Transfer borsasının soğuk yüzü!
Süper Ligin ara transferi geldiği zaman taraftarın içi kıpır kıpır oluyor… Yıldız isimler bulvar gazetelerinin renkli sayfalarını meşgulüne bağlı olarak seyircinin nabzı gümbür gümbür atıyor. Beklentiler hayal ile gerçek arasında gidip-geliyor. Sonuç bazen beklenin çok gerisinde kalıyor...
Transfer borsasının ayaklarını yerden kesecek bombalara bakar mısınız? Galatasaray için Chelsea’da forma giyen ve 12 milyon değer biçilen John Terry…. Beşiktaş, Ronaldinho’yu ikna etmeye çalışıyor… Trabzonspor, Hannover’den ayrılmak isteyen Mame Diouf ile temas halinde. Hayal ürünü listeler her defasında güncellenmesi normal, sonuç ise (transferin gerçekleşmesi) beklentilerin gerisinde olabiliyor...
•
Peki, ocak ayı içerinde diğer bir ifade ile devre arasında alınacak bir oyuncu yeni takımına ne derece de katkısı ağlayabilir? Bu hususun irdelenmesi gerek. Adından da anlaşılacağı gibi ‘ara transfer’. Bu dönemde siz kalkıp ‘çok iyi bir transfer ettik, takıma çok katkısı olacak’ gibi tutarlı bir düşünce şekli olamaz...
Bu yaklaşımımızı birkaç soru ile somutlaştıralım! Bir oyuncu eğer takımına büyük katkı sağlıyor ise neden başka bir takıma transfer olabilir? Bunun ancak birkaç alternatifi olabilir; Yönetim veya takımla uyumsuzluk, anlaşamaması sonucu sözleşmenin karşılıklı fesh edilmesi. Takım içerisinde kabaran kadro, yabancı oyuncu sayısına takılması bir başka seçenek.
Devre arası transferlerin değeri hakkında yorum yapıldığında karşımıza çıkan diğer bir ayrıntısı ise; yaz döneminde (bu uzun bir dönemi kapsıyor) transfer edilen oyuncunun yeni takımı ile sezonluk anlaşma sağlanması. Diğer bir ifade ile oyuncudan eğer verim alınıyor, sahadaki mücadelede beklentiler karşılanıyor ise sezon sözleşmesi süresi (şimdilerde bu rakamlar 3-4 yıl gibi uzun süreli oluyor) devam edebiliyor...
Ara transferin bir de şu dezavantajı oluyor. Diyelim ki oyuncu ve kulübü ile her türlü konuda anlaşma sağlandı. Futbolun takım oyunu düşünüldüğünde transfer edilen ismin takıma uyumu büyük önem taşımakta. Transfer konusunun en hassas konularından birisi de transfer edilen oyununun takım ahenginin bozmaması.
Hatırlayın, Beşiktaş’taki Quaresma olayını... Şimdilerde ise gündeme gelen Fernandes kargaşasını. Samet Aybaba ile Quaresma ile arasındaki soğuk savaş ve yaşanan kaos ortamı. Sonrasında ise Portekizlinin kesilen bileti. Şimdilerde ise taraftar ile Fernandes arasında yaşanan tatsız olaylar...
Portekizli Ricardo Quaresma, eski takımı Porto’yla çıktığı ilk antrenmanını 10 bin kişi izliyor.. Bu demek oluyor ki, sizin bugün ‘iyi değil’ dediğinize, bir başka takım sahip çıkabilir. İşte burada takım içinde ahengi bozmama gerçeği ortaya çıkıyor...
•
Ara transferin en hızlı takımı şimdilik Galatasaray gözüküyor. Sarı-kırmızlı takıma sezon ortasında katılan teknik direktör Mancini, yeni takımıyla yaptığı sözleşmenin 3,5 yıl gibi uzun bir süreyi kapsaması ‘Köprünün altından çok suların geçeceği’ geçeceğinin önemli işaretiydi.
İtalyan teknik adam düşüncesini uygulamaya geçirmek için ilk adımı attı… İsviçre’nin Grasshopper takımında forma giyen Bosna Hersekli futbolcu İzet Hajrovic’in transferi için düğmeye bastı. Sonrasında ise Brezilyalı sol bek oyuncu Alex Telles’in sarı-kırmızlı formaya kavuşması...
Trabzonspor, Beşiktaş için ara transfer dönemi sadece yazılı ve görsel basınımızın gündemini meşgul ediyor. Transferlerle ilgili atılmış sözleşme-imza aşamasına gelmiş somut bir gelişme yoktur. Bu takımlar açısından transferin gerçekleşmesi, gündemi meşgul etmek kadar kolay değil. En büyük problem ise kulüplerin içinde yer aldığı borç batağı...







