Türkiye Kupası neden önemli?
Lig, Avrupa maçları derken futbol takımlarının mücadele ettiği bir başka kulvar; Türkiye Kupası… Kupa maçları sürerken, Süper Ligde zirve mücadelesi veren ekiplerin zaman zaman ‘Kupadan’ zarar ettikleri konusunda serzenişleri gündemi meşgul etmekte. Bu sitemin kaynağını ise ‘mali’ konular oluşturuyor.
Neymiş efendim, bir deplasmanın-maçın ‘maliyeti’ bilmem şu kadar! Biz bu durumdan zarar ediyoruz, kupanın kendilerine faydası yokmuş vs… Bunu söyleyen, profesyonel kulüplerin mensupları. Böyle bir yorumun ortaya çıkma nedeni ‘kupayı’ külfet olarak görmekten kaynaklanıyor.
Türkiye Kupası, Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) istedi diye mi oynanıyor? Diğer bir ifade ile keyfi bir uygulama mı, yoksa Kupa’yı futbolumuz açısından kazanç olarak mı, görmek gerekiyor! İrdelemek yarar sağlayacak.
Süper Ligde zirve mücadelesi veren Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor açısından ‘değerlendirildiğinde’, Türkiye Kupası bulunmaz ‘fırsat’ olarak karşımıza çıkmakta. Özellikle Galatasaray ve Trabzonspor’un geniş kadroya sahip olmaları, tezimizin dayanağı. Ligde forma şansı bulamayan oyuncular, Türkiye Kupasında kendilerini test etme, hocaların ise oyuncusunu maç ortamında görme ‘şansını’ doğuruyor. Bunu değerlendiremeyince ortaya ‘karamsar’ bakış açısı çıkıyor; ‘Bu Kupa bizim için külfet…’.
Hep yakınır dururuz ya takımlarımızın maç eksikliği, onların hazır olmalarının önünde bir engel! İşte size Kupa maçları. Alt liglerde eleme maçı oynayan ekipler, sonra grup maçlarına dahil oluyor. Tuzlaspor, Karagümrük, Keçiörengücü, Altınordu, Bayburt, FBM Makine, Cizre bu ekipler bazıları.
Bir önceki sezonun lig sıralamasına göre takımlar, seri başı olarak gruplara dağılıyor. Böylelikle, denk kuvvetli ekiplerin aynı grupta yer alma şansı olmuyor. Alt liglerden gelen ekiplerin katılımı ile de renkli bir tablo ortaya çıkıyor. Şimdi, böyle bir ‘fotoğraf’ ortadayken, özellikle üst lig ekiplerinin kalkıp, ‘Türkiye Kupası bizim için bir angarya’ yakıştırmasında bulunmaları, sözün muhataplarının; iş, beceriksizliğinden yakıştırmasına muhatap düşürür.
Takımların maç eksiğini, lige ve Avrupa maçlarına hazır hale getirme bazında düşünürseniz, bu durum kazanç hanenize artı değer olarak yazılır. Sonrasında ise ‘meyvelerini’ toplarsınız. Kupa maçlarına baktığımızda Tuzlaspor’un Sivasspor’u, Kayserispor’un Fenerbahçe’yi yenmeleri, Beşiktaş’ın önceki gün mücadele ettiği Adana Demirspor’a ‘derslerle’ dolu yenilgisini gösterebiliriz.
Türkiye Kupası takımların teknik ve taktik, kendilerini ‘test’ etme açısından iyi bir süreç geçirmesini dillendirirken, diğer önemli unsur Kupa yarışı içerisinde yer alan ekiplere sağladığı mali kazançlar. Takımlar, diyelim ki yazımızda buraya kadar ‘dillendirdiğimiz’ hususlarda diyelim ki kendilerine bir fayda sağlamadığı süreçte federasyonun ödül yönetmeliği devreye giriyor…
Grup maçlarında maç kazanana 40 bin, beraberliğe 20 bin dolar.. Çeyrek, yarı final maçlarında 75, 150, 200 bin dolarlı rakamlar ‘havada’ uçuşuyor. Final maçı oynayacak bir takımın, sadece kasasına girecek sıcak para 4 milyon dolar…
Fenerbahçe, Beşiktaş, Galatasaray ve Trabzonspor gibi ligimize mal olmuş, futbolun tutkusu milyonları peşinden sürükleyen Kulüplerin içinde bulundukları ‘borç’, herkes tarafından malum. Bu tablo bize, Kulüplerin iyi yönetilmediğini gösteriyor. Sonrası.. Bu ülkede, yine bu yöneticilerin Kulüplerinde milyon dolarlara transfer olup, maç yapmadan terk edip giden futbolcular var mı, var! Sonra dersiniz ki ‘Futbolcum maç başına prim alıyor, Kupa bu açığı kapatmıyor!’. O futbolcuya transfer sözleşmesi imzalatan anlayış, Kupa maçlarını kafada bitirmiş ise daha fazla söze gerek var mı?
Kupanın kazançlarından daha farklı bir kesit mi isterseniz? Beşiktaş-Adana Demirspor karşılaşmasında, ‘kartın rengi’ ile maça damgasını vuran Veli Kavlak’ın hareketi...







