--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Trabzonspor’un durumu hayır mı, şer mi?

Ahmet Gülümseyen
Ahmet Gülümseyen

Mevlana Celaleddin Rumi vuslata erişinden tam 745 yıl geçmesine rağmen, derslerle dolu sözleri, geçmişten günümüze mesaj, geleceğe ışık tutmakta. Öğretisi ve hayat felsefesiyle gönüllerin sultanı ‘Dilini terbiye etmeden önce yüreğini terbiye et; Çünkü söz yürekten gelir, dilden çıkar.’ Bir başka sözünde ‘Ne tükenmez hazinesin ey dil! Ne devasız bir dert!...’ Bugün  milyonları peşinden sürükleyen ‘futbol’da yaşananlara baktığımızda, Türk ve İslam aleminin en büyük mutasavvıflardan biri olarak kabul edilen Hz. Mevlana’yı anmadan edemedik. Ligin 21. haftasını bu sözlere muhatap kılan, Burak Yılmaz, Lucescu ve Ahmet Ağaoğlu ile ilgili gelişmeler. Milli Takım ve Kulüpleri yakından ilgilendiren, Türk futbolunun kanayan ‘yarası’ başarısızlık/istikrarsızlığa ‘neşter’ olabilecek özelliğe sahip… 

Galatasaray-Trabzonspor karşılaşmasında verdiği/vermeği kararlarla, maçın sonucunu etkileyen Ümit Öztürk, bir anda Bordo-Mavililerce ‘hedef’ haline geldi. 3-1’li yenilgiyle birlikte, Trabzon’un spor basını manşetlerine yansıyan bazı başlıklar; ‘Operasyon Çocuğu Ümit Öztürk…’, ‘Katliam…’ ‘Kirli İttifak…’ ‘Haram Olsun…’ Tüm bu başlıklar ‘futbolun’ ne denli ‘spor’ olmadığının göstergesidir. Bir hakemin verdiği kararlarla, maçın sonucunda ne denli ‘etkili’ olabileceğini, görememek imkânsız. İşte diğer yorumlardan başlıklar; ‘Ömer Sağıroğlu (Genel Sekreter); Hakem Ümit Öztürk, ortak aklın temsilcisi… Ali Sürmen (Divan Başkanlık Kurulu Başkanı); Trabzonspor camiasına bitmeyen kininiz nedir?’ Karşılaşmanın bitiş düdüğüyle birlikte devreye Başkan Ahmet Ağaoğlu giriyor; ‘1915 yılında Trabzon Lisesi’nin bütün öğrencileri emperyalist kurşunlarıyla şehit oldu. Aradan 105 sene geçti değişen bir şey yok. Bugün yine Trabzon’un 17-18 yaşındaki gençlerin farklı şekilde katledilişini izledik…’ Spor, futbol, maç… Çanakkale zaferi, hakem kararları, katledilen gençlik… Maçın bitimiyle birlikte sarf edilen sözler, sıcağı sıcağına (kişinin duygularına hakim olamamasından kaynaklı olsa gerek) gerçekleşmesine bağlı olarak Başkan Ağaoğlu’nun, Çanakkale ile hakem kararlarını özdeşleştirmesi, hoş karşılanmayacak bir durum. Trabzonspor bir Spor Kulübüdür. Sergilenen her karşılaşma, üç ihtimale açık. Yanlı hakem kararları, elbette sabrın sınırını zorlayabilir. Açıklamayı yapan kişi, belki camiasının haklarını koruması için iyi niyet taşıyabilir ama, kamuoyuna yansıması ve yorumlanması hiç de öyle olmayan, şiddet/nefret/kin içeren açıklamalar olarak yorumlanabilir? Bordo-mavili camianın ‘değerleriyle’ özleşmeyen bu tür yaklaşım, sadece Trabzonspor camiasına değil, Türk sporuna zarar vermekten başka ‘işe’ yaramaz... 

Trabzonspor’un hakkı, karşılaşmanın hakeminin verdiği hatalı ‘kararlarla’ yağma edilirken, takımın eski futbolcusu Burak Yılmaz, attığı golleriyle Beşiktaş’ı galibiyete taşıdı. İnsan düşünmüyor değil, takımdan gönderilen ismin başarısı, bordo-mavili camianın ‘hakeme’ karşı nefret söylemini tetikleşmiş olabilir mi? Tabii bu bir ihtimal! İnsanın, bazen aklının eremeyeceği durumlar olabilmekte. Allah (cc) buyuruyor ki; ‘Sizin için daha hayırlı olduğu halde bir şeyi sevmemeniz mümkündür. Sizin için daha kötü olduğu halde bir şeyi sevmeniz de mümkündür. Allah bilir, siz bilmezsiniz.’ (Bakara-216) Bugün, transfer yasağı olmasa Trabzonspor kendi içerisinde yetişen gençler sahada olur muydu? Yenilgisine rağmen, bu takım Türk Telekom da alkışlanır mıydı? Şer ile hayrın, ‘yağın suya karışmayacağı’ kadar, somut örnek/benzetme. Trabzonspor gerçeği/geleceği, bugün görev alan ‘yetenekli’ gençlerin omuzlarında yükselecektir. Tabii arkasında durulursa. Yazımızın giriş bölümünde isimi geçen Milli Takım Eski Teknik Direktörü Mircea Lucescu’nun sözleşmesinin feshedilmesi kararı, sadece bir cümleye, ‘Niçin geldi, iyi ki gitti…’ sığdırılacak kadar gereçek. Sorumlusu TFF ise,  ayrı bir ‘yazı konusu…

 

Ahmet Gülümseyen Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle