seyretme imkânına sahip olduğunuzu…
MANCİNİ’NİN AKLI TRANSFERDE
Türkiye Kupası’nda önce Galatasaray sahne aldı. Sonrasında ise diğerleri… Gaziantep Belediyespor karşısında maçın ilk 45 dakikasını 2-0 önde tamamlayan Aslan, maçın ikinci yarısında kalesindeki 2 gol görünce maçı uzatmalara götürdü. Sonrasında ise penaltılarla turu geçen taraf oldu.
Türkiye Kupası hayrına Sarı-Kırmızılı formasına kavuşan Amrabat ve Engin Baytar’ın golleri. Buraya kadar her şey tamam diyelim. Teknik Direktör Mancini’nin, maç boyunca yanında oturttuğu ve maçın ‘uzatma dakikalarında’ Umut Bulut ve Sabri Sarıoğlu’nu sahaya sürmesine siz ne dersiniz bilmem ama bence tam bir teknik adam faciası. İtalyan teknik adam, yaklaşık 3 ay oldu takımın başına geçeli… Bu saatten sonra ‘Takımımı-Türk futbolunu tanımaya çalışıyorum’ diye mazereti olamaz.
Bugünlerde hocanın, takımın kötü futbolundan dolayı oyunculara sert çıktığı yolunda haberler var. Mancini’ye bizim tavsiyemiz kendisinin aynaya bakıp özeleştiri yapması. Ancak doğruyu o zaman bulur ve takımı başarıya taşır. Kendinin sabırsızlığı ancak ara transfer dönemi, yani Ocak ayına kadar sürer... İşte o zaman hep birlikte göreceğiz; Transfer masasında Mancini mi yönetimine golü atacak, yoksa tam tersi mi olacak? Cevap şıkkı ‘Hiçbiri’ olursa o zaman devreye Sarı-Kırmızılı taraftar girer ki…
TEKNİK DİREKTÖR BECERİKSİZLİĞİ
Kupanın diğer mağdurları sırasıyla Trabzon, F.Bahçe son olarak Beşiktaş. Bu tabloyu gördükten sonra düşünüyorum da ‘Takımlar, rakiplerinin bir önceki maçından hiç mi ders çıkarmadılar.’ Ligimizin en güçlü isimleri çıktıkları maçlarda patır patır döküldüler. Trabzonspor Balıkesir’e, Fenerbahçe Fethiye’ye ve Beşiktaş da Buca’ya maçın normal sürelerinde (90 dakika) yenilerek veda ettiler. Burada irdelenmesi gereken, diyelim Galatasaray ve Trabzonspor Avrupa arenasındaki mücadeleden dolayı yorgunluk yaşıyorlar, diğerlerine, yanı Beşiktaş ve Fenerbahçe’ye ne demeli? Hiç kimse çıkıp; ‘Fenerbahçe, Beşiktaş ile zorlu bir 90 dakika oynadı’ diyemez, dememeli. Tüm bunlara ben ‘Profesyonel takımlarımız, amatör ruhla yönetiliyor’ derim.
‘Türkiye Kupası oynansın mı/oynanmasın mı?’ gibi saçma sapan bir düşüncenin tartışması yapılmamalı. Acaba bugün takımlar yoluna devam etseydi, bu tartışma gündeme gelir miydi (1). Bizlerin yapması gereken en önemli iş ‘Türkiye Kupası’nın 4’üncü tur maçlarından gerekli dersi çıkarmak olmalı (2).
Not: ‘Bu kaçıncı ders?’ sorusunun yorumunu siz değerli okuyuculara bırakıyorum.
Sürpriz sayılacak sonuçlar, takımların yararına tartışmaya açılmalı. Kimlerin kadroda yer alması gerektiği, hangi futbolcuların giydiği formanın ağırlığını kaldırabileceği çok net gözüktü. Tüm bunlardan daha da önemlisi, ligin en iyisi denilen takımlarımızın teknik adamları, elde edilen ve sürpriz sayılan sonuçlardan sonra forma şansı verdiği oyuncuları için becerikli/beceriksiz gibi bir ayrıma girmemesi gerekiyor. Eğer oyuncu sahada bulduğu şansı iyi değerlendirmiyor ise buradaki kabahatte oyuncu kadar teknik direktör de pay sahibi…
Sponsor Ziraat Bankası’nın desteğini alan ve mali kaynak bakımında da az/çok takımlara katkısı olan Türkiye Kupası heyecanı bitmemeli. Teknik adam ve futbolcuların beceri/beceriksizliği bir tarafa, bir de kupanın Anadolu’ya götürdüğü havayı düşünebiliyor musunuz! Şehrinize Beşiktaş, Trabzonspor gibi takımların geldiğini, bir futbolsever olarak o takımdaki yıldız oyuncuları seyretme imkânına sahip olduğunuzu…
MANCİNİ’NİN AKLI TRANSFERDE
Türkiye Kupası’nda önce Galatasaray sahne aldı. Sonrasında ise diğerleri… Gaziantep Belediyespor karşısında maçın ilk 45 dakikasını 2-0 önde tamamlayan Aslan, maçın ikinci yarısında kalesindeki 2 gol görünce maçı uzatmalara götürdü. Sonrasında ise penaltılarla turu geçen taraf oldu.
Türkiye Kupası hayrına Sarı-Kırmızılı formasına kavuşan Amrabat ve Engin Baytar’ın golleri. Buraya kadar her şey tamam diyelim. Teknik Direktör Mancini’nin, maç boyunca yanında oturttuğu ve maçın ‘uzatma dakikalarında’ Umut Bulut ve Sabri Sarıoğlu’nu sahaya sürmesine siz ne dersiniz bilmem ama bence tam bir teknik adam faciası. İtalyan teknik adam, yaklaşık 3 ay oldu takımın başına geçeli… Bu saatten sonra ‘Takımımı-Türk futbolunu tanımaya çalışıyorum’ diye mazereti olamaz.
Bugünlerde hocanın, takımın kötü futbolundan dolayı oyunculara sert çıktığı yolunda haberler var. Mancini’ye bizim tavsiyemiz kendisinin aynaya bakıp özeleştiri yapması. Ancak doğruyu o zaman bulur ve takımı başarıya taşır. Kendinin sabırsızlığı ancak ara transfer dönemi, yani Ocak ayına kadar sürer... İşte o zaman hep birlikte göreceğiz; Transfer masasında Mancini mi yönetimine golü atacak, yoksa tam tersi mi olacak? Cevap şıkkı ‘Hiçbiri’ olursa o zaman devreye Sarı-Kırmızılı taraftar girer ki…
TEKNİK DİREKTÖR BECERİKSİZLİĞİ
Kupanın diğer mağdurları sırasıyla Trabzon, F.Bahçe son olarak Beşiktaş. Bu tabloyu gördükten sonra düşünüyorum da ‘Takımlar, rakiplerinin bir önceki maçından hiç mi ders çıkarmadılar.’ Ligimizin en güçlü isimleri çıktıkları maçlarda patır patır döküldüler. Trabzonspor Balıkesir’e, Fenerbahçe Fethiye’ye ve Beşiktaş da Buca’ya maçın normal sürelerinde (90 dakika) yenilerek veda ettiler. Burada irdelenmesi gereken, diyelim Galatasaray ve Trabzonspor Avrupa arenasındaki mücadeleden dolayı yorgunluk yaşıyorlar, diğerlerine, yanı Beşiktaş ve Fenerbahçe’ye ne demeli? Hiç kimse çıkıp; ‘Fenerbahçe, Beşiktaş ile zorlu bir 90 dakika oynadı’ diyemez, dememeli. Tüm bunlara ben ‘Profesyonel takımlarımız, amatör ruhla yönetiliyor’ derim.
‘Türkiye Kupası oynansın mı/oynanmasın mı?’ gibi saçma sapan bir düşüncenin tartışması yapılmamalı. Acaba bugün takımlar yoluna devam etseydi, bu tartışma gündeme gelir miydi (1). Bizlerin yapması gereken en önemli iş ‘Türkiye Kupası’nın 4’üncü tur maçlarından gerekli dersi çıkarmak olmalı (2).
Not: ‘Bu kaçıncı ders?’ sorusunun yorumunu siz değerli okuyuculara bırakıyorum.







