Trabzonspor’un mazereti kalmadı
Hastanın doktora uğraması, tedavisine bir çıkış-çözüm bulması içindir. Trabzonspor’un Ziraat Türkiye Kupası 2. turunda Serhat Ardahan karşısında elde ettiği 6-0 da buna benzer bir durum. Maçın farklı skorla kazanılmasından daha da önemlisi, bir üst tura yükselmek. Ondan da önemlisi, ortaya konan futbolu test etmek!..
Kupa maçlarının önemini, her defasında bu satırlara taşımıştık. Bu tür maçlar en zor anınızda, moral-motivasyon açısından size adeta can simidi olur. Trabzonspor-Serhat Ardahan maçını da bu ölçüde değerlendirmek gerek. Ligin ilk haftaları olmasına rağmen, futbolun gerekliğini yerine getirilmeme, arzulanan oyunun gerisinde kalınması, anlık da olsa vasat futbolun kaos ortamında bir nefeslenme molası oldu Türkiye Kupası…
Serhat Ardahan maçının 6-0’la kazanılması, son 3 maçta gol atamayan Karadeniz ekibi için önemi büyüktü. N’Doye, Suk, Mustafa Yumru, Okay Yokuşlu ve Sheidaev’in ilk gollerini kaydetme şansı yakaladılar. Rakip BAL ligi ekibi olması ve kadronun kalitesi bakımından kat kat farklılık olsa da, yoğun yağışa bağlı olarak ağırlaşan zeminde ayakta kalmak, istekli-arzulu oyunu farklı skor elde etmek, bordo-mavili ekibinin diğer kazanımlarıydı…
Trabzonspor için, adı Kupa ve süresi 90 dakika ile sınırlı olan renkli pembe ile takım başarısını gölgede bıraktığı gerçeklerin altını çizmek, tarihi kulüp için görev üstlenenler için büyük önem taşımakta. Bu sürecin en önemli ayağı Atiker Konyaspor karşısında verilecek. Üst üste alınan farklı yenilgilerden sonra yaşanan travmanın atlatılması kolay olmayacak gibi gözüküyor…
Teknik Direktör Ersun Yanal’ın üçüncü kez takımın başına getirilmesine, ilk gün olduğu gibi bugün de karşı olduğumu yenilemek istiyorum. Trabzonspor’un yanlış Yanal politikasının daha fazla takıma zarar vermemesine kafa yormak gerekecek. Sayın Yanal’a yetki ise yetki, transfer ise transfer gibi tüm imkanlar tanındı. Gelinen nokta içler açısı türünden. Toparlanmanın da kolay olmayacağını, teknik direktörün ‘konsantreye ihtiyacımız var…’ sözleri ile anlamak zor değil. Varsa bir seçenek, onun yolu da ligde iyi sonuçlar almaktan geçmekte…
Ersun Yanal’ın kendisine üçüncü kez tanınan fırsatı iyi değerlendirmesi gerekiyor. Bunu da elindeki mevcut kadro ile yapması gerekiyor. Kadrodan gönderilen 16 futbolcunun yerine, kadroya dahil olan 7 futbolcu tamamen teknik adamın seçimi olduğuna göre, geriye ne tür bir mazeret kalabilir ki? Kadro tercihi ve seçimi Yanal’a ait olduğuna göre, başarıyı ise ‘konsantre’ye bağladığına göre, burada çalıştırıcının beceri düzeyi devreye giriyor; ‘Başarmak…’
Başkan Muharrem Usta’nın ‘gün, birlik ve beraberlik günüdür…’ sözünü desteklerken, başarı adına görev alanlar bu sorumluğu üstlenmeleri, giydikleri formanın hakkını vermeleri gerekiyor. Elde edilecek başarı, camianın da hareketlenmesi demek. Bol keseden yapılan harcamalardan sonra, UEFA kriterlerine takılan bütçe zafiyeti ve yeni stadyumdaki VIP koltuk satışlarda yaşanan sıkıntının atlatılmasının ancak saha içi maç sonuçlarından geçtiğinin bilinmesi gerekiyor!..







