Trabzonspor’un ‘tur’ hayali!...
Eğri otursak da doğru konuşmak zorundayız. ‘Dinlenme’ gibi ‘montajlar’ bir kenara, sahip olduğumuz değerler bunu gerektiriyor... Doğru konuşmak gerekliliğinin bir başka sebebini, sanırım yazımızın başlığına baktığınızda tahmin edersiniz. Avrupa Ligi kuraları çekildiğinde son 32 takım arasına girmeyi başaran Trabzonspor’un rakibinin Juventus olmasıyla, Karadeniz ekibinin işinin hiç de kolay olmadığını tahmin etmiştik…
Futbolda ‘top yuvarlaktır’ tezi sürprizlere dayanıyor. Her Trabzonlu gibi bizler de işte bu umuda kendimizi kaptırmıştık. İtalya’daki ilk karşılaşmayı hatırlayın. Maçın başında rakibin kaçırdıklarını saymaz, mücadelenin son 10 dakikasında verilmeyen golümüz ve bizim değerlendiremediklerimizi hesaba katarsak, ‘Trabzon’da bu takımı neden elemeyelim!’ şeklinde bir düşünceye kapılmış, rakibin yavaş ve kazanma arzusundan uzak temposu, bizleri düşüncemizde haklı çıkarmaya yetiyordu. Verilmeyen golümüzü de gördükten sonra, umuttan da öte kazanma azmimizi iyice artırdı. Ta ki ikinci golü kalemizde görene kadar…
Elbette ki, umutsuzluk ve karamsarlık yok ama ‘futbol literatürünün’ gerçekleri var. Maçın skoru temsilcimizin lehine dönecek derken bir de bakıyoruz skor 2-0 olmuş. Şimdi böyle bir düzen içinde hak aramaya çalışın. Eğer ortada bir avantaj aramak var ise rahatlıkla ‘Juventus bunu daha ilk maçta elde etti’ dememiz de pek fazla garipsenmemeli.
Teknik olarak Trabzonspor’u bugün nasıl bir mücadele bekliyor! İlk maçın iz düşümünden gittiğimizde konuk ekip oyuna istediği gibi tempo kazandırdı gerçeği göz ardı edilemez. Hal böyle olunca da kaleci Onur’a her zamankinden daha fazla iş düşeceği muhakkak. İtalyan ekibinin bulacağı erken bir gol, tüm hesapların bir başka bahara ertelenmesi demek... Kalecinin işini kimler kolaylaştırır; hemen önünde görev yüklenecek isimler yani Mustafa ve Aykut... Bu ikilinin önünde görev alacak Zokora ve Colman, Trabzon adına geliştirilecek ataklarda etkili olmaya çalışacak.
Gol yemeden atmak gündeme geldiğine göre, gözler bugün Henrique’de olacak…Hami Mandıralı’nın, ilk maçın ağırlığını kaldıramayan genç oyuncu Emre Güral’dan ziyade oyuna Henrique ile başlaması yarar sağlayacak. Maçın gidişatı ve ‘son kozlar’ diyebileceğimiz dakikalarda her ki oyuncuyu sahaya sürmesini bekleyebiliriz… Şöyle-böyle derken bu akşam gerçekten işimizin zorluğuna bağlı olarak şansımız umutsuzlukla kol kola… Sonuç ne olursa olsun, Trabzonspor’un 2013-14 sezonundaki Avrupa karnesinden dolayı Mustafa Akçay’ın başarısının hakkını teslim etmek gerekiyor…
MİLLİLERİN YOL HARİTASI
2016 Avrupa Futbol Şampiyonası’nda Türkiye’nin rakipleri belli oldu. 53 ülkenin yer aldığı EURO 2016 Elemeleri’nde Millilerimiz A Grubu’nda Hollanda, Çek Cumhuriyeti, Letonya, İzlanda ve Kazakistan ile mücadele edecek... Fransa’nın ev sahipliği yaptı şampiyonada mücadeleler Eylül ayının ilk haftasında start alacak. Peki, Millilerimizin gruptaki şansı ne?
Ay-yıldızlı ekibimizin nasıl bir performans sergileyeceğinden daha çok, Teknik Direktör Fatih Terim’in başında bulunduğu ekibi nasıl yöneteceği merakı daha da artırmakta. Sanırım, Terim, geçmişte yaşananlardan ders çıkarma gerektiği kanaatinde... Bunun içinse son oynanan Hollanda maçını göstererek sözlerine devam ediyor; “Çek Cumhuriyeti her zaman iyi bir takım. İzlanda, İsveçli hocasıyla iyi olmaya devam ediyor, sert bir takım, ciddi bir rakip. Hollanda’yı zaten biliyoruz. Kazakistan, Türki Cumhuriyetlerimizden. Dostlarımız, kardeşlerimizle oynayacağız. Dolayısıyla niyetimiz, isteğimiz bu. Allah hepimizin yardımcısı olsun”
Millilerin Teknik patronu, çekilen kuraya temkinli yaklaşıyor. Böyle bir davranışın haklılık payı oldukça yüksek. Mücadele veren oyuncu sayısı bakımından ‘yabancılaşan takımlarımız’ ve son dört deplasman maçında galibiyeti unutan ligimizin lideri var… Bu rakamlar da net bir tezi ortaya koymaya yetiyor; İstikrar bunun neresinde! İstikrarın olmadığı yerde başarıdan söz etmek kadar tutarsız bir durum olmayacağına göre... Futbolun saha içi başarı-istikrarı için Fatih Terim’in bu konuyu iyi analiz edeceğini umuyorum.







